Riyazus Salihin

429 numaralı hadis

وعن أنس رضي الله عنه عن رسولِ الله صلى الله عليه وسلم قال: إنَّ الكَافِرَ إذا عَمِلَ حَسَنَةً، أُطعِمَ بِهَا طُعْمَةً مِنَ الدُّنيَا، وَأَمَّا المُؤمِنُ، فَإنَّ الله تعالى يَدَّخِرُ لَهُ حَسَنَاتِه في الآخِرةِ، وَيُعقِبُهُ رِزْقًا في الدُّنْيَا عَلى طَاعَتِهِ. وفي روايةٍ: إنَّ الله لا يَظْلِمُ مُؤْمِنًا حَسَنَةً، يُعْطَى بِهَا في الدُّنْيَا، وَيُجْزَى بِهَا في الآخِرةِ، وَأَمَّا الْكَافِرُ، فَيُطْعَمُ بِحَسَنَاتِ مَا عَمِلَ لله تعالى في الدُّنْيَا، حَتَّى إذا أَفْضَى إلى الآخِرةِ، لَمْ يَكُنْ لَهُ حَسَنَةٌ يُجْزَى بِهَا.

Enes (Allah ondan razı olsun)'dan aktarıldığına göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kâfir bu dünyada bir iyilik yaptığı zaman onun karşılığında bu dünya nimetlerinden yedirilir. Mü’mine gelince Allah onun iyiliklerinin sevabını ahiret için biriktirir, yaptığı kulluğa göre de bu dünyada ona rızık verir.” (Müslim, Münafıklar 57) Diğer bir rivayette şöyle buyurulmuştur: “Şüphesiz ki Allah hiçbir mü’minin işlediği iyiliği karşılıksız bırakmaz. Mü’min yaptığı iyilik sebebiyle hem bu dünyada hem de ahirette mükâfatlandırılır. Kâfire gelince, dünyada Allah için yaptığı iyilikler karşılığında kendisine rızık verilir. Ahirete vardığında kendisine verilecek bir mükâfat olmaz.” (Müslim, Münafıklar 56)

Riyazus-Salihin 429