Riyazus Salihin

149 numaralı hadis

عَنْ أَبِي جُحَيْفَةَ وَهْبِ بْنِ عَبْدِ اللهِ رضي الله عنه قال: آخَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ سَلْمَانَ وَأَبِي الدَّرْدَاءِ، فَزَارَ سَلْمَانُ أَبَا الدَّرْدَاءِ، فَرَأَى أُمَّ الدَّرْدَاءِ مُتَبَذِّلَةً، فَقَالَ لَهَا: مَا شَأْنُكِ؟ قَالَتْ: أَخُوكَ أَبُو الدَّرْدَاءِ لَيْسَ لَهُ حَاجَةٌ فِي الدُّنْيَا. فَجَاءَ أَبُو الدَّرْدَاءِ، فَصَنَعَ لَهُ طَعَامًا، فَقَالَ لَهُ: كُلْ فَإِنِّي صَائِمٌ. قَالَ: مَا أَنَا بِآكِلٍ حَتَّى تَأْكُلَ. فَأَكَلَ. فَلَمَّا كَانَ اللَّيْلُ ذَهَبَ أَبُو الدَّرْدَاءِ يَقُومُ، فَقَالَ: نَمْ. فَنَامَ، ثُمَّ ذَهَبَ يَقُومُ، فَقَالَ: نَمْ. فَلَمَّا كَانَ آخِرُ اللَّيْلِ قَالَ سَلْمَانُ: قُمِ الآنَ. فَصَلَّيَا، فَقَالَ لَهُ سَلْمَانُ: إِنَّ لِرَبِّكَ عَلَيْكَ حَقًّا، وَلِنَفْسِكَ عَلَيْكَ حَقًّا، وَلِأَهْلِكَ عَلَيْكَ حَقًّا، فَأَعْطِ كُلَّ ذِي حَقٍّ حَقَّهُ. فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم: صَدَقَ سَلْمَانُ.

Ebu Cuheyfe Vehb İbn-i Abdullah (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Selman ile Ebu’d-Derda’yı kardeş yapmıştı. Selman, Ebu’d-Derda’yı ziyaret ettiğinde hanımını eski elbiseler içerisinde gördü ve ona: “Bu hâlin nedir?” diye sordu. Kadın: “Kardeşin Ebu’d-Derda’nın dünyaya ihtiyacı yoktur,” dedi. Sonra Ebu’d-Derda geldi, Selman için yemek hazırladı ve: “Buyur ye, ben oruçluyum,” dedi. Selman da: “Sen yemedikçe ben de yemem,” deyince Ebu’d-Derda oturup yemek yedi. Gece olunca Ebu’d-Derda ibadet için kalkmak istedi. Selman ona: “Uyu,” dedi. Ebu’d-Derda uyudu. Bir müddet geçtikten sonra yine kalkmak istedi. Selman ona yine: “Uyu,” dedi. Gecenin sonu olunca Selman, Ebu’d-Derda’ya: “Şimdi kalk,” dedi ve her ikisi kalkıp namaz kıldılar. Selman, Ebu’d-Derda’ya şöyle dedi: “Senin üzerinde Rabbinin hakkı vardır, nefsinin hakkı vardır, ailenin hakkı vardır. Her hak sahibine hakkını ver.” Sonra Ebu’d-Derda, Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip olup bitenleri anlattı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Selman doğru söylemiş,” buyurdu.

Riyazus-Salihin 149