Riyazus Salihin

788 numaralı hadis

وعن المُغِيرةِ بن شُعْبةَ رضي الله عنه قال : كنتُ مع رسول الله ﷺ ذات ليلَةٍ في مسيرٍ، فقال لي: أَمَعَكَ مَاءُ؟ قلت: نَعَمْ، فَنَزَلَ عن راحِلَتِهِ فَمَشَى حتى تَوَارَى في سَوادِ اللَّيْلِ، ثم جاءَ، فَأَفْرَغْتُ علَيْهِ مِنَ الإداوَةِ، فَغَسَلَ وَجْهَه وَعَلَيْهِ جُبَّةٌ مِنْ صُوفٍ، فلم يَسْتَطعْ أن يُخْرِجَ ذِرَاعَيْهِ منها حتَّى أخْرَجَهُمَا مِنْ أَسْفَلِ الجُبَّةِ، فَغَسَلَ ذِرَاعَيْهِ وَمَسَحَ بِرَأْسِه، ثمّ أَهْوَيْتُ لأنزَعَ خُفَيْهِ فقال : دَعْهُمَا فَإني أَدْخَلْتُهُمَا طَاهِرَتَيْنِ. ومَسَحَ عَلَيْهِمَا. وفي روايةٍ : وعَلَيْهِ جُبَّةٌ شامِيَّةٌ ضَيِّقَةُ الْكُمَّيْنِ. وفي روايةٍ : أن هذِه الْقَضِيَّةَ كانت في غَزْوَةِ تَبُوكَ.

Muğire ibni Şube (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir gece Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber yolculukta idim. Bana: “Yanında su var mı?” dedi. Ben, “Evet” diye cevap verdim. Bunun üzerine deveden indi, yürüdü ve karanlıkta kayboldu. Sonra geldi, ben tulumdan üzerine su döktüm, yüzünü yıkadı. Üzerinde yünden yapılmış bir cübbe vardı. Kollarını cübbenin yeninden çıkaramadı da cübbenin altından çıkarıp iki kolunu yıkadı, başına meshetti. Ben mestlerini çıkarmak için elimi uzattım. “Onları bırak, ben mestlerimi abdestli iken giydim” buyurdu ve üzerlerine meshetti. (Buhari, Salat 7; Müslim, Taharet 77) Değişik bir rivayette: “Üzerinde yenleri dar bir Şam cübbesi vardı” şeklindedir. (Nesai, Taharet 66) Bir başka rivayette ise: “Bu olay Tebük Gazvesi'nde idi” denilmiştir. (Nesai, Taharet 63)

Riyazus-Salihin 788