وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ سُلَيْمَانَ بْنَ يَسَارٍ، كَانَ يَقُولُ دِيَةُ الْمَجُوسِيِّ ثَمَانِي مِائَةِ دِرْهَمٍ . قَالَ مَالِكٌ وَهُوَ الأَمْرُ عِنْدَنَا . قَالَ مَالِكٌ وَجِرَاحُ الْيَهُودِيِّ وَالنَّصْرَانِيِّ وَالْمَجُوسِيِّ فِي دِيَاتِهِمْ عَلَى حِسَابِ جِرَاحِ الْمُسْلِمِينَ فِي دِيَاتِهِمُ الْمُوضِحَةُ نِصْفُ عُشْرِ دِيَتِهِ وَالْمَأْمُومَةُ ثُلُثُ دِيَتِهِ وَالْجَائِفَةُ ثُلُثُ دِيَتِهِ فَعَلَى حِسَابِ ذَلِكَ جِرَاحَاتُهُمْ كُلُّهَا .
Süleyman b. Yesâr, Mecûsînin diyetinin sekiz yüz dirhem olduğunu söylerdi. Mâlik, bizde hükmün de bu olduğunu söyledi. Mâlik şöyle dedi: Yahudi, Hristiyan ve Mecûsînin yaralarının diyeti, kendi diyetleri içinde Müslümanların yaralarının kendi diyetleri içindeki oranına göre hesaplanır: Mûdıha onun diyetinin yirmide biri, me'mûme diyetinin üçte biri, câife de diyetinin üçte biridir; bütün yaraları bu hesaba göredir.