HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

RAMAZAN ORUCU

7 hadis

وَعَنْ أَبي هُريرَةَ، رضي الله عنه، قَالَ: قالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: قَالَ الله عَزَّ وَجَلَّ: كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ لَهُ إلاَ الصِّيَامَ، فَإنَّهُ لي وأنا أَجْزِي بِهِ، وَالصِّيَامُ جُنَةٌ، فَإذا كَانَ يَوْمُ صَوْمِ أَحَدِكُمْ فَلا يَرْفُثْ وَلا يصخَبْ، فَإنْ سَابَّهُ أَحَدٌ أَوْ قَاتَلَهُ، فَلْيَقُلْ: إنِّي صَائِمٌ، وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لَخُلُوفُ فَمِ الصَائِمِ أَطْيَبُ عِنْدَ الله مِنْ رِيحِ المِسْكِ، لِلصَّائِمِ فَرْحَتَانِ يَفْرَحُهُمَا: إذا أَفْطَرَ فَرِحَ بِفِطْرِهِ، وَإذَا لَقِيَ رَبَّهُ فَرِحَ بِصَوْمِهِ. وفي روايةٍ له: يَترُكُ طَعَامَهُ، وَشَرَابَهُ، وشَهْوَتَهُ، مِنْ أجْلي، الصِّيَامُ لي وَأنا أَجْزِي بِهِ، وَالحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا. وفي روايةٍ لمسلم: كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ يُضَاعَفُ: الحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا إلى سَبْعِمِائةِ ضعْف. قال الله تعالى: إلاَّ الصَّوْم فَإنَّهُ لي وَأَنا أَجْزي بِهِ: يَدَعُ شَهْوَتَهُ وَطَعَامَهُ مِنْ أَجْلِي. لِلصَّائِمِ فَرْحَتَانِ: فَرْحَةٌ عِنْدَ فِطْرِهِ، وَفَرْحَةٌ عِنْدَ لِقَاءِ رَبِّهِ. وَلَخُلُوفُ فَمِهِ أَطْيَبُ عِنْدَ الله مِنْ رِيحِ المِسْكِ.

Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurmuştur: ‘Ademoğlunun oruç dışında her ameli kendisi içindir, oruç ise başka maksat ve gösteriş olamayacağı için sadece benim içindir. Önceden bildirilmiş ölçülerin çok üstünde olan mükafatla mükafatını da ben vereceğim. Oruç günah ve hastalıklara ve cehennem ateşine karşı bir siperdir. Biriniz oruçlu olduğunda kötü söz söylemesin ve kavga da etmesin, şayet birisi kendisine söver ve çatarsa ben oruçluyum desin. Muhammed’in canı elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anından birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.’” (Buhari, Savm, 9; Müslim, Sıyam, 163) Bu, Buhari’nin rivayetidir. Başka bir rivayetinde ise, Yüce Allah: “Oruçlu yemesini, içmesini ve nefsani arzularını sadece benim için terk ediyor. Dolayısıyla oruç sadece benim için yapılan bir ibadettir. Diğer iyilik ve ibadetlerin karşılığı on misli sevap olduğu halde orucun mükafatını bizzat ben, size bildirmediğim bir ölçü ve nispetle vereceğim.” buyurmuştur. Müslim’in başka bir rivayetinde ise: “Ademoğlunun her ameline kat kat sevap verilir, bir iyilik on mislinden yedi yüz misline kadar katlanır. Ancak oruç başka, onun mükafatını ben veririm. Çünkü oruçlu kimse yemesini, içmesini ve nefsani isteklerini sadece benim için terk eder. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anından birisi iftar ettiği zaman, diğeri ise orucunun sevabıyla Allah’a kavuştuğu andır. Oruçlunun ağız kokusu ise Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.” buyurmuştur. (Müslim, Sıyam, 164)

Riyazus-Salihin 1216

وعنهُ أنَّ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم قالَ: مَنْ أَنْفَق زَوْجَيْنِ في سَبِيلِ الله نُوديَ مِنْ أَبْوَابِ الجَنَّةِ: يَا عَبْدَ الله، هذا خَيْرٌ، فَمَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ الصَّلاةِ دُعِيَ مِنْ بَابِ الصَّلاةِ، وَمَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ الجِهَادِ دُعِيَ مِنْ بَابِ الجِهَادِ، وَمَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ الصَّيَامِ دُعِيَ مِنْ بَابِ الرَّيَّانِ، وَمَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ الصَّدَقَة دُعِيَ مِنْ بَابِ الصَّدَقَة. قال أبو بكرٍ رضي الله عنه: بِأَبِي أَنتَ وَأُمِّي يا رسولَ الله ما عَلى مَنْ دُعِيَ مِنْ تِلكَ الأبْوابِ مِنْ ضَرُورَةٍ، فهلْ يدعَى أَحَدٌ مِنْ تِلكَ الأبْوابِ كلّهَا؟ قال: نَعَم، وَأَرْجُو أَنْ تكونَ منهم.

Yine Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kim Allah yolunda çift çift harcamada bulunursa, yani yaptığı ibadet ve kullukları bol bol ve çeşit çeşit yaparsa, cennetin muhtelif kapılarının her birinden şöyle seslenilir: ‘Ey Allah’ın kulu, bu kapıdan girmen senin için daha hayırlıdır.’ Sürekli namaz kılanlar namaz kapısından, mücahidler cihad kapısından, oruçlular Reyyan kapısından, çok çok sadaka verenler de sadaka kapısından cennete girmeye çağrılırlar.” Ebubekir (Allah ondan razı olsun), “Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın Rasûlü, bu kapıların birinden çağrılan kimsenin diğer kapılardan çağrılmaya ihtiyacı yoktur, ama bu kapıların hepsinden çağrılacak kimse var mıdır?” dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz: “Evet vardır, senin de bunlardan olacağını ümit ediyorum.” buyurdu. (Buhari, Savm, 4; Müslim, Zekat, 85)

Riyazus-Salihin 1217

وعَنْ سهلِ بنِ سعد رضي الله عنه عنِ النَّبِيّ صلى الله عليه وسلم، قالَ: إنَّ في الجَنَّةِ بَاباً يُقَالُ لهُ: الرَّيَّانُ، يَدْخُلُ مِنهُ الصّائمُونَ يَومَ القِيامَةِ، لا يَدخلُ مِنْهُ أَحَدٌ غَيرُهُمْ، يقالُ: أَينَ الصَّائمونَ؟ فَيَقُومونَ، لا يدخلُ مِنْهُ أَحَدٌ غَيْرُهُمْ، فَإذَا دَخَلُوا أُغْلِقَ، فلَم يَدخلْ مِنْهُ أَحَدٌ.

Sehl ibni Sa’d (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Nebi (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede, diye çağrılır; onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girdikten sonra da kapı kapanır, artık oradan hiçbir kimse girmez.” (Buhari, Savm, 4; Müslim, Sıyam, 166)

Riyazus-Salihin 1218

وعَنْ أبي سَعيدٍ الخُدْريِّ، رضي الله عنه، قالَ: قالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: مَا مِنْ عَبْدٍ يَصُومُ يَوماً في سَبِيلِ الله إلاَّ بَاعَدَ الله بِذلكَ اليَومِ وَجْهَهُ عَنِ النّارِ سَبْعِينَ خَرِيفاً.

Ebu Said el-Hudrî (Allah Ondan razı olsun)’den bize aktarıldığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Herhangi bir kimse Allah rızası için bir gün oruç tutarsa Allah o kimsenin yüzünü Cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” (Buhari, Cihad, 36; Müslim, Sıyam, 167)

Riyazus-Salihin 1219

وعنْ أَبي هُرَيْرَةَ، رضي الله عنه، عَنِ النَّبِيّ صلى الله عليه وسلم قالَ: مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إيمَاناً واحْتِسَاباً، غُفِرَ لَهُ ما تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ.

Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kim inanarak ve sevabını da Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, İman, 28; Müslim, Sıyam, 203)

Riyazus-Salihin 1220

وعنهُ رضي الله عنه: أَنَّ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم قالَ: إذَا جَاءَ رَمَضَانُ، فُتِّحَتْ أَبْوَابُ الجَنَّةِ، وَغُلِّقَت أَبْوابُ النَّارِ، وصُفّدَتِ الشَّيَاطِينُ.

Yine Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincirlerle bağlanır.” (Buhari, Savm, 5; Müslim, Sıyam, 1)

Riyazus-Salihin 1221

وعنهُ: أَنَّ رسولَ الله ﷺ قالَ: صُوْمُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ، فإن غُبِّيَ عَليكم، فَأَكْمِلُوا عِدَّةَ شَعْبَانَ ثَلاثينَ. وفي روايةِ مسلم: فَإن غُمَّ عَليكم فَصُوموا ثَلاثِينَ يَوْماً.

Yine Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ramazan hilalini görünce oruç tutunuz, Şevval hilalini görünce oruca son veriniz. Ramazanın başlangıcı bulutlu güne rastlarsa Şabanı otuza tamamlayınız.” (Buhari, Savm, 11; Müslim, Sıyam, 4) Müslim’in bir rivayetinde Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Eğer Ramazanın başlangıcı bulutlu güne rastlarsa otuz gün oruç tutunuz.”

Riyazus-Salihin 1222