عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ رضي اللهُ عَنْهُمَا قال: أَقْبَلَ رَجُلٌ إِلَى نَبِيِّ اللَّهِ ﷺ فَقال: أُبَايِعُكَ عَلَى الْهِجْرَةِ وَالْجِهَادِ أَبْتَغِي الأَجْرَ مِنَ اللَّهِ. قال: فَهَلْ مِنْ وَالِدَيْكَ أَحَدٌ حَيٌّ؟ قال: نَعَمْ، بَلْ كِلَاهُمَا. قال: فَتَبْتَغِي الأَجْرَ مِنَ اللَّهِ؟ قال: نَعَمْ. قال: فَارْجِعْ إِلَى وَالِدَيْكَ فَأَحْسِنْ صُحْبَتَهُمَا.
Abdullah ibn-i Amr ibni As (Allah onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Bir adam Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelerek: “Allah’tan sevabını umarak hicret ve cihad etmek üzere sana biat ediyorum, yani siyasi otoriteni kabul edip elini tutuyorum.” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de: “Ana ve babandan hayatta kalan var mı?” diye sordu. Adam: “Her ikisi de sağdır.” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da: “Allah’tan ecir ve sevap kazanmak mı istiyorsun?” diye sordu. Adam, “Evet.” deyince Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Anne ve babana dön, onlara iyi bak.” buyurdu.