عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا دَعَا الرَّجُلُ امْرَأَتَهُ إِلَى فِرَاشِهِ فَلَمْ تَأْتِهِ فَبَاتَ غَضْبَانَ عَلَيْهَا لَعَنَتْهَا الْمَلَائِكَةُ حَتَّى تُصْبِحَ.
وَفِي رِوَايَةٍ لَهُمَا: إِذَا بَاتَتِ الْمَرْأَةُ هَاجِرَةً فِرَاشَ زَوْجِهَا لَعَنَتْهَا الْمَلَائِكَةُ حَتَّى تُصْبِحَ.
وَفِي رِوَايَةٍ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ مَا مِنْ رَجُلٍ يَدْعُو امْرَأَتَهُ إِلَى فِرَاشِهِ فَتَأْبَى عَلَيْهِ إِلَّا كَانَ الَّذِي فِي السَّمَاءِ سَاخِطًا عَلَيْهَا حَتَّى يَرْضَى عَنْهَا.
Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir erkek karısını yatağına çağırır da karısı gelmez ve erkek de ona dargın olarak gecelerse melekler o kadına sabaha kadar lanet ederler.” (Buhari, Bed’ül Halk 7; Müslim, Nikah 122)
Buhari ve Müslim’in başka bir rivayeti de şöyledir: “Kadın kocasının yatağını mazeretsiz olarak terk edip başka yerde gecelerse melekler sabaha kadar ona lanet ederler.” (Buhari, Nikah 85; Müslim, Nikah 120)
Müslim’in değişik bir rivayeti de şöyledir: “Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki bir erkek karısını yatağa çağırır da kadın gelmezse kocası ondan memnun oluncaya kadar kâinatın sahibi olan Allah o kadına gazap eder.” (Müslim, Nikah 121)
Riyazus-Salihin 283
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: لَا يَحِلُّ لِلْمَرْأَةِ أَنْ تَصُومَ وَزَوْجُهَا شَاهِدٌ إِلَّا بِإِذْنِهِ، وَلَا تَأْذَنَ فِي بَيْتِهِ إِلَّا بِإِذْنِهِ.
Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kadın kocası yanındayken onun izni olmadan nafile oruç tutamaz, kocasının izni olmadan bir kimseyi evine alamaz.” (Buhari, Nikah 86; Müslim, Zekat 84)
Riyazus-Salihin 284
عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، وَالْأَمِيرُ رَاعٍ، وَالرَّجُلُ رَاعٍ عَلَى أَهْلِ بَيْتِهِ، وَالْمَرْأَةُ رَاعِيَةٌ عَلَى بَيْتِ زَوْجِهَا وَوَلَدِهِ، فَكُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ.
İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Amir memurlarının çobanıdır. Erkek, aile ve çocuklarının çobanıdır. Kadın da evinin ve çocuklarının çobanıdır. O hâlde hepiniz birer çobansınız ve hepiniz idareniz altında bulunanlardan sorumlusunuz.” (Buhari, Cuma 11; Müslim, İmara 20)
Riyazus-Salihin 285
عَنْ أَبِي عَلِيٍّ طَلْقِ بْنِ عَلِيٍّ رضي الله عنه أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: إِذَا دَعَا الرَّجُلُ زَوْجَتَهُ لِحَاجَتِهِ فَلْتَأْتِهِ وَإِنْ كَانَتْ عَلَى التَّنُّورِ.
Ebu Ali Talk ibni Ali (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir koca, karısına ihtiyaç duyup da onu yanına çağırdığında kadın, ocak başında dahi olsa hemen kocasının yanına gelsin.” (Tirmizî, Radâ 10)
Riyazus-Salihin 286
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: لَوْ كُنْتُ آمِرًا أَحَدًا أَنْ يَسْجُدَ لِأَحَدٍ لَأَمَرْتُ الْمَرْأَةَ أَنْ تَسْجُدَ لِزَوْجِهَا.
Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emredecek olsaydım, kadının kocasına secde etmesini emrederdim.” (Tirmizî, Radâ 10)
Riyazus-Salihin 287
عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ رضي الله عنها قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: أَيُّمَا امْرَأَةٍ مَاتَتْ، وَزَوْجُهَا عَنْهَا رَاضٍ، دَخَلَتِ الْجَنَّةَ.
Ümmü Seleme’den (Allah ondan razı olsun) rivayet edildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Herhangi bir kadın, kocası kendisinden razı olduğu hâlde ölürse cennete girer.” (Tirmizî, Radâ 10)
Riyazus-Salihin 288
عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ رضي الله عنه قال: قال رسولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: لَا تُؤْذِي امْرَأَةٌ زَوْجَهَا فِي الدُّنْيَا إِلَّا قَالَتْ زَوْجَتُهُ مِنَ الْحُورِ الْعِينِ: لَا تُؤْذِيهِ، قَاتَلَكِ اللَّهُ! فَإِنَّمَا هُوَ عِنْدَكِ دَخِيلٌ يُوشِكُ أَنْ يُفَارِقَكِ إِلَيْنَا.
Muaz ibni Cebel (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Dünyada bir kadın kocasına eziyet eder ve onu üzerse, o erkeğin hurilerden olan hanımı o kadına şöyle seslenir: ‘Allah canını alsın! Üzme o adamı. O, senin yanında şimdilik misafirdir. Yakında senden ayrılıp bize kavuşacak.’” (Tirmizi, Rada 19)
Riyazus-Salihin 289
عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ رضي الله عنهما، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قال: مَا تَرَكْتُ بَعْدِي فِتْنَةً هِيَ أَضَرُّ عَلَى الرِّجَالِ مِنَ النِّسَاءِ.
Üsame ibni Zeyd (Allah onlardan razı olsun)’den bildirildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Benden sonra erkekler için bıraktığım en zararlı imtihan vesilesi kadınlardır.” (Buhari ve Müslim)
Riyazus-Salihin 290