HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

ALLAH’TAN RAHMETİNİ ÜMİD ETMEK

3 hadis

وعن أبي هريرة رضي الله عنه، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم أنه قال: قال الله عز وجل: أنا عند ظن عبدي بي، وأنا معه حيث يذكرني، والله لله أفرح بتوبة عبده من أحدكم يجد ضالته بالفلاة، ومن تقرب إلي شبرًا، تقربت إليه ذراعًا، ومن تقرب إلي ذراعًا، تقربت إليه باعًا، وإذا أقبل إلي يمشي، أقبلت إليه أهرول.

Ebu Hüreyre’den (Allah ondan razı olsun) rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: Aziz ve Celil olan Allah: “Ben kulumun beni zannedip bildiği gibiyim. Beni hatırladığı yerde ben daima onunla beraberim. Rahmet ve yardımım onunla beraberdir. Allah’a yemin ederim ki kulunun tövbesinden dolayı Allah’ın hoşnutluğu sizden birinizin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden daha büyüktür. Bana bir karış yaklaşana ben bir arşın yaklaşırım, bir arşın yaklaşana bir kulaç yaklaşırım, bana yürüyerek gelene ben koşarak gelirim.”

Riyazus-Salihin 441

وعن جابرِ بنِ عبدِ الله رضي اللهُ عَنْهُما أنهُ سمعَ النبيَّ صلى الله عليه وسلم قَبْلَ مَوْتِهِ بثلاثَةِ أَيَّامٍ يقولُ: لاَ يمُوتَنَّ أحَدُكُم إلا وَهُوَ يُحْسِنُ الظَّنَّ بالله عزَّ وجلَّ .

Cabir ibni Abdullah (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Vefatından üç gün önce Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i şöyle buyururken işittim: “Her biriniz ölürken Allah’ın bağışlayıcı ve merhamet sahibi olduğunu hüsnü zan ederek yani güzel duygu ve beklentiler içinde olarak ölsün.” (Müslim, Cennet 81)

Riyazus-Salihin 442

وعن أنس قال : سمعتُ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم يقول: قال الله تعالى: يَا ابْنَ آدَمَ، إنكَ مَا دَعَوْتَني وَرَجَوْتَني غَفَرْتُ لَكَ عَلى مَا كان مِنكَ وَلا أُبَالي، يَا ابْنَ آدَمَ، لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَان السماءِ، ثم اسْتَغْفَرْتَني غَفَرتُ لَكَ وَلا أُبالي، يَا ابْنَ آدَمَ، إنكَ لَوْ أَتَيْتَني بِقُرابِ الأرض خطايا ثُمَّ لَقَيْتَني لا تُشْرِكُ بي شَيْئا لأتيْتُكَ بِقُرَابِهَا مَغْفِرَةً .

Enes (Allah Ondan razı olsun), ben Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i şöyle buyururken dinledim, dedi: Allah buyuruyor ki: “Ey Ademoğlu sen bana dua edip affedilmeni umduğun sürece sende bulunan günahlar ne kadar çok olursa olsun seni bağışlarım. Ey Ademoğlu günahların yerle gökleri dolduracak seviyeye ulaşsa benden bağışlanmanı istersen seni affedip bağışlarım. Ey Ademoğlu sen yeryüzünü dolduracak kadar günahla fakat bana hiçbir şeyi ortak tutmamış olduğun halde huzuruma gelirsen ben de seni yeryüzü dolusu bağışlama ile karşılarım.” (Tirmizi, Deavat 98)

Riyazus-Salihin 443