عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ رضي الله عنه قال: سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: «اتَّقُوا النَّارَ وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ». مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. قال رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: «مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ إِلَّا سَيُكَلِّمُهُ اللهُ، لَيْسَ بَيْنَهُ وَبَيْنَهُ تُرْجُمَانٌ، فَيَنْظُرُ أَيْمَنَ مِنْهُ فَلَا يَرَى إِلَّا مَا قَدَّمَ، وَيَنْظُرُ أَشْأَمَ مِنْهُ فَلَا يَرَى إِلَّا مَا قَدَّمَ، وَيَنْظُرُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَلَا يَرَى إِلَّا النَّارَ تِلْقَاءَ وَجْهِهِ، فَاتَّقُوا النَّارَ وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ، فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَبِكَلِمَةٍ طَيِّبَةٍ».
Adiy İbn-i Hatim (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre, Peygamber’i (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken dinledim, demiştir: “Yarım hurmayla da olsa sadaka vererek cehennemden korunmaya çalışın.” (Buhari, Edeb 34; Müslim, Zekat 66) Yine Buhari ve Müslim’in diğer bir rivayetinde şöyle buyurulmuştur: “Rabbiniz, aranızda tercüman olmaksızın hepinizle konuşacaktır. Öyle ki kişi sağına bakacak, dünyadayken ahirete gönderdiklerinden başka bir şey göremeyecek; soluna bakacak, yine aynı şeyleri görecektir. Önüne bakacak, karşısında cehennemden başka bir şey göremeyecektir. O hâlde artık bir hurmanın yarısı ile de olsa sadaka verip kendinizi cehennem ateşinden koruyun. Bunu da bulamayan, güzel bir sözle de olsa kendisini ateşten korusun.” (Buhari, Zekat 10; Müslim, Zekat 97)