وَعَن ابْنِ عَبَّاسٍ رضي الله عنهما قال: قال رسولُ الله صلى الله عليه وسلم لأَشَجِّ عَبْدِ الْقَيْسِ: إنَّ فِيكَ خَصْلَتَيْنِ يُحِبهُمَا اللهُ: الحِلْمُ وَالأناةُ.
İbni Abbas (Allah onlardan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Abdülkays oğullarından Eşecc’e: “Sende Allah’ın sevdiği iki özellik vardır: Yumuşak huyluluk ve acele etmeden sabırla hareket etmek.” buyurdu. (Müslim, İman 25)
Riyazus-Salihin 632
وعن عائشة رضي اللهُ عَنْهَا قالت: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إن الله رفِيقٌ يُحِبُّ الرِّفْقَ في الأمر كُلِّهِ.
Aişe (Allah ondan razı olsun)’dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah kullarına merhametle ve büyük lütfuyla muamele eder. Bütün işlerde de kolaylık ve yumuşaklık gösterilmesinden memnun olur.” (Buhârî, Edeb 35; Müslim, Birr 48)
Riyazus-Salihin 633
وعنها، أن النبي ﷺ قال: إن الله رَفِيقٌ يُحِبُّ الرِّفقَ، وَيُعْطِي عَلى الرِّفْق ما لا يُعْطي عَلى العُنفِ، وَمَا لا يُعْطي عَلى ما سِواه.
Yine Âişe (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah yumuşaktır, yumuşaklığı sever. Yumuşak davranış karşılığında, sertliğe ve başka hiçbir şeye vermediğini verir.”
Riyazus-Salihin 634
وعنها أن النبي ﷺ قال: إن الرِّفق لا يَكُونُ في شَيْءٍ إلا زَانهُ، وَلاَ يُنْزَعُ مِنْ شَيْءٍ إلا شانهُ.
Yine Âişe (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yumuşaklık hangi şeyde bulunursa onu güzelleştirir; hangi şeyden çıkarılırsa onu çirkinleştirir.”
Riyazus-Salihin 635
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: بَال أَعْرَابي في المسجِدِ، فَقَامَ النَّاسُ إلَيْهِ لِيَقَعُوا فِيهِ، فقال النبي ﷺ: دَعُوهُ وَأَرِيقوا عَلى بَوْلِهِ سَجْلاً مِنْ مَاءٍ، أوْ ذَنوباً مِن مَاءٍ، فَإنما بُعِثْتُمْ مُيَسِّرِينَ وَلَمْ تُبْعَثُوا مُعَسِّرِين.
Ebû Hüreyre (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir bedevî mescitte küçük abdestini bozdu. İnsanlar onu azarlamak üzere ayağa kalktılar. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Onu bırakın ve idrarının üzerine bir kova veya büyük bir kova dolusu su dökün. Çünkü siz kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz, zorlaştırıcılar olarak gönderilmediniz.”
Riyazus-Salihin 636
وعن أنس رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: يَسِّرُوا وَلا تُعَسِّرُوا، وَبَشِّرُوا وَلا تُنَفِّرُوا.
Enes (Allah ondan razı olsun)'dan rivâyet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” (Buhârî, İlim 11; Müslim, Cihad 6)
Riyazus-Salihin 637
وعن جرير بن عبد الله رضي الله عنه قال: سمعتُ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: مَنْ يُحْرَمِ الرِّفْقَ يُحْرَمِ الخَيْرَ كُلَّهُ.
Cerîr İbni Abdullah (Allah ondan razı olsun), Rasûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken dinledim, demiştir: “Yumuşak ve kolaylaştırıcı davranmaktan mahrum kalmış kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmış olur.” (Müslim, Birr 74)
Riyazus-Salihin 638
وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رَجُلاً قال للنبيِّ صلى الله عليه وسلم: أَوْصِني. قال: لا تَغْضَبْ. فَرَدَّدَ مِرَاراً، قال: لا تَغْضَبْ.
Ebû Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'dan rivâyet edildiğine göre bir adam Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip “Bana tavsiyede bulun” dedi. O da “Kızma” buyurdu. Adam sözünü birkaç defa tekrarladı. Rasûlullah da her defasında “Kızma, öfkelenme” buyurdu. (Buhârî, Edeb 76)
Riyazus-Salihin 639
وعن أبي يَعلَى شدَّاد بن أوس رضي الله عنه، عن رسولِ الله صلى الله عليه وسلم قال: إن الله كَتَبَ الإحسان عَلى كُلِّ شَيءٍ، فإذا قَتَلتُم فَأَحْسِنُوا القِتْلَةَ، وَإذا ذَبَحْتُمْ فَأَحْسِنُوا الذِّبْحَةَ، وَليُحِدَّ أَحَدُكُم شَفْرَتَه، وَليُرِح ذِبيحَتَهُ.
Ebu Yala Şeddad ibni Evs (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah her varlığa karşı iyi davranılmasını emretmiştir. Öyleyse canlı bir varlığı öldürmeniz gerektiğinde, öldürmeyi bile işkence verici ve eziyet edici şekilde değil, güzel bir şekilde yapın. Bir hayvanı boğazladığınızda da ona eziyet vermeksizin güzel bir şekilde kesin. Bu işi yapacak olan kimse bıçağını iyice bilesin de hayvanına eziyet çektirmesin.”
Riyazus-Salihin 640
وعن عائشة رضي اللهُ عَنْهَا قالت: مَا خُيِّرَ رسول الله صلى الله عليه وسلم بَينَ أمرينِ قَطُّ إلا أخذ أَيسَرَهُمَا مَا لَم يَكُن إثما، فَإن كان إثما كان أَبعَدَ النَّاس مِنْهُ، وَمَا انتَقَمَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم لِنَفْسِهِ في شَيءٍ قَطُّ، إلا أن تُنتَهكَ حُرْمَةُ اللَّهِ، فَيَنْتَقِمَ للّه تعالى.
Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) iki şeyden birini yapma konusunda serbest bırakıldığı zaman, günah olmadığı sürece mutlaka en kolay olanını tercih ederdi. Yapılacak iş günah ise ondan daima en uzak kalan kendisi olurdu. Allah’ın yasakları çiğnenmediği sürece şahsı adına hiçbir şeyden intikam almamış; Allah’ın yasağı çiğnenmişse onun cezasını mutlaka Allah için vermiştir.
Riyazus-Salihin 641
وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال: قال رسولُ اللّه صلى الله عليه وسلم: ألا أُخْبِرُكُمْ بِمَنْ يَحْرُمُ عَلى النَّارِ، أَوْ بِمَنْ تَحْرُمُ عَليْهِ النَّارُ؟ تَحْرُمُ عَلى كُلِّ قَرِيبٍ هَيِّنٍ لَيِّنٍ سَهْلٍ.
İbni Mes’ud (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Cehenneme kimin haram olduğunu veya cehennemin kime haram olduğunu size haber vereyim mi? Cehennem, insanlara yakın, uysal, yumuşak huylu ve kolaylık gösteren herkese haramdır.”
Riyazus-Salihin 642