وعن أَبي بَرْزَةَ رضي الله عنه قال: كَانَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم يقولُ بِأَخَرَةٍ إذا أَرَادَ أَنْ يَقُومَ مِنَ المَجْلِسِ: سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إلهَ إلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إلَيْكَ. فقال رجل: يا رسول الله، إنَّكَ لَتَقُولُ قَوْلاً ما كُنْتَ تَقُولُهُ فِيمَا مَضَى؟ قال: ذلكَ كَفَّارَةٌ لِمَا يكونُ في المَجْلِسِ.
Ebu Berze (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) meclisten kalkmak istediğinde son söz olarak şöyle dua ederdi: “Sübhâneke'llâhümme ve bihamdike, eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, estağfiruke ve etûbu ileyke = Allah’ım, seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ve hamdinle tesbih ederim. Senden başka ilah olmadığına şahitlik ederim. Senden bağışlanmamı diler ve sana tevbe ederim.” Bunun üzerine bir adam: “Ey Allah’ın Rasûlü, şimdiye kadar söylemediğin sözleri söylüyorsun”, dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: “Bu söylediğim sözler mecliste işlenen hatalara ve kusurlara kefarettir”, buyurdu. (Ebû Dâvûd, Edeb 27)