Riyazus Salihin

521 numaralı hadis

وعن أنس رضي الله عنه قال: قال أبو طلحة لأم سليم: قد سمعت صوت رسول الله صلى الله عليه وسلم ضعيفًا أعرف فيه الجوع، فهل عندك من شيء؟ فقالت: نعم، فأخرجت أقراصًا من شعير، ثم أخذت خمارًا لها فلفت الخبز ببعضه، ثم دسته تحت ثوبي، وردتني ببعضه، ثم أرسلتني إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، فذهبت به، فوجدت رسول الله صلى الله عليه وسلم جالسًا في المسجد، ومعه الناس، فقمت عليهم، فقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم: «أرسلك أبو طلحة؟» فقلت: نعم. فقال: «لطعام؟» فقلت: نعم. فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «قوموا». فانطلقوا، وانطلقت بين أيديهم حتى جئت أبا طلحة فأخبرته، فقال أبو طلحة: يا أم سليم، قد جاء رسول الله صلى الله عليه وسلم بالناس وليس عندنا ما نطعمهم؟ فقالت: الله ورسوله أعلم. فانطلق أبو طلحة حتى لقي رسول الله صلى الله عليه وسلم، فأقبل رسول الله صلى الله عليه وسلم معه حتى دخلا. فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «هلمي ما عندك يا أم سليم». فأتت بذلك الخبز، فأمر به رسول الله صلى الله عليه وسلم ففت، وعصرت عليه أم سليم عكة فأدمته، ثم قال فيه رسول الله صلى الله عليه وسلم ما شاء الله أن يقول، ثم قال: «ائذن لعشرة». فأذن لهم، فأكلوا حتى شبعوا ثم خرجوا، ثم قال: «ائذن لعشرة». فأذن لهم، فأكلوا حتى شبعوا ثم خرجوا، ثم قال: «ائذن لعشرة». فأذن لهم حتى أكل القوم كلهم وشبعوا، والقوم سبعون رجلًا أو ثمانون. وفي رواية: فما زال يدخل عشرة ويخرج عشرة، حتى لم يبق منهم أحد إلا دخل، فأكل حتى شبع، ثم هيأها فإذا هي مثلها حين أكلوا منها. وفي رواية: فأكلوا عشرة عشرة، حتى فعل ذلك بثمانين رجلًا، ثم أكل النبي صلى الله عليه وسلم بعد ذلك وأهل البيت، وتركوا سؤرًا. وفي رواية: ثم أفضلوا ما بلغوا جيرانهم. وفي رواية عن أنس قال: جئت رسول الله صلى الله عليه وسلم يومًا فوجدته جالسًا مع أصحابه، وقد عصب بطنه بعصابة، فقلت لبعض أصحابه: لم عصب رسول الله صلى الله عليه وسلم بطنه؟ فقالوا: من الجوع. فذهبت إلى أبي طلحة، وهو زوج أم سليم بنت ملحان، فقلت: يا أبتاه، قد رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم عصب بطنه بعصابة، فسألت بعض أصحابه، فقالوا: من الجوع. فدخل أبو طلحة على أمي فقال: هل من شيء؟ قالت: نعم، عندي كسر من خبز وتمرات، فإن جاءنا رسول الله صلى الله عليه وسلم وحده أشبعناه، وإن جاء آخر معه قل عنهم، وذكر تمام الحديث.

Enes (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Üvey babam Ebu Talha, annem Ümmü Süleym'e: Resulullah'ın sesini zayıf işitiyorum; bundan aç olduğunu anlıyorum. Yanında yiyecek bir şey var mı? dedi. O da: Evet, var, dedi ve arpa ekmeğinden birkaç parça çıkardı. Sonra başörtüsünün bir kısmına ekmeği sarıp elbisemin altına yerleştirdi, örtünün kalan kısmını da üzerime sardı ve beni Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderdi. Ben de mescitte bulunan Peygamber'in yanına vardım. Yanında insanlar vardı. Onların yanında durdum. Peygamber: Seni Ebu Talha mı gönderdi? buyurdu. Ben: Evet, dedim. Yemek için mi? buyurdu. Evet, diye cevap verdim. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), yanında bulunanlara: Kalkınız, buyurdu. Onlar da kalkıp yürüdüler. Ben önlerinden yürüdüm, Ebu Talha'ya gelerek durumu bildirdim. Bunun üzerine Ebu Talha: Ey Ümmü Süleym! Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) cemaatle birlikte geldi, hâlbuki bizde onları doyuracak yemek yok, deyince kadın: Allah ve Resulü daha iyi bilir, dedi. Ebu Talha da hemen gidip Resulullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) karşıladı. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onunla birlikte içeri girdi ve: Ey Ümmü Süleym, yanında olanları getir, buyurdu. O da bu ekmekleri getirdi. Resulullah emredip ekmekleri parçalattı. Ümmü Süleym de yağ tulumunu sıkarak ekmeklere katık yaptı. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) o ekmek üzerine Allah'ın dilediği duaları okudu. Sonra Ebu Talha'ya: İçeri on kişi al, buyurdu. Ebu Talha on kişiye izin verdi. Onlar doyuncaya kadar yediler, sonra çıktılar. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): On kişi daha al, buyurdu. Onlar da yiyip çıktılar. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): Bir on kişiye daha izin ver, buyurdu. Neticede hepsi yediler ve doydular. Bu cemaat yetmiş veya seksen kişi idi. Değişik bir rivayette şöyle geçmektedir: Onar onar girip çıkıyorlardı. Neticede onlardan içeri girip karnını doyurmayan hiç kimse kalmadı. Sonra sofrayı yeniden düzenledi; bir de ne görsün, yemekler yenilmeden önceki miktarıyla duruyordu. Bir başka rivayet ise şöyledir: Onar kişi onar kişi yediler. Böylece seksen kişinin hepsi yedi ve doydu. Sonra Peygamberimiz ile ev sahipleri de yediler, yine de yemek arttı. Başka bir rivayet ise şöyledir: Sonra komşularına yetecek kadarını arttırdılar. Enes bir rivayetinde de şöyle demiştir: Bir gün Resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelmiştim. Onu ashabıyla birlikte gördüm; karnına bir sargı sarmıştı. Ashabından bazılarına: Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) karnını niçin sardı? diye sordum. Onlar: Açlıktan, diye cevap verdiler. Bunun üzerine annem Ümmü Süleym binti Milhan'ın eşi Ebu Talha'ya gittim ve: Ey babacığım! Ben Resulullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) karnını bir sargıyla sarmış vaziyette gördüm. Ashabından bazılarına bunun sebebini sordum; açlıktan olduğunu söylediler, dedim. Bunun üzerine Ebu Talha annemin yanına geldi ve: Yiyecek bir şey var mı? diye sordu. Annem de: Evet, evde birkaç parça ekmek ve birkaç hurma var. Eğer Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize tek başına gelirse kendisini doyururuz. Eğer yanında başkası da gelirse onlara yetmez, dedi ve hadisin tamamını zikretti.

Riyazus-Salihin 521