عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: كَيْفَ أَنْعَمُ وَصَاحِبُ الْقَرْنِ قَدِ الْتَقَمَ الْقَرْنَ، وَاسْتَمَعَ الْإِذْنَ مَتَى يُؤْمَرُ بِالنَّفْخِ فَيَنْفُخُ. فَكَأَنَّ ذَلِكَ ثَقُلَ عَلَى أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ لَهُمْ: قُولُوا: حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ.
Ebu Said el-Hudrî (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Nasıl rahat ve konfor içinde yaşayabilirim? Sûr sahibi, sûra ağzını dayamış, üflemek için izin bekliyor.” Bu haber Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ashabına ağır geldi. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Hasbünallahu ve ni'mel vekîl; Allah bize yeter, O ne güzel vekildir, deyiniz.” buyurdu. (Tirmizî, Kıyamet 8)