Riyazus Salihin

464 numaralı hadis

وعن جابرٍ رضي الله عنه أن رسولَ الله صلى الله عليه وسلم مَرَّ بِالسُّوقِ وَالنَّاسُ كَنَفَتَيْهِ، فَمَرَّ بِجَدْيٍ أَسَكَّ مَيِّتٍ، فَتَنَاوَلَهُ، فَأَخَذَ بِأُذُنِهِ، ثُمَّ قال: أَيُّكُمْ يُحِبُّ أَنْ يَكُونَ هَذَا لَهُ بِدِرْهَمٍ؟ فقالوا: مَا نُحِبُّ أَنَّهُ لَنَا بِشَيْءٍ، وَمَا نَصْنَعُ بِهِ؟ ثم قال: أَتُحِبُّونَ أَنَّهُ لَكُمْ؟ قالوا: والله لَوْ كان حَيًّا كان عَيْبًا فِيهِ؛ لِأَنَّهُ أَسَكُّ، فَكَيْفَ وَهُوَ مَيِّتٌ! فقال: فَوَاللهِ لَلدُّنْيَا أَهْوَنُ عَلَى الله مِنْ هَذَا عَلَيْكُمْ.

Cabir (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir gün çarşıya uğramıştı, ashabı da etrafında idi. Küçük kulaklı bir oğlak ölüsüne rastladı, onu kulağından tutarak: -Hanginiz bunu bir dirheme satın almak ister? buyurdu. Ashab: -Onu hiçbir karşılıkla almak istemeyiz, onu ne yapalım ki? dediler. Sonra Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): -Size bedava verilse ister misiniz? diye sordu. Onlar: -Allah’a yemin ederiz ki, o diri bile olsa küçük kulaklı olduğu için kusurludur; ölü iken onu ne yapalım? diye cevap verdiler. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): -Allah’a yemin ederim ki bu oğlak sizce nasıl değersiz ise dünya da Allah katında ondan daha değersizdir, buyurdular.

Riyazus-Salihin 464