وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّهُ قَالَ كَانَ إِبْرَاهِيمُ صلى الله عليه وسلم أَوَّلَ النَّاسِ ضَيَّفَ الضَّيْفَ وَأَوَّلَ النَّاسِ اخْتَتَنَ وَأَوَّلَ النَّاسِ قَصَّ الشَّارِبَ وَأَوَّلَ النَّاسِ رَأَى الشَّيْبَ فَقَالَ يَا رَبِّ مَا هَذَا فَقَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى وَقَارٌ يَا إِبْرَاهِيمُ . فَقَالَ رَبِّ زِدْنِي وَقَارًا . قَالَ يَحْيَى وَسَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ يُؤْخَذُ مِنَ الشَّارِبِ حَتَّى يَبْدُوَ طَرَفُ الشَّفَةِ وَهُوَ الإِطَارُ وَلاَ يَجُزُّهُ فَيُمَثِّلُ بِنَفْسِهِ .
Şöyle dedi: İbrâhim (ﷺ) insanlardan ilk misafir ağırlayan, ilk sünnet edilen, ilk bıyığını kısaltan ve ilk ak saç gören kişiydi. Ak saçı görünce, "Rabbim, bu nedir?" dedi. Allah Teâlâ, "Ey İbrâhim, bu vakardır" buyurdu. İbrâhim, "Rabbim, vakarımı artır" dedi. Yahyâ şöyle dedi: Mâlik'i, "Bıyık, dudağın kenarı görünür hale gelinceye kadar kısaltılır; kişi onu tamamen kesip kendisine şekil bozukluğu vermez" derken işittim.