عَنْ أَبِي الْمُنْذِرِ أُبَيِّ بْنِ كَعْبٍ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: لَا تَسُبُّوا الرِّيحَ، فَإِذَا رَأَيْتُمْ مَا تَكْرَهُونَ، فَقُولُوا: اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ هَذِهِ الرِّيحِ، وَخَيْرِ مَا فِيهَا، وَخَيْرِ مَا أُمِرَتْ بِهِ، وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ هَذِهِ الرِّيحِ، وَشَرِّ مَا فِيهَا، وَشَرِّ مَا أُمِرَتْ بِهِ.
Ebu Münzir Übey ibni Ka'b (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Rüzgâra sövmeyiniz. Hoşunuza gitmeyen bir hâlini gördüğünüzde: ‘Allahümme innâ nes'elüke min hayri hâzihi'r-rîhi ve hayri mâ fîhâ ve hayri mâ ümiret bihî. Ve neûzü bike min şerri hâzihi'r-rîhi ve şerri mâ fîhâ ve şerri mâ ümiret bihî = Allahım! Senden bu rüzgârın hayrını, içinde bulunanların hayrını ve yapmakla emrolunduğu şeylerin hayrını isteriz. Bu rüzgârın şerrinden, içinde bulunanların şerrinden ve yapmakla emrolunduğu şeylerin şerrinden sana sığınırız.’ deyiniz.” (Tirmizî, Fiten, 65)
Riyazus-Salihin 1729
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: الرِّيحُ مِنْ رَوْحِ الله، تَأْتِي بِالرَّحْمَةِ، وَتَأْتِي بِالْعَذَابِ، فَإِذَا رَأَيْتُمُوهَا فَلَا تَسُبُّوهَا، وَسَلُوا الله خَيْرَهَا، وَاسْتَعِيذُوا بِاللهِ مِنْ شَرِّهَا.
Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim, dedi: “Rüzgâr Allah'ın rahmetindendir. Bazen rahmet, bazen de azap getirir. Rüzgârı gördüğünüzde ona sövmeyiniz. Allah'tan onun hayrını isteyiniz, şerrinden de Allah'a sığınınız.” (Ebu Dâvûd, Edep, 104)
Riyazus-Salihin 1730
وَعَنْ عَائِشَةَ رضي الله عنها قَالَتْ: كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا عَصَفَتِ الرِّيحُ قَالَ: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَهَا، وَخَيْرَ مَا فِيهَا، وَخَيْرَ مَا أُرْسِلَتْ بِهِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهَا، وَشَرِّ مَا فِيهَا، وَشَرِّ مَا أُرْسِلَتْ بِهِ.
Âişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: “Rüzgâr şiddetlendiği zaman Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: ‘Allahümme innî es'elüke hayrahâ ve hayra mâ fîhâ ve hayra mâ ürsilet bihî, ve eûzü bike min şerrihâ ve şerri mâ fîhâ ve şerri mâ ürsilet bihî = Allahım! Senden bu rüzgârın hayrını, içinde bulunanların hayrını ve kendisiyle gönderilenlerin hayrını isterim. Bu rüzgârın şerrinden, içinde bulunanların şerrinden ve kendisiyle gönderilenlerin şerrinden sana sığınırım.’” (Müslim, İstiska, 15)
Riyazus-Salihin 1731