HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

SABAH AKŞAM ALLAH'I HATIRLAMAK

7 hadis

وعنْ أبي هريرَة رضي الله عنه قالَ: قالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: مَنْ قالَ حِينَ يُصْبِحُ وحينَ يُمسى: سُبْحَانَ الله وَبِحَمْدهِ مِائَةَ مَرَّةٍ، لَم يَأْتِ أَحَدٌ يَوْمَ القِيَامَةِ بِأفضَلَ مِمَّا جَاءَ به، إلاَّ أحَدٌ قالَ مِثلَ ما قَالَ أوْ زَادَ.

Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayete göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdular: "Kim sabah akşam yüz defa sübhanellahi ve bihamdihi = Allah'ı kendisine yakışmayan sıfatlardan uzak tanır ve eksiksiz övgülerin ona ait olduğunu bilerek ona hamdederim, derse onun söylediklerinin bir mislini veya daha fazlasını söyleyen kimse dışında, hiçbir kimse kıyamet gününde onun söylediğinden daha değerlisi ile gelemez." (Müslim, Zikir, 26)

Riyazus-Salihin 1452

وعنهُ قالَ: جاءَ رجُلٌ إلى النَّبِيِّ ﷺ، فَقَالَ: يا رَسُولَ الله، مَا لَقِيتُ مِنْ عَقْرَبٍ لَدَغَتْني البَارِحَةَ! قال: أمَا لَو قُلتَ حِينَ أمْسَيتَ: أعُوذُ بِكَلِمَاتِ الله التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ لم تَضُرَّكَ.

Yine Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun) anlatıyor: Bir adam Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'a gelerek, "Ya Rasûlallah, dün gece beni sokan bir akrep yüzünden neler çektim!" dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: "Eğer akşamleyin, 'Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti min şerri mâ halak = Yaratılmışların şerrinden Allah'ın mükemmel kelimelerine sığınırım.' deseydin, o sana zarar vermezdi." buyurdular. (Müslim, Zikir, 55)

Riyazus-Salihin 1453

وعَنْهُ عنِ النبيِّ ﷺ، أنَّهُ كان يقولُ إذَا أصبَحَ: اللَّهُمَّ بِكَ أصْبَحْنَا، وَبِكَ أمْسَيْنَا، وَبِكَ نَحْيَا، وَبِكَ نَمُوتُ، وَإلَيْكَ النُّشُورُ. وَإذا أَمْسى قالَ: اللَّهُمَّ بِكَ أَمْسَيْنا، وبِكَ نحيا، وَبِكَ نموتُ، وإلَيكَ الْمَصِيرُ.

Yine Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sabahleyin şöyle dua ederdi: "Allahümme bike asbahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemûtü ve ileyke'n-nüşûr = Allahım, senin yardımınla sabaha eriştik ve lütfunla akşama ulaştık. Sen isteyince hayat bulur, yine sen isteyince ölürüz. Yeniden diriltip huzuruna toplayacak olan da sensin." Akşamleyin de şöyle dua ederdi: "Allahümme bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemûtü ve ileyke'l-masîr = Allahım, senin sayende akşama ulaştık. Sen istersen hayat bulur, yine sen istersen ölürüz. Huzuruna varılacak olan da sensin." (Ebu Davud, Edeb, 101)

Riyazus-Salihin 1454

وعنْهُ أنَّ أبا بَكْرٍ الصِّدِّيقَ رضي الله عنه قال: يا رَسُولَ الله مُرني بِكَلِمَاتٍ أقُولُهُنَّ إذَا أصْبَحْتُ وَإذَا أمْسَيتُ، قال: قُلْ: اللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ، عَالِمَ الغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ، أشهَدُ أن لاَ إله إلاَّ أنتَ، أعوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفسي، وَشَرِّ الشَّيْطَانِ وَشِرْكِهِ. قال: قُلْهَا إذا أصْبَحْتَ، وَإذا أَمْسَيْتَ، وإذا أخذْتَ مَضْجَعَكَ.

Yine Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'den anlatıldığına göre Ebu Bekir es-Sıddık (Allah Ondan razı olsun), Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem)'e, "Ya Rasûlallah, sabah akşam okuyacağım mübarek kelimeleri öğretseniz de okusam." dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: "Allahümme fâtıra's-semâvâti ve'l-ardı, âlime'l-gaybi ve'ş-şehâdeti, rabbe külli şey'in ve melîkehu. Eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, eûzü bike min şerri nefsî ve şerri'ş-şeytâni ve şirkihi = Gökleri ve yeryüzünü yaratan, görünen ve görünmeyen şeyleri bilen Allahım! Her şeyin Rabbi ve idarecisi sensin. Senden başka ibadete layık kimse olmadığını kesinlikle söylerim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve şeytanın Allah'a şirk koşmaya çağırmasından da sana sığınırım." diye dua et ve bu duayı sabah, akşam ve yatağa girdiğinde söyle, buyurdu. (Ebu Davud, Edeb, 101)

Riyazus-Salihin 1455

وعَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ رضي الله عنه قالَ: كانَ نبيُّ الله صلى الله عليه وسلم إذَا أَمْسَى قال: أمْسَيْنَا وأمْسى المُلكُ للهِ، والحَمْدُ للهِ، لاَ إله إلاَّ الله وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ. قالَ الرَّاوي: أُرَاهُ قال فيهِنَ: لَهُ المُلْكُ وَلَهُ الحَمْدُ وَهُوَ عَلى كُلِّ شَيْءِ قَدِيرٌ، رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا في هَذِهِ اللَّيْلَةِ، وَخَيْرَ مَا بَعْدَهَا، وَأعُوذُ بِكَ مِنْ شَرَ مَا في هذِهِ اللَّيْلَةِ وَشَرِّ مَا بَعْدَهَا، رَبِّ أعُوذُ بكَ مِنَ الكَسَلِ، وَسُوءِ الكِبَرِ، رَبِّ أعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ في النَّارِ، وَعَذَابٍ في القَبْرِ. وَإذَا أصْبَحَ قال ذلِكَ أيْضاً: أَصْبَحْنَا وَأَصْبَحَ المُلْكُ للهِ.

İbni Mesud (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) akşamleyin şöyle dua ederdi: Emseynâ ve emse'l-mülkü lillâh, velhamdü lillâh, lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke lehû, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr. Rabbi es'elüke hayra mâ fî hâzihi'l-leyleti ve hayra mâ ba'dehâ, ve eûzü bike min şerri mâ fî hâzihi'l-leyleti ve şerri mâ ba'dehâ. Rabbi eûzü bike mine'l-keseli ve sûi'l-kiberi. Rabbi eûzü bike min azâbin fi'n-nâri ve azâbin fi'l-kabr = Biz ve tüm evren geceye girdik. Eksiksiz övgüler O'na mahsustur. Allah'tan başka ibadet edilecek yoktur. Sadece O vardır, O'nun ortağı yoktur. Mülk, idare ve saltanat O'nundur. Eksiksiz övgüler O'na mahsustur. O'nun gücü her şeye yeter. Ya Rabbi, senden bu gecenin ve bundan sonrasının hayrını dilerim. Bu gecenin ve bundan sonrasının şerrinden de sana sığınırım. Rabbim, tembellikten, bunaklık derecesindeki yaşlılıktan, cehennem ve kabir azabından sana sığınırım. Sabahleyin de: Asbahnâ ve asbaha'l-mülkü lillâh... diye başlayarak aynı duayı okurdu. (Müslim, Zikir, 74)

Riyazus-Salihin 1456

وعنْ عبدِ الله بنِ خُبَيْبٍ -بضَمِّ الْخَاءِ المُعْجَمَةِ- رضي الله عنه قالَ: قالَ لي رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: اقْرَأْ: ﴿قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ﴾ والمعوِّذَتَيْنِ حِينَ تُمْسِي وَحِينَ تُصْبِحُ، ثَلاَثَ مَرَّاتٍ تَكْفِيكَ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ.

Abdullah ibni Hubeyb (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana şöyle buyurdu: "Akşam ve sabah Kul hüvallahu ehad ile Nâs ve Felak sûrelerini üçer sefer oku. Bunlar her türlü fenalık ve sana gelebilecek zararlara karşı sana yeter." (Ebû Dâvûd, Edeb, 101)

Riyazus-Salihin 1457

وعنْ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ رضي الله عنه قالَ: قالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: مَا مِنْ عَبْدٍ يقُولُ في صَبَاحِ كُلِّ يَوْمٍ وَمَساء كُلِّ لَيْلَةٍ: بِسْمِ الله الَّذِي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ في الأَرْضِ وَلا في السَماءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ، ثَلاَثَ مَرَّاتٍ، إلاَّ لَمْ يَضُرَّهُ شَيءٌ.

Osman ibni Affan (Allah ondan razı olsun)'dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Kim her sabah ve akşam üç defa Bismillâhillezî lâ yedurru mea'smihî şey'ün fi'l-ardı velâ fi's-semâi ve hüve's-semîu'l-alîm = İsmiyle birlikteyken yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın adıyla; O, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir, derse ona hiçbir şey zarar veremez." (Ebû Dâvûd, Edeb, 101)

Riyazus-Salihin 1458