وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عُمَرَ بْنَ عَبْدِ الْعَزِيزِ، قَضَى أَنَّ دِيَةَ الْيَهُودِيِّ، أَوِ النَّصْرَانِيِّ - إِذَا قُتِلَ أَحَدُهُمَا - مِثْلُ نِصْفِ دِيَةِ الْحُرِّ الْمُسْلِمِ . قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ عِنْدَنَا أَنْ لاَ يُقْتَلَ مُسْلِمٌ بِكَافِرٍ إِلاَّ أَنْ يَقْتُلَهُ مُسْلِمٌ قَتْلَ غِيْلَةٍ فَيُقْتَلُ بِهِ .
İmam Mâlik'e ulaştığına göre Ömer b. Abdülaziz, bir Yahudi veya Hristiyan öldürüldüğünde diyetinin hür bir Müslümanın diyetinin yarısı kadar olduğuna hükmetti. Mâlik şöyle dedi: Bizce bir Müslüman, bir kâfir karşılığında öldürülmez. Ancak bir Müslüman onu hileyle ve gafil avlayarak öldürürse onun karşılığında öldürülür.