Riyazus Salihin

328 numaralı hadis

عَنْ زَيْنَبَ امْرَأَةِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: تَصَدَّقْنَ يَا مَعْشَرَ النِّسَاءِ، وَلَوْ مِنْ حُلِيِّكُنَّ. قَالَتْ: فَرَجَعْتُ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ فَقُلْتُ: إِنَّكَ رَجُلٌ خَفِيفُ ذَاتِ الْيَدِ، وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ قَدْ أَمَرَنَا بِالصَّدَقَةِ، فَأْتِهِ فَاسْأَلْهُ، فَإِنْ كَانَ ذَلِكَ يَجْزِي عَنِّي، وَإِلَّا صَرَفْتُهَا إِلَى غَيْرِكُمْ. قَالَتْ: فَقَالَ لِي عَبْدُ اللَّهِ: بَلِ ائْتِيهِ أَنْتِ. قَالَتْ: فَانْطَلَقْتُ، فَإِذَا امْرَأَةٌ مِنَ الْأَنْصَارِ بِبَابِ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ، حَاجَتِي حَاجَتُهَا، وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ قَدْ أُلْقِيَتْ عَلَيْهِ الْمَهَابَةُ، فَخَرَجَ عَلَيْنَا بِلَالٌ، فَقُلْنَا لَهُ: ائْتِ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ فَأَخْبِرْهُ أَنَّ امْرَأَتَيْنِ بِالْبَابِ تَسْأَلَانِكَ: أَتُجْزِئُ الصَّدَقَةُ عَنْهُمَا عَلَى أَزْوَاجِهِمَا، وَعَلَى أَيْتَامٍ فِي حُجُورِهِمَا؟ وَلَا تُخْبِرْهُ مَنْ نَحْنُ. فَدَخَلَ بِلَالٌ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ﷺ فَسَأَلَهُ، فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: مَنْ هُمَا؟ فَقَالَ: امْرَأَةٌ مِنَ الْأَنْصَارِ وَزَيْنَبُ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: أَيُّ الزَّيَانِبِ؟ قَالَ: امْرَأَةُ عَبْدِ اللَّهِ. فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: لَهُمَا أَجْرَانِ: أَجْرُ الْقَرَابَةِ، وَأَجْرُ الصَّدَقَةِ.

Abdullah ibni Mes’ud’un (Allah onlardan razı olsun) karısı Zeyneb es-Sekafiyye’den (Allah ondan razı olsun) bildirildiğine göre bir gün Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ey kadınlar cemaati! Ziynet eşyalarınızdan bile olsa sadaka veriniz.” buyurmuştu. Bunun üzerine ben kocam Abdullah ibni Mes’ud’un yanına varıp: “Sen eli dar bir adamsın. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize sadaka vermemizi emretti. Ona git de bir soruver; sana vereceğim meblağ sadaka yerine geçerse size, değilse başkalarına vereyim.” dedim. Kocam Abdullah da: “Kendin git ve sor.” deyince kendim gidip Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) kapısına vardım. Ensardan bir kadının da orada beklediğini gördüm. Onun maksadı da benimkinin aynıymış. Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) heybetinden içeriye girmeye çekinirdik. İçeriden Bilâl çıkıverince ona: “Resûlullah’a git de ona, ‘İki kadın kapıda duruyor; kendi kocalarına ve elleri altındaki yetimlere verdikleri sadaka yerine geçer mi?’ diye soruyorlar, de. Fakat bizim kim olduğumuzu söyleme.” dedik. Bilâl, Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına girdi ve meseleyi sordu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Onlar kimlerdir?” buyurdu. Bilâl de: “Ensardan bir kadın ile Zeyneb’dir.” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Zeyneblerin hangisi?” deyince Bilâl: “Abdullah ibni Mes’ud’un karısı.” cevabını verdi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Onlar böyle yapmakla iki sevap birden kazanırlar: Biri akrabalık sevabı, diğeri de sadaka sevabıdır.” buyurdu.

Riyazus-Salihin 328