HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

ÖLÜNÜN BAŞINDA SÖYLENECEK SÖZ

5 hadis

عن أُمِّ سَلَمَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا قالت: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا حَضَرْتُمُ الْمَرِيضَ، أَوِ الْمَيِّتَ، فَقُولُوا خَيْرًا، فَإِنَّ الْمَلَائِكَةَ يُؤَمِّنُونَ عَلَى مَا تَقُولُونَ. قَالَتْ: فَلَمَّا مَاتَ أَبُو سَلَمَةَ، أَتَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنَّ أَبَا سَلَمَةَ قَدْ مَاتَ، قَالَ: قُولِي: اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَلَهُ، وَأَعْقِبْنِي مِنْهُ عُقْبَى حَسَنَةً. فَقُلْتُ، فَأَعْقَبَنِي اللهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ لِي مِنْهُ: مُحَمَّدًا صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.

Ümmü Seleme (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Hasta veya ölünün başında bulunduğunuzda güzel sözler söyleyiniz. Zira melekler sizin dualarınıza amin derler.” Ümmü Seleme (Allah ondan razı olsun) dedi ki: Ebu Seleme vefat edince Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e geldim ve: Ey Allah’ın Rasûlü, Ebu Seleme öldü, dedim. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah’ım, beni ve onu bağışla, onun ardından bana güzel bir karşılık ver, diye dua et.” Ben de peygamberin dediği gibi yaptım da Allah bana Ebu Seleme’den daha hayırlı olan Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)’i eş olarak verdi. (Müslim, Cenaiz 6)

Riyazus-Salihin 920

وعنها قالت: سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يقول: مَا مِنْ عَبْدٍ تُصِيبُهُ مُصِيبَةٌ، فَيَقُولُ: إِنَّا للهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ، اللَّهُمَّ أْجُرْنِي فِي مُصِيبَتِي، وَاخْلُفْ لِي خَيْرًا مِنْهَا، إِلَّا أَجَرَهُ اللهُ تَعَالَى فِي مُصِيبَتِهِ وَأَخْلَفَ لَهُ خَيْرًا مِنْهَا. قالت: فَلَمَّا تُوُفِّيَ أَبُو سَلَمَةَ، قُلْتُ كَمَا أَمَرَنِي رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَأَخْلَفَ اللهُ لِي خَيْرًا مِنْهُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.

Yine Ümmü Seleme (Allah ondan razı olsun)’dan rivayete göre şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i şöyle buyururken dinledim: “Herhangi bir kul sıkıntıya düşer de ‘İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn = Biz Allah’ın mülkündeyiz ve ona döneceğiz. Ey Allah’ım, uğradığım musibetin ecrini ver ve bana bunun daha hayırlısını lütfet’ diye dua ederse Allah, onu uğradığı sıkıntıdan dolayı mükâfatlandırır ve ona kaybettiğinden daha hayırlısını verir.” Ümmü Seleme dedi ki: Ebu Seleme öldüğü vakit ben Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in öğrettiği gibi dua ettim. Allah da bana Ebu Seleme’den daha hayırlısını, yani Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i eş olarak verdi. (Müslim, Cenaiz 4)

Riyazus-Salihin 921

وعن أبي موسى رضي الله عنه، أنَّ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم قال: إذَا مَاتَ وَلدُ العَبدِ، قال الله لمَلائِكَتِهِ: قَبَضْتُم وَلدَ عَبْدِي؟، فيقولُونَ: نَعَم، فيقولُ: قَبَضتم ثَمَرَةَ فُؤَادِهِ؟، فيقولونَ: نَعَم. فَيَقُولُ: فَمَاذا قال عَبْدِي؟، فيقولُونَ: حَمِدَكَ واسْتَرْجَعَ، فَيَقُولُ الله تعالى: ابنُوا لِعَبْدِي بَيتاً في الجَنَّة، وَسَمُّوهُ بيتَ الحَمدِ .

Ebu Musa (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: Bir kulun çocuğu ölünce Allah meleklerine şöyle der: - Kulumun çocuğunun ruhunu mu kabzettiniz? buyurur. Melekler: - Evet, derler. Allah: - Kulumun ciğerparesini, gönlünün meyvesini mi kopardınız? buyurur. Melekler: - Evet, derler. Allah: - Peki kulum ne dedi? buyurur. Melekler: - Sana hamdetti ve innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn = Biz Allah'a aidiz ve yine O'na döneceğiz, dedi, derler. Bunun üzerine Allah: - O halde kulum için cennette bir ev yapın ve adını da hamd evi koyun, buyurur. (Tirmizi, Cenaiz 36)

Riyazus-Salihin 922

وعن أبي هُريرَةَ رضي الله عنه، أَنَّ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم قال: يقُولُ الله تعالى: ما لِعَبْدِي المُؤْمِنِ عِنْدي جَزَاءٌ إذا قَبَضْتُ صَفِيَّهُ مِنْ أَهْلِ الدُنْيَا، ثُمَّ احْتَسَبَهُ إلاَّ الجَنَّةَ .

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem), Allah’ın şöyle buyurduğunu söylemiştir: “Mü’min bir kulumun dünyada sevdiklerinden birini aldığım zaman buna sabredip sevabını Allah’tan beklerse onun mükâfatı ancak cennettir.” (Buhari, Rikak 6)

Riyazus-Salihin 923

وعن أُسامة بن زيدٍ رضي الله عنه قال: أَرْسلَتْ إحْدى بَناتِ النَّبِي صلى الله عليه وسلم إلَيْهِ تَدْعُوهُ وَتُخْبِرُهُ أَنَّ صَبِيًّا لَها، أَوْ ابْناً، في المَوْتِ فقال للرَّسولِ: ارْجعْ إلَيْها، فَأَخْبِرْها أَنَّ لله تَعَالَى مَا أَخَذَ وَلَهُ ما أَعْطَى، وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِأَجَلِ مُسَمَّىً، فَمُرْهَا، فَلْتَصْبِرْ وَلْتَحْتَسِبْ .

Üsame ibni Zeyd (Allah Ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah’ın kızlarından biri olan Zeyneb, Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’e adam göndererek çocuğunun veya oğlunun ölmek üzere olduğunu haber verdi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) haber getiren kimseye: “Ona dön ve şunu bildir ki, Allah’ın aldığı da verdiği de kendisinindir. Onun katında her şeyin belli bir vakti vardır. Sabretsin ve Allah’tan ecrini beklesin” buyurdu. (Buhari, Cenaiz 33, Müslim, Cenaiz 9)

Riyazus-Salihin 924