Riyazus Salihin

707 numaralı hadis

وعن أبي شُرَيْح خُوَيلدِ بن عمرو الخُزاعِيِّ رضي الله عنه قال: سَمِعتُ رسولَ الله ﷺ يقول: مَنْ كان يؤمِنُ بِالله وَاليَوْمِ الآخِر فَلْيُكْرِمْ ضَيفَهُ جَائِزَتَهُ. قالوا: وما جَائِزَتُهُ يا رسولَ الله؟ قال: يَومُه ولَيْلَتُهُ. والضِّيَافَةُ ثَلاثةُ أَيَامٍ، فما كان وَرَاءَ ذلكَ فهو صَدَقَةٌ عليه. وفي روايةٍ لمسلمٍ: لا يَحِلُ لِمُسْلِمٍ أن يُقِيمَ عِند أخيهِ حتى يُؤْثمَهُ. قالوا: يا رسولَ الله، وكَيْفَ يُؤثِمُهُ؟ قال: يقِيمُ عِنْدَهُ وَلا شَيْءَ لَهُ يَقْرِيهِ بِهِ.

Ebu Şureyh Huveylid İbni Amr el-Huzaî (Allah ondan razı olsun), Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikramda bulunup hürmet etsin ve hakkını versin.” Ashab-ı kiram: “Ya Rasûlallah, misafirin hakkını vermek nedir?” diye sordular. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de: “Misafiri bir gün bir gece ağırlamaktır. Misafirlik üç gündür, üç günden fazla ağırlamak ise sadakadır.” buyurdu. (Buhari, Edeb 31; Müslim, Lukata 15) Müslim’in değişik bir rivayetinde ise şöyledir: “Bir müslümanın din kardeşi yanında onu günaha sokacak kadar kalması helal değildir.” Ashab: “Ya Rasûlallah, onu günaha nasıl sokar?” dediler. Peygamberimiz de: “Ağırlayacak bir şeyi bulunmayan kimsenin yanında oturup kalmakla.” buyurdu. (Müslim, Lukata 15)

Riyazus-Salihin 707