وَعَنْ أَنَسٍ رضي الله عنه، أَنَّ رَجُلًا كَانَ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، فَمَرَّ رَجُلٌ بِهِ، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنِّي لَأُحِبُّ هَذَا. فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم: أَأَعْلَمْتَهُ؟ قَالَ: لَا. قَالَ: أَعْلِمْهُ. فَلَحِقَهُ، فَقَالَ: إِنِّي أُحِبُّكَ فِي اللهِ. فَقَالَ: أَحَبَّكَ اللهُ الَّذِي أَحْبَبْتَنِي لَهُ.
Enes ibni Malik (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir gün Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanında bir sahabi bulunuyordu. Bir başka sahabi yanlarından geçti. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanında bulunan sahabi, “Ya Resulallah! Ben bu adamı seviyorum,” dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “Sevdiğini ona bildirdin mi?” diye sorunca, “Hayır,” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, “Git, bildir,” demesi üzerine o sahabi ona yetişti ve “Seni Allah rızası için seviyorum,” dedi. O da, “Beni uğrunda sevdiğin Allah da seni sevsin,” diye dua etti. (Ebu Davud, Edeb 113)