Riyazus Salihin

266 numaralı hadis

عَنْ أبي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قال: قال رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: لَيْسَ الْمِسْكِينُ بِالَّذِي تَرُدُّهُ التَّمْرَةُ وَالتَّمْرَتَانِ، وَلاَ اللُّقْمَةُ وَاللُّقْمَتَانِ، إنما الْمِسْكِينُ الَّذِى يَتَعَفَّفُ. وَفِى رِوَايَةٍ فِى الصَّحِيحَيْنِ: لَيْسَ الْمِسْكِينُ الَّذِى يَطُوفُ عَلَى النَّاسِ، تَرُدُّهُ اللُّقْمَةُ وَاللُّقْمَتَانِ، وَالتَّمْرَةُ وَالتَّمْرَتَانِ، وَلكِنَّ الْمِسْكِينُ الَّذِى لاَ يَجِدُ غِنًى يُغْنِيهِ، وَلاَ يُفْطَنُ بِهِ فَيُتَصَدَّقُ عَلَيْهِ، وَلاَ يَقُومُ فَيَسْأَلَ النَّاسَ.

Yine Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)’dan bildirildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuşlardır: “Bir iki lokma ve bir iki hurmayla kapılardan savuşturulan kimse yoksul değildir. Asıl yoksul, muhtaç olduğu halde iffetinden dolayı dilenmeyen kimsedir.” (Buhari, Tefsiru Sure-i Bakara 48, Müslim, Zekat 102) Buhari ve Müslim’in diğer bir rivayetlerinde ise şöyledir: “Kapı kapı dolaşıp birkaç lokma, birkaç hurma ile savuşturulan kimse yoksul değildir. Belki hakiki yoksul, kendisini geçindirebilecek mala sahip olmayan, muhtaç olduğu bilinip de kendisine sadaka verilmeyen ve kimseden bir şey dilenmeyen kimsedir.” (Buhari, Zekat 53, Müslim, Zekat 101)

Riyazus-Salihin 266