Riyazus Salihin

194 numaralı hadis

عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْحَسَنِ الْبَصْرِيِّ أَنَّ عَائِذَ بْنَ عَمْرٍو رضي الله عنه دَخَلَ عَلَى عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ زِيَادٍ فَقَالَ: أَيْ بُنَيَّ، إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: إِنَّ شَرَّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ، فَإِيَّاكَ أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ. فَقَالَ لَهُ: اجْلِسْ، فَإِنَّمَا أَنْتَ مِنْ نُخَالَةِ أَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم. فَقَالَ: وَهَلْ كَانَتْ لَهُمْ نُخَالَةٌ؟ إِنَّمَا كَانَتِ النُّخَالَةُ بَعْدَهُمْ وَفِي غَيْرِهِمْ!

Ebu Said Hasan el-Basri’den rivayet edildiğine göre Aiz İbn-i Amr (Allah ondan razı olsun) Ubeydullah İbn-i Ziyad’ın yanına girdi ve: “Oğlum, ben Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, ‘İş başındakilerin en kötüsü, idaresi altındaki kimselere katı ve kaba davranandır’ buyurduğunu işittim. Sakın sen onlardan olma” dedi. Ubeydullah İbn-i Ziyad, Aiz’e, “Otur yerine! Sen Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabının elek üstünde kalan kepeği gibi döküntülerindensin” dedi. Aiz İbn-i Amr ise bu uygunsuz söze şöyle cevap verdi: “O ashabın içinde kalburun üstünde kalan kepek gibi değersiz olanlar var mıydı ki? Kepek gibi değersizler onlardan sonra ve onlardan başkaları arasından çıktı.” (Müslim, İmare 23)

Riyazus-Salihin 194