عن أبي سعيدٍ الخُدْرِيِّ رضي الله عنه قال : قال رسولُ الله صلى الله عليه وسلم : إن مِنْ أَشَرِّ النَّاسِ عِندَ الله مَنْزِلَةً يَوْمَ الْقِيَامَةِ الرَّجُلَ يُفْضِي إلى المَرْأَةِ وَتُفْضِي إلَيْهِ ثُمَّ يَنْشُرُ سِرَّهَا
Ebu Said el-Hudri (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kıyamet günü Allah katında insanların en şerlilerinden olanı, karısıyla ilişkiye girdikten ve karısı da onunla ilişkiye girdikten sonra onun sırrını başkasına anlatan kimsedir.”
Riyazus-Salihin 685
وعن عبدِ الله بن عمر رضي اللهُ عَنْهُما أن عمرَ رضي الله عنه حينَ تَأَيَّمَتْ بِنْتُهُ حَفْصَةُ قال : لَقِيتُ عُثْمَان بْنَ عَفَّان، فَعَرَضْتُ عَلَيْهِ حَفْصَةَ فَقلتُ : إن شِئْتَ أنكَحْتُكَ حَفْصَةَ بِنتَ عُمَرَ؟ قال : سَأَنْظُرُ في أمري. فَلَبِثْتُ لَيَالِيَ، ثُمَّ لَقِيَني، فقال : قَدْ بَدَا لي أن لاَ أَتَزَوَّجَ يَوْمِي هذا. فَلَقِيتُ أبا بَكْرٍ الصِّدِّيقَ، فقلت : إن شِئْتَ أنكَحْتُكَ حَفْصَةَ بِنْتَ عُمَرَ، فَصَمَتَ أَبو بَكْرٍ، فَلَمْ يَرْجِعْ إليَّ شَيْئاً! فَكُنْتُ عَلَيْهِ أَوْجَدَ مِنِّي عَلى عُثْمَان، فَلَبِثْتُ لَيَالِيَ، ثُمَّ خَطَبَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم، فَأنكَحْتُها إيَّاهُ. فَلَقِيَني أَبُو بَكْرٍ فقال : لَعَلَّكَ وَجَدْتَ عَلَيَّ حِينَ عَرَضْتَ عَلَيَّ حَفْصَةَ فَلَمْ أَرْجِعْ إلَيْكَ شَيْئاً؟ فقلت: نَعَمْ. قال : فَإنهُ لَمْ يَمْنَعْني أن أَرْجِعَ إلَيْكَ فِيمَا عَرَضْتَ عَلَيَّ إلا أني كُنْتُ عَلِمْتُ أن النبي صلى الله عليه وسلم ذَكَرَها فَلَمْ أَكُنْ لأُفْشِيَ سِرَّ رسولِ الله صلى الله عليه وسلم، وَلَوْ تَرَكها النبيُّ صلى الله عليه وسلم لَقَبِلْتُهَا.
Abdullah İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Hz. Ömer’in kızı Hafsa dul kalınca dedi ki: Osman İbni Affan’a rastladım, kızımdan bahsettim. “İstersen sana Hafsa binti Ömer’i nikâhlayayım” dedim. O da, “Hele bir durumuma bakayım” dedi. Birkaç gün bekledim. Sonra karşılaştığımızda, “Bana öyle geliyor ki şimdilik evlenme durumunda değilim” dedi. Sonra Ebu Bekir’e rastladım. Ona da, “İstersen kızım Hafsa’yı sana nikâhlayayım” dedim. Sustu, hiç cevap vermedi. Bu sebeple ona, Osman’a gücendiğimden daha fazla kızdım.
Aradan birkaç gün geçtikten sonra Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Hafsa’ya talip oldu, ben de onu kendisine nikâhladım. O sırada Ebu Bekir’le karşılaştım. Bana, “Hafsa’yla evlenmemi istediğin, benim de sana cevap vermediğim zaman herhâlde bana darılmışsındır” dedi. Ben de, “Evet” diye cevap verdim. Bunun üzerine Ebu Bekir şunları söyledi: “Bana bu konuyu açtığında kızınla evlenmeme mâni olacak bir şey yoktu. Lakin Hz. Peygamber’in Hafsa’yla evlenmekten söz ettiğini biliyordum. Rasûlullah’ın sırrını ifşa edemezdim. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Hafsa’yla evlenmekten vazgeçseydi ben onunla evlenmeyi kabul ederdim.”
Riyazus-Salihin 686
وعن عائشة رضي اللهُ عَنْهَا قالتْ : كُنَّ أَزْواجُ النَّبيِّ صلى الله عليه وسلم عِنْدَهُ، فَأَقْبَلَتْ فَاطِمَة رضي اللهُ عَنْهَا تَمْشِي، مَا تخْطِىءُ مِشْيَتُهَا مِنْ مِشْيَةِ رسولِ الله صلى الله عليه وسلم شَيْئاً فَلَمَّا رَآها رَحَّبَ بِها وقال : مَرْحَباً بِابْنَتي. ثُمَّ أَجْلَسَهَا عَنْ يَمِينِهِ أَوْ عَنْ شِمَالِهِ، ثُمَّ سَارَّهَا فَبَكَتْ بُكَاءً شَدِيداً، فَلَمَّا رَأَى جَزَعَها، سَارَّهَا الثَّانِيَةَ فَضَحِكَتْ، فَقلتُ لَهَا: خَصَّكِ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم مِنْ بَيْنِ نِسَائِهِ بِالسِّرَارِ، ثُمَّ أنت تَبْكِينَ؟ فَلَمَّا قَامَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم سَأَلْتُهَا : مَا قال لكِ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم؟ قالت : مَا كُنْتُ أَفْشِي عَلى رسولِ الله سِرَّهُ. فَلَمَّا تُوُفِّيَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم قلتُ : عَزَمْتُ عَلَيْكِ بِمَا لِي عَلَيْكِ مِنَ الحَقِّ، لَمَا حَدَّثْتِني ما قال لكِ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم؟ فقالت : أَمَّا الآن فَنَعَمْ، أَمَّا حِينَ سَارَّني في المَرَّةِ الأولى فَأَخْبَرَني أن جِبْرِيلَ كان يُعَارِضُهُ القرآن في كُلِّ سَنَةٍ مَرَّةً أَوْ مرَّتَيْنِ، وَإنهُ عَارَضَهُ الآن مَرَّتَيْنِ، وَإني لا أُرَى الأجَلَ إلا قَدِ اقْتَرَبَ، فَاتَّقِي الله وَاصْبِري، فَإنهُ نِعْمَ السَّلَفُ أنا لَكِ، فَبَكَيْتُ بُكَائِي الَّذِي رَأَيْتِ. فَلَمَّا رَأَى جَزَعي سَارَّني الثَّانِيَةَ، فقال : يَا فَاطِمَةُ أَمَا تَرْضَيْنَ أن تكوني سَيِّدَةَ نِسَاءِ المُؤْمِنِينَ، أَوْ سَيِّدَةَ نِسَاءِ هذِه الأمة؟ فَضحِكتُ ضَحِكي الَّذِي رَأَيْتِ.
Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in hanımları onun yanında otururlarken Fatıma, tıpkı Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) gibi yürüyerek çıkageldi. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) onu görünce sevindi ve “Merhaba kızım” diyerek sağına veya soluna oturttu. Sonra Fatıma’nın kulağına bir şeyler fısıldadı. Bunun üzerine Fatıma yüksek sesle ağladı. Onun aşırı üzüntüsünü görünce kulağına bir şey daha fısıldadı. Bu defa Fatıma güldü.
Fatıma’ya, “Hanımları yanındayken Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sadece sana bir sır verdi, sen de ağladın” dedim. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) kalkıp gidince, “Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sana ne söyledi?” diye sordum. Fatıma, “Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in sırrını kimseye söylemem” dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) vefat edince de:
“Senin üzerindeki analık hakkıma dayanarak Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in sana verdiği sırrı bana söylemeni istiyorum” dedim. Fatıma da:
“Şimdi olabilir” dedi ve şunları söyledi: “Rasûlullah ilk olarak kulağıma söylediği gizli sözünde, ‘Her sene Cibril benimle Kur’an-ı Kerim’i bir veya iki defa baştan sona okurdu. Bu defa iki kere okudu. Bu yüzden ecelimin yaklaştığını sanıyorum. Allah’tan kork ve sabırlı ol. Ben senin için ne güzel bir öncüyüm’ buyurdu. Bunun üzerine ağlamıştım. Benim çok üzüldüğümü görünce kulağıma ikinci kez bir şeyler fısıldayarak, ‘Ya Fatıma! Mümin hanımların veya bu ümmetin hanımefendisi olmak istemez misin?’ buyurdu. O zaman da gördüğün gibi gülmüştüm.”
Riyazus-Salihin 687
وعن ثابت عن أنس رضي الله عنه قال: أتى عليَّ رسول الله صلى الله عليه وسلم وأنا ألعب مع الغلمان، فسلَّم علينا، فبعثني في حاجة، فأبطأت على أمي. فلما جئت قالت: ما حبسك؟ فقلت: بعثني رسول الله صلى الله عليه وسلم لحاجة. قالت: ما حاجته؟ قلت: إنها سر. قالت: لا تخبرنَّ بسر رسول الله صلى الله عليه وسلم أحدًا. قال أنس: والله لو حدثت به أحدًا لحدثتك به يا ثابت.
Sabit el-Bünanî’nin rivayet ettiğine göre, Enes ibni Malik (Allah ondan razı olsun) ona şunları söyledi:
“Ben çocuklarla oynarken Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) yanıma geldi. Bize selam verdi ve beni bir iş için gönderdi. Bu sebeple annemin yanına gecikerek döndüm. Eve varınca annem:
– Niçin geç kaldın? diye sordu.
– Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) beni bir iş için göndermişti, onun için geciktim, dedim. Annem:
– Neymiş o iş? deyince:
– Bu bir sırdır, dedim. Bunun üzerine annem:
– Rasûlullah’ın sırrını kimseye söyleme, dedi.
Enes bu olayı anlattıktan sonra Sabit el-Bünanî’ye şunları söyledi:
– Allah’a yemin ederim ki şayet bu sırrı birine söyleyecek olsaydım sana söylerdim, ey Sabit. (Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 145)
Riyazus-Salihin 688