HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

HAC İLE ALAKALI BİLGİLER

14 hadis

وعن ابن عمرَ، رضي الله عنهما، أنَّ رسول الله ﷺ قال: بُني الإسلام على خمس: شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمداً رسول الله، وإقام الصلاة، وإيتاء الزكاة، وحج البيت، وصوم رمضان.

İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “İslam beş esas üzere kurulmuştur: Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhari, İman, 1; Müslim, İman, 19)

Riyazus-Salihin 1272

وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه، قَالَ: خَطَبَنَا رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ: يَا أَيُّهَا النَّاسُ، قَدْ فَرَضَ اللهُ عَلَيْكُمُ الْحَجَّ فَحُجُّوا. فَقَالَ رَجُلٌ: أَكُلَّ عَامٍ يَا رَسُولَ اللهِ؟ فَسَكَتَ، حَتَّى قَالَهَا ثَلَاثًا. فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: لَوْ قُلْتُ: نَعَمْ، لَوَجَبَتْ، وَلَمَا اسْتَطَعْتُمْ. ثُمَّ قَالَ: ذَرُونِي مَا تَرَكْتُكُمْ، فَإِنَّمَا هَلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ بِكَثْرَةِ سُؤَالِهِمْ، وَاخْتِلَافِهِمْ عَلَى أَنْبِيَائِهِمْ، فَإِذَا أَمَرْتُكُمْ بِشَيْءٍ فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ، وَإِذَا نَهَيْتُكُمْ عَنْ شَيْءٍ فَدَعُوهُ.

Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun) şöyle demişti: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bize bir gün bir konuşma yaptı ve ‘Ey insanlar! Allah size haccı farz kıldı, öyleyse haccedin.’ buyurdu. Sahabilerden biri: ‘Ya Rasulallah, her sene mi?’ diye sordu. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sustu, bu adam da sorusunu üç defa tekrarladı. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: ‘Evet deseydim her sene haccetmeniz farzolunurdu da siz de buna güç yetiremezdiniz.’ Sonra: ‘Söylemediğim şeyleri olduğu gibi bırakınız. Çünkü sizden öncekilerin (ümmetlerin) helak olmalarının sebebi, peygamberlerine çok soru sorup bu yüzden aldıkları cevaplar konusunda ihtilaf etmeleridir. Bundan dolayı size bir şey emredersem onu gücünüz yettiğince yerine getirin. Herhangi bir şeyi de yasaklarsam ondan kesin olarak kaçının.’ buyurdu. (Müslim, Hac, 412)

Riyazus-Salihin 1273

وَعَنْهُ قَالَ: سُئِلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم: أَيُّ الْعَمَلِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: إِيمَانٌ بِاللهِ وَرَسُولِهِ. قِيلَ: ثُمَّ مَاذَا؟ قَالَ: الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللهِ. قِيلَ: ثُمَّ مَاذَا؟ قَالَ: حَجٌّ مَبْرُورٌ.

Yine Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e, ‘En üstün amel hangisidir?’ diye soruldu da ‘Allah ve Rasûlüne iman etmektir.’ buyurdu. ‘Sonra hangisidir?’ denilince ‘Allah yolunda cihad etmektir.’ buyurdu. ‘Sonra hangisidir?’ denilince de ‘Kusursuz yerine getirilen, makbul olan hactır.’ buyurdular. (Buhari, İman, 18; Müslim, İman, 175)

Riyazus-Salihin 1274

وَعَنْهُ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: مَنْ حَجَّ، فَلَمْ يَرْفُثْ، وَلَمْ يَفْسُقْ، رَجَعَ كَيَوْمِ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ.

Yine Ebu Hureyre demiştir ki, ben Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Zina vb. büyük küçük günah işlemeden hac yapan kimse, annesinden doğduğu gündeki gibi günahsız olarak evine döner.” (Buhari, Hacc, 4; Müslim, Hacc, 438)

Riyazus-Salihin 1275

وعَنْه أنَّ رسولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قالَ: العُمْرةُ إلى العُمْرَةِ كَفَّارَةٌ لَما بَيْنَهُمَا، والحَجُّ المَبرُورُ لَيسَ لَهُ جَزَاءٌ إلاَّ الجَنَّةَ.

Yine Ebu Hureyre’den bize bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “İki umre arasında işlenecek günahlara sonraki yapılan umre keffarettir. Kusursuz yerine getirilen makbul haccın karşılığı ise ancak cennettir.” (Buhari, Umre, 1; Müslim, Hac, 437)

Riyazus-Salihin 1276

وعَنْ عَائشةَ رضي الله عنها قالتْ: قلتُ: يا رسولَ اللهِ، نَرَى الجِهَادَ أفضلَ العَمَلِ، أفَلا نُجَاهِدُ؟ فَقَالَ: لَكُنَّ أَفضَلُ الجِهَادِ حَجٌّ مَبرُورٌ.

Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü, en üstün amel olarak cihad etmeyi görüyoruz, öyle ise biz kadınlar cihad etmeyelim mi?” dedim. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem), “Öyledir ama siz kadınlar için cihadın en üstünü kusursuz olarak yerine getirilen makbul bir hacdır” buyurdu. (Buhari, Hac, 4)

Riyazus-Salihin 1277

وَعَنْهَا: أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: مَا مِنْ يَوْمٍ أَكْثَرَ مِنْ أَنْ يُعْتِقَ اللهُ فِيهِ عَبْدًا مِنَ النَّارِ مِنْ يَوْمِ عَرَفَةَ.

Yine Aişe (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah’ın cehennemden en fazla kulunu âzâd ettiği gün Arefe günüdür.” (Müslim, Hac, 436)

Riyazus-Salihin 1278

وعنِ ابنِ عباسٍ، رَضِيَ الله عنهُما، أنَّ النبيَّ صلى الله عليه وسلم، قالَ: عُمرَةٌ في رَمَضَانَ تَعدِلُ حَجَّةً، أَوْ حَجَّةً مَعِي.

Abdullah ibn Abbas (Allah onlardan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Ramazanda yapılan umrenin sevabı bir hac sevabına denktir veya benimle beraber yapılan haccın yerini tutar.” (Buhari, Umre, 4; Müslim, Hacc, 221)

Riyazus-Salihin 1279

وَعَنْهُ: أَنَّ امْرَأَةً قالَتْ: يَا رسُولَ الله، إنَّ فَريضَةَ الله عَلى عِبَادِهِ في الحَجِّ، أَدْرَكتْ أَبي شَيخاً كَبِيراً، لا يَثبتُ عَلى الرَاحِلَةِ، أَفأَحُجُّ عَنْهُ؟ قالَ: نَعَم.

Yine İbni Abbas (Allah onlardan razı olsun)’dan bize bildirildiğine göre bir kadın, “Ey Allah’ın Rasulü, haccın farz oluşu hakkındaki Allah’ın hac yapma emri babamın hayvan üzerinde oturamayacak derecede çok yaşlı olduğu bir döneme rastladı. Onun yerine ben haccedebilir miyim?” dedi. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de, “Evet, haccedebilirsin” buyurdu. (Buhari, Hac, 1; Müslim, Hac, 407)

Riyazus-Salihin 1280

وعن لَقِيطِ بنِ عامِرٍ، رضي الله عنه، أنّهُ أَتى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم، فَقَالَ: إنَّ أبي شَيْخٌ كَبِيرٌ لاَ يَسْتَطِيعُ الحَجَّ، وَلا العُمرَةَ، وَلا الظَّعَنَ؟ قالَ: حجَّ عَنْ أَبِيكَ وَاعْتَمِرْ.

Lakît ibni Amir (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre kendisi bir gün Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’a gelip: “Babam çok yaşlıdır. Ne hac ne de umre yapabilir, ne de yolculuğa çıkabilir. Bu hususta ne emredersiniz?” dedi. Hz. Peygamber de: “O hâlde babanın yerine sen hac ve umre yap” buyurdu. (Ebu Davud, Menasık, 25; Tirmizi, Hac, 87)

Riyazus-Salihin 1281

وعَنِ السّائِبِ بنِ يزيدَ، رضي الله عنه، قالَ: حُجَّ بي مَعَ رسولِ اللهِ، صلى الله عليه وسلم، في حَجةِ الوَدَاعِ، وأنا ابنُ سَبْعِ سِنِينَ.

Saib ibni Yezid (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: “Ben yedi yaşımda iken Veda Haccı’nda Allah’ın Resûlüyle beraber bana hac yaptırdılar.” (Buhari, Sayd, 25)

Riyazus-Salihin 1282

وَعَنِ ابنِ عبَّاسٍ، رضِي الله عَنْهُما أنَّ النبيَّ صلى الله عليه وسلم لَقِيَ رَكْباً بِالرَّوْحَاءِ، فَقَالَ: مَنِ الْقَوْمُ؟ قَالُوا: المُسْلِمُونَ. قَالُوا: مَنْ أَنْتَ؟ قَالَ: رسولُ الله. فَرَفَعَتِ امْرَأَةٌ صَبِيًّا فَقَالَتْ: أَلِهذا حَجٌّ؟ قَالَ: نَعَمْ وَلَكِ أَجْرٌ.

İbni Abbas (Allah onlardan razı olsun)’dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ravha denilen yerde bir gruba rastladı ve “Siz kimlersiniz?” diye sordu. Onlar da, “Biz Müslümanlarız, peki sen kimsin?” dediler. Hz. Peygamber, “Ben Allah’ın Rasûlüyüm” buyurdu. Bunun üzerine içlerinden bir kadın küçük bir çocuğu Peygamber’e doğru kaldırarak, “Bunun için de hac var mı?” diye sordu. Rasûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem), “Evet, ona hac, sana da sevap vardır” buyurdular. (Müslim, Hacc, 409)

Riyazus-Salihin 1283

وَعَنْ أَنسِ، رضي الله عنه: أَنَّ رسولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم حَجَّ عَلى رَحْلٍ، وَكانتْ زَامِلتَهُ.

Enes (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) erzak ve eşyası da aynı deve üzerinde olduğu halde hacca gitmiştir. (Buhari, Hac, 3)

Riyazus-Salihin 1284

وَعَنِ ابنِ عَبَّاسٍ، رضِي الله عَنْهُمَا، قَالَ: كَانَتْ عُكَاظُ وَمَجَنَّةُ وَذُو المَجَازِ أَسْوَاقًا فِي الجَاهِلِيَّةِ، فَتَأَثَّمُوا أَنْ يَتَّجِرُوا فِي المَوَاسِمِ، فَنَزَلَتْ: ﴿لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْ﴾ فِي مَوَاسِمِ الحَجِّ.

İbni Abbas (Allah Onlardan razı olsun) şöyle demiştir: “Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz denilen yerler cahiliyye devrinde panayır yerleri idi. Müslümanlar hac mevsimlerinde bu yerlerde ticaret yapmayı günah sandılar. Bunun üzerine “Hac mevsiminde alışveriş yaparak Rabbinizden ticaret yapacak rızık istemenizde sizin için bir günah yoktur” (2 Bakara, 198) ayeti indi. (Buhari, Hac, 156)

Riyazus-Salihin 1285