وعن عبدِ الله بن مسعُودٍ رضي الله عنه، عن النبيِّ صلى الله عليه وسلم قال: لاَ يَدْخُلُ الجَنَّةَ مَنْ كان في قَلْبِهِ مِثْقالُ ذَرَّةٍ مِنْ كِبْرٍ. فقال رَجُلٌ: إِنَّ الرَّجُلَ يُحِبُّ أن يَكُونَ ثَوْبُهُ حَسَنًا وَنَعْلُهُ حَسَنَةً. قال: إِنَّ الله جَمِيلٌ يُحِبُّ الجَمالَ، الكِبْرُ بَطَرُ الحَقِّ وَغَمْطُ النَّاسِ.
Abdullah ibni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kalbinde zerre kadar kibir olan kimse cennete giremez.” Bunun üzerine sahabiden biri: -İnsan elbise ve ayakkabısının güzel olmasını arzu eder, deyince Rasulullah şunları söyledi: “Allah güzeldir, güzeli sever, kibir ise hakkı kabul etmemek ve insanları hor ve küçük görmektir.” (Müslim, İman 147)
Riyazus-Salihin 612
وعن سلمة بن الأكوع رضي الله عنه، أن رجلاً أكل عند رسول الله صلى الله عليه وسلم بشماله، فقال: كُلْ بيمينك. قال: لا أستطيع! قال: لا استطعت. ما منعه إلا الكبر. قال: فما رفعها إلى فيه.
Seleme ibni Ekva’ (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir adam Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanında sol eliyle yemek yemişti de Resûlullah ona: “Sağ elinle ye” buyurdu. Adam: “Yapamıyorum” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de: “Yapamaz ol” buyurdu. Adamı sağ eliyle yemekten alıkoyan sadece kibir idi. Râvi der ki: Resûlullah’ın bu bedduasını alınca elini ağzına götüremez oldu. (Müslim, Eşribe 107)
Riyazus-Salihin 613
وعن حارثة بن وهب رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: ألا أخبركم بأهل النار؟ كل عتل جواظ مستكبر.
Hârise ibni Vehb (Allah ondan razı olsun), Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i şöyle buyururken dinledim, demiştir: “Size cehennemliklerin kimler olduğunu haber vereyim mi? Katı kalpli, kaba, malını hayırdan esirgeyen ve kibirli kimselerdir.” (Buhârî, Eymân 9; Müslim, Cennet 47)
Riyazus-Salihin 614
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: احتجت الجنة والنار، فقالت النار: في الجبارون والمتكبرون، وقالت الجنة: في ضعفاء الناس ومساكينهم. فقضى الله بينهما: إنك الجنة رحمتي، أرحم بك من أشاء، وإنك النار عذابي، أعذب بك من أشاء، ولكليكما علي ملؤها.
Ebû Saîd el-Hudrî (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Cennet ile cehennem münakaşa ettiler. Cehennem: Bende zorbalar ve kibirliler var, dedi. Cennet ise: Bende de zayıflar ve yoksullar var, dedi. Bunun üzerine Allah aralarını şöyle halletti: Ey cennet, sen benim rahmetimsin; seninle dilediğime merhamet ederim. Ey cehennem, sen de benim azabımsın; seninle dilediğime azap ederim. Ben ikinizi de dolduracağım.” (Müslim, Cennet 34)
Riyazus-Salihin 615
وعن أبي هُريرة رضي الله عنه أن رسولَ الله صلى الله عليه وسلم قال: لا يَنْظُرُ الله يَوْمَ القِيَامَةِ إلى مَنْ جَرَّ إزارَهُ بَطَراً.
Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kibrinden dolayı elbisesini sürüyerek yürüyen kimsenin yüzüne kıyamet günü Allah rahmet bakışıyla bakmaz.” (Buhari, Libas 1, Müslim, Libas 42)
Riyazus-Salihin 616
وعنه قال: قال رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: ثَلاَثَةٌ لاَ يُكَلِّمُهُمُ الله يَوْمَ القِيَامَةِ، وَلا يُزَكِّيهِمْ، وَلا يَنْظُرُ إلَيْهِمْ، ولَهُمْ عَذابٌ أَلِيمٌ: شَيْخٌ زان، وَمَلِكٌ كَذَّابٌ، وَعَائِلٌ مُستكْبِرٌ.
Yine Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Üç grup insan var ki Allah onlarla konuşmaz, onları temize çıkarmaz, suratlarına bile bakmaz. Bu sebeple onlara büyük azap hazırlanmıştır. Bu kimseler, zina eden ihtiyar, yalancı (veya zalim) hükümdar, kibirlenen fakirdir.” (Müslim, İman 172)
Riyazus-Salihin 617
وعنه قال: قال رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: قال اللهُ عَزَّ وَجَلَّ: العِزُّ إزَاري، والكِبْرِيَاءُ رِدَائي، فَمَنْ يُنازِعُني عَذَّبْتُه.
Yine Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: Allah şöyle buyurmuştur: “İzzet, şeref, yücelik ve kudret benim gömleğim, büyüklük benim elbisem sayılır. Bunlardan biri kendisinde varmış gibi davranan, bana ortak olmak isteyen olursa ona azap ederim.” (Müslim, Birr 136)
Riyazus-Salihin 618
وعَنْه أن رسولَ الله ﷺ قال : بَيْنَمَا رَجُلٌ يَمْشي في حُلَّةٍ تُعْجِبُهُ نَفْسُهُ، مُرَجِّلٌ رَأْسَهُ، يَخْتَال في مِشْيَتِهِ، إذْ خَسَفَ الله بِهِ، فهو يَتَجَلْجَلُ في الأرض إلى يَوْمِ القِيَامَةِ .
Yine Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Vaktiyle kendini beğenmiş bir adam güzel elbisesini giymiş, saçını tarayıp çalım satarak (böbürlenerek) yürüyordu. Bu yüzden Allah onu yerin dibine geçiriverdi. O da kıyamet gününe kadar yerin dibine geçip gitmektedir.” (Buhari, Enbiya 54, Müslim, Libas 49)
Riyazus-Salihin 619
وعن سَلَمَةَ بنِ الأكْوَعِ رضي الله عنه قال : قال رسولُ الله ﷺ : لاَ يَزَالُ الرَّجُلُ يَذْهَبُ بِنَفْسِهِ حَتَّى يُكْتَبَ في الجَبَّارِينَ، فَيُصِيبَهُ مَا أصابهُمْ .
Seleme ibni Ekva’ (Allah Ondan razı olsun)'den bildirildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Bir kimse kibirlene kibirlene zorbalar grubuna kaydedilir. Böylece onlara verilen ceza ona da verilmiş olur.” (Tirmizi, Birr 61)
Riyazus-Salihin 620