Riyazus Salihin

710 numaralı hadis

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: كُنَّا قُعُوداً حَوْلَ رسولِ الله صلى الله عليه وسلم، وَمَعَنَا أَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ، في نَفَرٍ، فَقَامَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم مِنْ بَيْنِ أَظْهُرِنَا فَأَبْطَأَ عَلَيْنَا، وَخَشِينَا أَنْ يُقْتَطَعَ دُونَنَا، وَفَزِعْنَا فَقُمْنَا، فَكُنْتُ أَوَّلَ مَنْ فَزِعَ، فَخَرَجْتُ أَبْتَغِي رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم، حَتَّى أَتَيْتُ حَائِطاً لِلأَنْصَارِ لِبَنِي النَّجَّارِ، فَدُرْتُ بِهِ هَلْ أَجِدُ لَهُ بَاباً فَلَمْ أَجِدْ، فَإِذا رَبِيعٌ يَدْخُلُ في جَوْفِ حَائِطٍ مِنْ بِئْرٍ خَارِجَةٍ، وَالرَّبِيعُ: الجَدْوَلُ الصَّغِيرُ، فَاحْتَفَزْتُ، فَدَخَلْتُ عَلى رَسُولِ الله صلى الله عليه وسلم، فَقال: أَبُو هُرَيْرَةَ؟ فَقُلْتُ: نَعَمْ يَا رَسُولَ الله. قال: مَا شَأْنُكَ؟ قلتُ: كُنْتَ بَيْنَ أَظْهُرِنَا فَقُمْتَ فَأَبْطَأْتَ عَلَيْنَا، فَخَشِينَا أَنْ تُقْتَطَعَ دُونَنَا فَفَزِعْنَا، فَكُنْتُ أَوَّلَ مَنْ فَزِعَ، فَأَتَيْتُ هَذَا الحَائِطَ، فَاحْتَفَزْتُ كَمَا يَحْتَفِزُ الثَّعْلَبُ، وَهَؤُلاءِ النَّاسُ وَرَائِي. فَقال: يَا أَبَا هُرَيْرَةَ، وَأَعْطَانِي نَعْلَيْهِ فَقال: اذْهَبْ بِنَعْلَيَّ هَاتَيْنِ، فَمَنْ لَقِيتَ مِنْ وَرَاءِ هَذَا الحَائِطِ يَشْهَدُ أَنْ لا إِلَهَ إِلَّا الله مُسْتَيْقِناً بِهَا قَلْبُهُ، فَبَشِّرْهُ بِالجَنَّةِ.

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in etrafında, aralarında Ebu Bekir ve Ömer’in de bulunduğu bir grup insanla oturuyorduk. Rasûlullah aramızdan kalktı. Uzunca bir süre dönmeyince kendisine bizden önce bir zarar gelmesinden korkarak telaşa düştük ve ayağa kalktık. İlk telaşlanan bendim. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i aramak üzere Ensardan Neccaroğullarının bahçesine vardım. Kapısını bulmak için bahçenin etrafını dolaştım, fakat bir kapı bulamadım. Bahçenin dışındaki bir kuyudan bahçeye küçük bir su kanalı giriyordu. Tilki gibi büzülüp oradan bahçeye girdim. Beni görünce: - Ebu Hüreyre, sen misin? diye sordu. - Evet ya Rasûlallah, dedim. - Ne oldu? dedi. - Aramızda otururken kalkıp gittin. Geri dönmeyince sana bizden önce bir kötülük yapılabileceğinden endişelenip telaşa düştük. İlk telaşlanan da bendim. Kalkıp bu bahçeye geldim, tilki gibi büzülüp içeri girdim. Diğerleri de arkamdan geliyorlar, dedim. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): - Ey Ebu Hüreyre! dedi ve ayakkabılarını bana vererek şunları söyledi: - Şu iki ayakkabımı alıp git. Bu duvarın ötesinde, kalbi kesin olarak inanmış hâlde “Lâ ilâhe illallah” diye şehadet eden kime rastlarsan onu cennetle müjdele.

Riyazus-Salihin 710