حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، أَخْبَرَنَا سَعْدَانُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُجَاهِدٍ، حَدَّثَنَا مُحِلُّ بْنُ خَلِيفَةَ، سَمِعْتُ عَدِيًّا، كُنْتُ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
Adî b. Hâtim şöyle rivayet etmiştir: "Peygamber'in şehrindeyken bir adam gelip ona yoksulluktan şikâyet etti. Ardından başka bir adam gelip yol kesicilikten şikâyet etti. Peygamber ﷺ, 'Ey Adî! Hîre'yi gördün mü?' diye sordu. 'Görmedim, fakat hakkında bilgi aldım' dedim. Şöyle buyurdu: 'Ömrün uzun olursa, hevdeci içinde Hîre'den yola çıkan bir kadının Allah'tan başka hiç kimseden korkmadan Kâbe'yi tavaf ettiğini mutlaka göreceksin.' İçimden, 'Ülkeye fesat salan Tayy kabilesinin yol kesicileri ne olacak?' dedim. Peygamber ﷺ devamla, 'Ömrün uzun olursa Kisrâ'nın hazinelerinin açıldığını göreceksin' buyurdu. 'Hürmüz oğlu Kisrâ'nın mı?' dedim. 'Hürmüz oğlu Kisrâ'nın' buyurdu. Sonra, 'Ömrün uzun olursa bir kimsenin bir avuç altın yahut gümüşle çıkıp onu kabul edecek birini aradığını, fakat kabul edecek kimse bulamadığını göreceksin. Sizden biri Allah'a kavuştuğunda, kendisiyle Allah arasında sözünü aktaracak bir tercüman bulunmaksızın O'na kavuşacaktır. Allah ona, "Sana tebliğ edecek bir elçi göndermedim mi?" diyecek; o, "Evet" diyecektir. "Sana mal vermedim ve ihsanda bulunmadım mı?" diyecek; o, "Evet" diyecektir. Sonra sağına bakacak, cehennemden başka bir şey görmeyecek; soluna bakacak, cehennemden başka bir şey görmeyecektir' buyurdu." Adî şöyle devam etti: "Peygamber'in, 'Yarım hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun. Onu da bulamazsanız güzel bir sözle koruyun' buyurduğunu işittim. Daha sonra Allah'tan başka hiç kimseden korkmadan Hîre'den gelip Kâbe'yi tavaf eden, hevdeci içindeki bir kadını gördüm. Hürmüz oğlu Kisrâ'nın hazinelerini açanlar arasında ben de vardım. Ömrünüz uzun olursa, Ebü'l-Kâsım Peygamber'in, 'Bir kimse bir avuç altınla çıkacak...' sözünün de gerçekleştiğini göreceksiniz."