عَنْ أَنَسٍ رضي الله عنه أَنَّ فَتًى مِنْ أَسْلَمَ قَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي أُرِيدُ الْغَزْوَ وَلَيْسَ مَعِي مَا أَتَجَهَّزُ بِهِ. قَالَ: ائْتِ فُلَانًا، فَإِنَّهُ قَدْ كَانَ تَجَهَّزَ فَمَرِضَ. فَأَتَاهُ، فَقَالَ: إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُقْرِئُكَ السَّلَامَ وَيَقُولُ: أَعْطِنِي الَّذِي تَجَهَّزْتَ بِهِ. فَقَالَ: يَا فُلَانَةُ، أَعْطِيهِ الَّذِي تَجَهَّزْتُ بِهِ، وَلَا تَحْبِسِي مِنْهُ شَيْئًا، فَوَاللَّهِ لَا تَحْبِسِينَ مِنْهُ شَيْئًا فَيُبَارَكَ لَكِ فِيهِ.
Enes (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Eslem kabilesinden bir delikanlı şöyle dedi: -Ey Allah’ın Rasulü, ben savaşa katılmak istiyorum. Fakat harp için gereken teçhizatım yok. Bunun üzerine Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): -Falan kişiye git. O, harbe gitmek üzere hazırlanmıştı, fakat hastalandı, buyurdu. Delikanlı o kişiye gitti ve: -Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sana selam ediyor ve harp için hazırladıklarını bana vermeni söylüyor, dedi. Bunun üzerine adam hanımına: -Hanım, hazırladığım harp malzemelerinin hepsini bu gence ver ve onlardan hiçbir şey bırakma. Allah hakkı için onlardan hiçbir şey bırakma ki bunlar senin için bereketli kılınsın, dedi. (Müslim, İmare 134)