HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

SABAH NAMAZININ SÜNNETİNİN ÖNEMİ

4 hadis

عن عائشة رضي الله عنها أن النبي صلى الله عليه وسلم كان لا يدع أربعاً قبل الظهر، وركعتين قبل الغداة.

Aişe (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), öğle namazının farzından önceki dört rekât ile sabah namazının farzından önce kılmış olduğu iki rekâtı hiç terk etmezdi. (Buhari, Teheccüd 34)

Riyazus-Salihin 1100

وعنها قالت: لم يكن النبي صلى الله عليه وسلم على شيء من النوافل أشد تعاهداً منه على ركعتي الفجر.

Yine Aişe (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), nafile namazların hiçbiri hakkında sabah namazının iki rekât sünneti derecesinde titiz değildi. (Buhari, Teheccüd 27; Müslim, Müsafirin 94)

Riyazus-Salihin 1101

وَعَنْها عَنِ النَّبِيِّ ﷺ، قالَ: رَكْعَتا الفَجْرِ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيا وَمَا فِيهَا. وفي رواية: لَهُمَا أَحَبُّ إليَّ مِنَ الدُّنْيَا جَميعاً.

Yine Aişe (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Sabah namazının iki rekat sünneti dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.” (Müslim, Müsafirin 96) Yine Müslim’in diğer bir rivayetinde, “Sabah namazından önce kılınan iki rekat bana bütün dünyadan daha sevimlidir.” (Müslim, Müsafirin 97)

Riyazus-Salihin 1102

وعَنْ أبي عبدِ الله بِلالِ بنِ رَبَاحٍ، رضي الله عنه، مُؤَذِّنِ رسولِ الله ﷺ: أنّهُ أَتى رَسُولَ الله ﷺ لِيُؤذِنه بِصَلاةِ الغدَاةِ، فَشَغَلَتْ عَائِشَةُ بِلالاً بِأَمْرٍ سَأَلَتهُ عَنْهُ، حَتَّى أَصْبَحَ جِدًّا، فَقَامَ بِلالٌ فآذَنَهُ بالصَّلاةِ، وتَابَعَ أذَانَهُ، فَلَم يَخرُج رَسُولُ الله ﷺ، فلما خرَج صَلَّى بِالنَّاسِ، فَأَخبَرَهُ أَنَّ عائِشَةَ شَغَلَتْهُ بِأَمْرٍ سَأَلَتهُ عَنْهُ حَتَّى أَصبَحَ جِدًّا، وَأَنَّهُ أَبْطَأَ عَلَيهِ بِالخُرُوجِ، فَقَالَ - يَعْني النَّبِيَّ ﷺ -: إنِّي كُنْتُ رَكَعْتُ رَكْعَتَي الفَجْرِ، فقالَ: يا رسولَ الله إنَّكَ أَصْبَحْتَ جدًّا! قَالَ: لَوْ أصْبَحْتُ أَكْثَرَ مِمَّا أصبَحتُ، لَرَكَعْتُهُما، وَأحْسَنْتُهُمَا، وَأَجْمَلْتُهُمَا.

Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in müezzini Ebu Abdullah Bilal ibni Rebah (Allah Ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre, kendisi bir gün Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e namaz vaktinin girdiğini bildirmeye gitmişti. Fakat Aişe (Allah Ondan razı olsun) validemiz Bilal’e bazı şeyler sorarak ortalık epey ağarıncaya kadar onu meşgul etmişti. Bunun üzerine Bilal namaz vaktinin girdiğini haber verdi. Hz. Peygamber namaza çıkmayınca Bilal namaz vaktinin girdiğini tekrar haber verdi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) mescide gelerek sabah namazını kıldırdı. O zaman Bilal Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e durumu anlatarak Hz. Aişe’nin kendisini ortalık ağarıncaya kadar meşgul ettiğini bildirdi ve aynı zamanda Peygamberimizin de neden geç kaldığını sordu. O zaman Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem), “Sabah namazının iki rekat sünnetini kılıyordum” dedi. “İyi ama namaza çok geç geldiniz” deyince Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem), “Şayet daha da geç kalsaydım yine de bu iki rekat sünneti güzelce ve pek iyi bir şekilde kılardım” buyurdular. (Ebu Davut, Tatavvu 3)

Riyazus-Salihin 1103