عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: إِنَّ اللهَ قَالَ: مَنْ عَادَى لِي وَلِيًّا فَقَدْ آذَنْتُهُ بِالْحَرْبِ، وَمَا تَقَرَّبَ إِلَيَّ عَبْدِي بِشَيْءٍ أَحَبَّ إِلَيَّ مِمَّا افْتَرَضْتُ عَلَيْهِ، وَمَا يَزَالُ عَبْدِي يَتَقَرَّبُ إِلَيَّ بِالنَّوَافِلِ حَتَّى أُحِبَّهُ، فَإِذَا أَحْبَبْتُهُ، كُنْتُ سَمْعَهُ الَّذِي يَسْمَعُ بِهِ، وَبَصَرَهُ الَّذِي يُبْصِرُ بِهِ، وَيَدَهُ الَّتِي يَبْطِشُ بِهَا، وَرِجْلَهُ الَّتِي يَمْشِي بِهَا، وَإِنْ سَأَلَنِي لَأُعْطِيَنَّهُ، وَلَئِنِ اسْتَعَاذَنِي لَأُعِيذَنَّهُ.
Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “Allah şöyle buyurmuştur,” dedi: “Her kim benim dostum olan kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp açarım. Kulum bana, kendisine farz kıldığım ibadetlerden daha sevimli bir şeyle yakınlık sağlayamaz. Kulum bana, farzlarla birlikte işlediği nafile ibadetlerle durmadan yaklaşır; nihayet ben onu severim. Kulumu sevince de adeta onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden her ne isterse onu mutlaka veririm. Bana sığınırsa da onu korurum.” (Buhari, Rikak 38)
Riyazus-Salihin 387
وَعَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ: إِذَا أَحَبَّ اللَّهُ الْعَبْدَ نَادَى جِبْرِيلَ: إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ فُلَانًا فَأَحْبِبْهُ، فَيُحِبُّهُ جِبْرِيلُ، ثُمَّ يُنَادِي جِبْرِيلُ فِي السَّمَاءِ، فَيَقُولُ: إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ فُلَانًا فَأَحِبُّوهُ، فَيُحِبُّهُ أَهْلُ السَّمَاءِ، ثُمَّ يُوضَعُ لَهُ الْقَبُولُ فِي الْأَرْضِ.
وَفِي رِوَايَةٍ لِمُسْلِمٍ: إِنَّ اللَّهَ إِذَا أَحَبَّ عَبْدًا دَعَا جِبْرِيلَ، فَقَالَ: إِنِّي أُحِبُّ فُلَانًا فَأَحْبِبْهُ، قَالَ: فَيُحِبُّهُ جِبْرِيلُ، ثُمَّ يُنَادِي فِي السَّمَاءِ فَيَقُولُ: إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ فُلَانًا فَأَحِبُّوهُ، فَيُحِبُّهُ أَهْلُ السَّمَاءِ، ثُمَّ يُوضَعُ لَهُ الْقَبُولُ فِي الْأَرْضِ، وَإِذَا أَبْغَضَ عَبْدًا دَعَا جِبْرِيلَ، فَيَقُولُ: إِنِّي أُبْغِضُ فُلَانًا فَأَبْغِضْهُ، فَيُبْغِضُهُ جِبْرِيلُ، ثُمَّ يُنَادِي فِي أَهْلِ السَّمَاءِ: إِنَّ اللَّهَ يُبْغِضُ فُلَانًا فَأَبْغِضُوهُ، فَيُبْغِضُهُ أَهْلُ السَّمَاءِ، ثُمَّ تُوضَعُ لَهُ الْبَغْضَاءُ فِي الْأَرْضِ.
Yine Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah bir kulu sevdiği zaman Cebrail’e, ‘Allah filanı seviyor, onu sen de sev’ diye emreder. Cebrail de o kulu sever. Sonra gök halkı olan meleklere, ‘Gerçekten Allah filanı seviyor, onu siz de seviniz!’ diye hitap eder.
Göklerdekiler de o kimseyi severler. Sonra da yeryüzündekilerin gönlünde o kimseye karşı bir sevgi uyanır.”
Müslim’in değişik bir rivayetinde: Allah bir kulu sevdiği zaman Cebrail’e, “Ben filanı seviyorum, sen de sev” diye emreder. Cebrail de onu sever ve gök halkına, “Allah filan kimseyi seviyor, siz de seviniz” der. Gökte bulunanlar onu severler. Sonra da yeryüzündekilerin kalplerine o kimsenin sevgisi yerleşmeye başlar.
Allah bir kuluna buğzederse Cebrail’e, “Ben falanı sevmiyorum, sen de sevme” diye emreder. Cebrail de onu sevmez. Sonra Cebrail gök halkına, “Allah filan kişiyi sevmiyor, siz de sevmeyin” der. Göktekiler de o kimseyi sevmezler. Sonra yeryüzündekilerin gönlünde de o kimseye karşı bir kin ve nefret uyanır.”
Riyazus-Salihin 388
عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا أَنَّ النَّبِيَّ ﷺ بَعَثَ رَجُلًا عَلَى سَرِيَّةٍ، وَكَانَ يَقْرَأُ لِأَصْحَابِهِ فِي صَلَاتِهِمْ، فَيَخْتِمُ بِـ﴿قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ﴾، فَلَمَّا رَجَعُوا ذَكَرُوا ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ ﷺ، فَقَالَ: سَلُوهُ لِأَيِّ شَيْءٍ يَصْنَعُ ذَلِكَ؟ فَسَأَلُوهُ، فَقَالَ: لِأَنَّهَا صِفَةُ الرَّحْمَنِ، فَأَنَا أُحِبُّ أَنْ أَقْرَأَ بِهَا، فَقَالَ النَّبِيُّ ﷺ: أَخْبِرُوهُ أَنَّ اللَّهَ يُحِبُّهُ.
Aişe (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ashabtan bir kişiyi askerî bir bölüğe komutan tayin edip bir gazaya göndermişti. Bu zat her imam olduğunda namazını zammı surelerden İhlas suresini okuyarak, rekatları tamamlardı. Dönüşte durumu Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e haber verdiler. O da, “Niçin böyle yaptığını sorunuz?” buyurdu. Onlar da sorunca:
“İhlas suresi Rahman’ın sıfatlarını içeriyor. Bu sebeple ben onu okumayı severim” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem), “Allah’ın da onu sevdiğini kendisine müjdeleyiniz” buyurdu.
Riyazus-Salihin 389