وعن أُسامة بن زيدٍ رضي الله عنه قال: أَرْسلَتْ إحْدى بَناتِ النَّبِي صلى الله عليه وسلم إلَيْهِ تَدْعُوهُ وَتُخْبِرُهُ أَنَّ صَبِيًّا لَها، أَوْ ابْناً، في المَوْتِ فقال للرَّسولِ: ارْجعْ إلَيْها، فَأَخْبِرْها أَنَّ لله تَعَالَى مَا أَخَذَ وَلَهُ ما أَعْطَى، وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِأَجَلِ مُسَمَّىً، فَمُرْهَا، فَلْتَصْبِرْ وَلْتَحْتَسِبْ .
Üsame ibni Zeyd (Allah Ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah’ın kızlarından biri olan Zeyneb, Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’e adam göndererek çocuğunun veya oğlunun ölmek üzere olduğunu haber verdi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) haber getiren kimseye: “Ona dön ve şunu bildir ki, Allah’ın aldığı da verdiği de kendisinindir. Onun katında her şeyin belli bir vakti vardır. Sabretsin ve Allah’tan ecrini beklesin” buyurdu. (Buhari, Cenaiz 33, Müslim, Cenaiz 9)