وعن ابن عمر رضي الله عنهما قال: كنا جلوساً مع رسول الله صلى الله عليه وسلم، إذ جاء رجل من الأنصار، فسلم عليه، ثم أدبر الأنصاري، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: يا أخا الأنصار، كيف أخي سعد بن عبادة؟ فقال: صالح، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: من يعوده منكم؟ فقام وقمنا معه، ونحن بضعة عشر، ما علينا نعال، ولا خفاف، ولا قلانس، ولا قمص، نمشي في تلك السباخ، حتى جئناه، فاستأخر قومه من حوله حتى دنا رسول الله صلى الله عليه وسلم وأصحابه الذين معه.
İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Biz Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile oturuyorduk. O sırada ensardan bir kişi gelip kendisine selam verdi, sonra geri döndü. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) o kimseye: “Ey Ensârî kardeş, kardeşim Sa’d ibni Ubade nasıldır?” diye sordu. O da: “İyidir” cevabını verdi. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sizden hanginiz onu ziyaret etmek ister?” dedi ve ayağa kalktı. Biz de onunla beraber ayağa kalktık. Bizler on kişiden fazla idik. Ayaklarımızda ne ayakkabı ne de huffe (genellikle deriden yapılan ve üzerine mesh etmek için kullanılan bir ayakkabı çeşidi) vardı. Başlarımızı örtecek kep de yoktu, üzerimizde gömlek de yoktu. Nihayet çorak arazide yürüyerek Sa’d’ın yanına geldik. Peygamber ve beraberindeki arkadaşları ona yaklaşsınlar diye yanında bulunanlar geriye çekildiler. (Müslim, Cenaiz 13)