وعن ابن مسعودٍ رضي الله عنه أنَّ رَجُلًا أصاب مِنَ امْرَأَةٍ قُبْلَةً، فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فأخْبَرَهُ، فأنزل الله تعالى: ﴿وَأَقِمِ الصَّلَاةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ اللَّيْلِ إِنَّ الحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ ذَلِكَ ذِكْرَى لِلذَّاكِرِينَ﴾ فقال الرجل: أَلِيَ هذَا يا رسولَ الله؟ قال: لِجَمِيعِ أُمَّتِي كُلِّهِمْ.
İbni Mes’ud (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir adam bir kadını öpmüş, Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e gelerek olayı anlatmıştı. Bunun üzerine Allah: “Gündüzün başında ve sonunda, bir de gecenin erken saatlerinde namaz kılmaya devamlı ve duyarlı ol. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Allah’ı hatırında tutanlar için bir hatırlatmadır bu...” (Hûd 11/114) ayetini indirdi. O kimse: “Ey Allah’ın Rasulü, bu hüküm bana mı aittir?” dedi. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: “Bütün ümmetime aittir” buyurdu. (Buhari, Mevakit 4; Müslim, Tevbe 39)