Riyazus Salihin

152 numaralı hadis

عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: بَيْنَمَا النَّبِيُّ ﷺ يَخْطُبُ إِذَا هُوَ بِرَجُلٍ قَائِمٍ، فَسَأَلَ عَنْهُ، فَقَالُوا: أَبُو إِسْرَائِيلَ نَذَرَ أَنْ يَقُومَ فِي الشَّمْسِ وَلَا يَقْعُدَ، وَلَا يَسْتَظِلَّ، وَلَا يَتَكَلَّمَ، وَيَصُومَ. فَقَالَ النَّبِيُّ ﷺ: مُرْهُ فَلْيَتَكَلَّمْ، وَلْيَسْتَظِلَّ، وَلْيَقْعُدْ، وَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ.

Abdullah İbn-i Abbas (Allah onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlara hutbe irat ederken ayakta duran bir adam gördü ve onun kim olduğunu sordu. Sahabiler: -O Ebu İsrail’dir. Güneşte durmayı, oturmamayı, gölgelenmemeyi, konuşmamayı ve oruç tutmayı nezretmiştir, dediler. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): -Ona söyleyin; konuşsun, gölgelensin, otursun ve orucunu tamamlasın, buyurdu.

Riyazus-Salihin 152