وعن أبي هُنَيْدَةَ وَائِلِ بن حُجْرٍ رضي الله عنه قال: سَأَلَ سَلَمَةُ بنُ يَزِيدَ الجُعْفِيُّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم، فقال: يَا نَبِيَّ الله، أَرَأَيْتَ إِنْ قَامَتْ عَلَيْنَا أُمَرَاءُ يَسْأَلُونَا حَقَّهُمْ، وَيَمْنَعُونَا حَقَّنَا، فَمَا تَأْمُرُنَا؟ فَأَعْرَضَ عَنْهُ، ثُمَّ سَأَلَهُ، فقال رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: اسْمَعُوا وَأَطِيعُوا، فَإِنَّمَا عَلَيْهِمْ مَا حُمِّلُوا، وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْ.
Ebu Huneyde Vâil ibni Hucr (Allah ondan razı olsun) der ki: Seleme bin Yezid el-Cuhfî, Peygamberimize, “Yâ Nebiyyallah! Başımıza kendi haklarını bizden isteyen fakat bizim hakkımızı bize vermeyen yöneticiler tayin edilirse bize ne yapmamızı emredersiniz?” diye sordu. Rasûlullah yüzünü çevirdi, cevap vermedi. Fakat tekrar sorulunca şöyle buyurdu: “Onların sözünü dinleyip kendilerine itaat edin. Onlar kendi vazifelerinden, siz ise kendi vazifenizden sorumlusunuz.” (Müslim, İmare 49)