حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْمَكِّيُّ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ الأُمَوِيُّ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ كُنْتُ مَعَ مَرْوَانَ وَأَبِي هُرَيْرَةَ فَسَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ الصَّادِقَ الْمَصْدُوقَ، يَقُولُ " هَلاَكُ أُمَّتِي عَلَى يَدَىْ غِلْمَةٍ مِنْ قُرَيْشٍ ". فَقَالَ مَرْوَانُ غِلْمَةٌ. قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ إِنْ شِئْتَ أَنْ أُسَمِّيَهُمْ بَنِي فُلاَنٍ وَبَنِي فُلاَنٍ.
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Ben doğru sözlü ve doğru sözlülüğü tasdik edileni şöyle buyururken dinledim: Ümmetimin helaki Kureyş'ten yeni yetme birkaç kişinin eliyle olacaktır." Mervan: "Yeni yetme mi dedin?" deyince, Ebu Hureyre şu cevabı verdi: "Dilersem onların adını da filan oğulları ve filan oğulları diyerek verebilirim."