عن أبي الخَطَّابِ قَتَادَةَ قال: قلتُ لأَنسٍ رضي الله عنه: أَكَانَتِ المُصَافَحَةُ في أَصْحَابِ رسولِ الله صلى الله عليه وسلم؟ قال: نَعَمْ.
Ebü'l-Hattab Katade şöyle demiştir: Ben Enes’e, Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in ashabı birbiriyle el sıkışır mıydı, diye sordum. O da evet diye cevap verdi. (Buhari, İstizan 27)
Riyazus-Salihin 885
وعَن أنسٍ رضي الله عنه قال: لمَّا جَاءَ أَهْلُ اليَمَنِ قال رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: قَدْ جَاءكُمْ أَهْلُ اليَمَنِ، وَهُمْ أَوَّلُ مَنْ جَاءَ بالمُصَافَحَةِ.
Enes (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Yemen halkı Medine’ye gelince Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Size Yemen halkı geldi, el sıkışmayı ilk başlatan onlardır.” (Ebu Davud, Edeb 143)
Riyazus-Salihin 886
وعن البَرَاءِ رضي الله عنه قال: قالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: ما مِنْ مُسْلِمَيْنِ يَلْتَقِيَانِ فَيَتَصَافَحَانِ إلا غُفِرَ لَهُمَا قَبْلَ أَنْ يَفْتَرِقَا.
Bera (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “İki müslüman birbiriyle karşılaşırlar da el sıkışırlarsa ikisi birbirinden ayrılmadan önce günahları bağışlanır.” (Ebu Davud, Edeb 143)
Riyazus-Salihin 887
وعن أنسٍ رضي الله عنه قال: قالَ رَجُلٌ: يا رسولَ الله، الرَّجُلُ مِنَّا يَلْقَى أَخَاهُ أَوْ صَدِيقَهُ، أَيَنْحَني لَهُ؟ قال: لا. قال: أَفيَلْتَزِمُهُ وَيُقَبِّلُهُ؟ قال: لا. قال: فَيَأْخُذُ بِيَدهِ وَيُصَافِحُهُ؟ قال: نَعَمْ.
Enes (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir adam:
- Ey Allah’ın Rasûlü, bizden bir kimse kardeşi veya arkadaşıyla karşılaştığında onun için eğilebilir mi? diye sordu. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem):
- Hayır, eğilemez, buyurdu. Adam:
- Ona sarılıp öpebilir mi? diye sordu. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem):
- Hayır, buyurdu. Bu defa adam:
- Elini tutup musafaha edebilir mi? dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem):
- Evet, buyurdu. (Tirmizi, İstizan 31)
Riyazus-Salihin 888
وعن صَفْوَانَ بن عَسَّالٍ رضي الله عنه قال: قال يَهُودِيٌّ لِصَاحِبِهِ: اذْهَبْ بنَا إلى هذا النَّبيِّ صلى الله عليه وسلم، فَأَتَيَا رسولَ الله صلى الله عليه وسلم، فَسَأَلاهُ عَنْ تِسْعِ آياتٍ بيِّنَاتٍ، فَذَكَرَ الحَديثَ إلى قَوْلِهِ: فَقَبَّلَا يَدَهُ وَرِجْلَهُ، وقالا: نَشْهَدُ أَنَّكَ نَبِيٌّ.
Safvân ibni Assâl (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir Yahudi, kendisi gibi Yahudi olan arkadaşına: “Gel, şu peygambere gidelim”, dedi. İkisi birden Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e geldiler ve ona dokuz açık mucizeyi sordular. Râvi, hadisin devamını nakletti ve sonunda şöyle dedi: Onun elini ve ayağını öperek: “Şehadet ederiz ki sen gerçekten bir peygambersin”, dediler. (Tirmizî, İsti’zân 33)
Riyazus-Salihin 889
وعن ابن عمر رضي الله عنهما، في قصةٍ قال فيها: فَدَنَوْنَا مِنَ النَّبيِّ صلى الله عليه وسلم فقبَّلْنَا يَدَهُ.
İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)’ın naklettiği uzunca bir hadisin bir bölümünde şöyle dedi: “Peygamber’e yaklaştık ve elini öptük.” (Ebû Dâvûd, Cihâd 96)
Riyazus-Salihin 890
وعن عائشة رضي الله عنها قالت: قَدِمَ زَيْدُ بنُ حَارِثَةَ المَدِينَةَ ورسولُ الله صلى الله عليه وسلم في بَيْتي، فأَتَاهُ فَقَرَعَ الْبَابَ، فَقَامَ إلَيْهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَجُرُّ ثَوْبَهُ، فاعْتَنَقَهُ وقَبَّلَهُ.
Âişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bizim evimizde iken Zeyd ibni Hârise Medine’ye gelmişti. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelip kapıyı çaldı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de elbisesini sürüyerek ayağa kalktı, onu kucakladı ve öptü. (Tirmizî, İsti’zân 32)
Riyazus-Salihin 891
وعن أبي ذرٍّ رضي الله عنه، قال: قال لي رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: لا تَحْقِرَنَّ مِنَ المَعْرُوفِ شَيْئاً، وَلَوْ أَنْ تَلْقَى أَخَاكَ بِوَجْهٍ طَلْقٍ.
Ebu Zer (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana: “Kardeşini güler yüzle karşılamak bile olsa iyilikten hiçbir şeyi küçük görme”, buyurdu.
Riyazus-Salihin 892
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قَبَّلَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم الحسنَ بنَ عَليٍّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا، فقال الأَقْرَعُ بن حَابِسٍ: إنَّ لي عَشْرَةً مِنَ الْوَلَدِ مَا قَبَّلْتُ مِنْهُمْ أَحَداً. فقالَ رَسولُ الله صلى الله عليه وسلم: مَنْ لاَ يَرْحَمْ لاَ يُرْحَمُ.
Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem), Hz. Ali’nin oğlu Hasan (Allah Ondan razı olsun)’ı öpmüştü. Bunun üzerine Akra ibni Habis: “Benim on tane çocuğum var, fakat bunlardan hiçbirini öpmedim”, dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz”, buyurdu.
Riyazus-Salihin 893