Muvatta Malik

1588 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ - يُقَالُ لَهُ أُحَيْحَةُ بْنُ الْجُلاَحِ - كَانَ لَهُ عَمٌّ صَغِيرٌ هُوَ أَصْغَرُ مِنْ أُحَيْحَةَ وَكَانَ عِنْدَ أَخْوَالِهِ فَأَخَذَهُ أُحَيْحَةُ فَقَتَلَهُ فَقَالَ أَخْوَالُهُ كُنَّا أَهْلَ ثُمِّهِ وَرُمِّهِ حَتَّى إِذَا اسْتَوَى عَلَى عُمَمِهِ غَلَبَنَا حَقُّ امْرِئٍ فِي عَمِّهِ ‏.‏ قَالَ عُرْوَةُ فَلِذَلِكَ لاَ يَرِثُ قَاتِلٌ مَنْ قَتَلَ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ الَّذِي لاَ اخْتِلاَفَ فِيهِ عِنْدَنَا أَنَّ قَاتِلَ الْعَمْدِ لاَ يَرِثُ مِنْ دِيَةِ مَنْ قَتَلَ شَيْئًا وَلاَ مِنْ مَالِهِ وَلاَ يَحْجُبُ أَحَدًا وَقَعَ لَهُ مِيرَاثٌ وَأَنَّ الَّذِي يَقْتُلُ خَطَأً لاَ يَرِثُ مِنَ الدِّيَةِ شَيْئًا وَقَدِ اخْتُلِفَ فِي أَنْ يَرِثَ مِنْ مَالِهِ لأَنَّهُ لاَ يُتَّهَمُ عَلَى أَنَّهُ قَتَلَهُ لِيَرِثَهُ وَلِيَأْخُذَ مَالَهُ فَأَحَبُّ إِلَىَّ أَنْ يَرِثَ مِنْ مَالِهِ وَلاَ يَرِثُ مِنْ دِيَتِهِ ‏.‏

Mâlik, Yahyâ b. Saîd'den, o da Urve b. Zübeyr'den şöyle rivayet etti: Ensardan Uhayha b. Cülâh denilen bir adamın, kendisinden daha küçük, genç bir amcası vardı. Bu çocuk dayılarının yanında bulunuyordu. Uhayha onu alıp öldürdü. Dayıları, "Biz onun bakımını üstlenip durumunu düzeltirdik. Nihayet büyüyüp gençliğine erişince, kişinin amcası üzerindeki hakkı bize üstün geldi" dediler. Urve, "İşte bundan dolayı katil, öldürdüğü kimseye mirasçı olamaz" dedi. Mâlik şöyle dedi: Bizde üzerinde ihtilaf bulunmayan hüküm şudur: Kasten öldüren kişi, öldürdüğü kimsenin ne diyetinden ne de malından herhangi bir şey miras alır; miras hakkı doğan hiç kimseyi de mirastan düşürmez. Hata ile öldüren kişi ise diyetten hiçbir şey miras alamaz. Onun, öldürdüğü kimsenin malından miras alıp alamayacağı konusunda ihtilaf edilmiştir. Çünkü mirasına konmak ve malını almak için onu öldürmekle itham edilmez. Bana göre uygun olan, malından miras alması, fakat diyetinden miras almamasıdır.

Muwatta Malik 1588