HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

YABANCI KADIN VE GENÇ ÇOCUKLARA ŞEHVETLE BAKMANIN YASAK OLUŞU

6 hadis

وَعَنْ أَبي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: كُتِبَ عَلى ابْنِ آدَمَ نَصِيبُهُ مِنَ الزِّنا مُدْرِكٌ ذلكَ لا مَحَالَةَ: الْعَيْنَانِ زِنَاهُمَا النَّظَرُ، وَالأُذُنَانِ زِنَاهُمَا الاسْتِمَاعُ، وَاللِّسَانُ زِنَاهُ الْكَلامُ، وَالْيَدُ زِنَاهَا الْبَطْشُ، وَالرِّجْلُ زِنَاهَا الخُطَا، وَالْقَلْبُ يَهْوَى وَيَتَمَنَّى، وَيُصَدِّقُ ذلِكَ الْفَرْجُ أَوْ يُكَذِّبُهُ.

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ademoğluna zinadan bir pay yazılmıştır. Şüphesiz o buna mutlaka kavuşur. Gözlerin zinası bakmak, kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, elin zinası yabancı bir kadını tutmak ve dokunmaktır. Ayakların zinası gidilmesi haram olan yerlere adım atmaktır. Kalbin de zina isteği ve temennisi vardır. Tenasül uzvu tüm bu uzuvların isteklerini tasdik ederek arzularını gerçekleştirir veya uymayarak onları yalancı çıkarır.” (Buhari, İstizan 12, Müslim, Kader 20)

Riyazus-Salihin 1624

وَعَنْ أبي سَعِيدٍ الخُدْرِيّ رضي الله عنه عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: إيَّاكُمْ وَالجُلُوسَ في الطُرُقَاتِ. قَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ مَا لَنَا مِنْ مَجَالِسِنَا بُدٌّ، نَتَحَدَّثُ فيهَا. فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: فَإذَا أَبَيْتُمْ إلاَّ المَجْلِسَ، فَأَعْطُوا الطَّرِيقَ حَقَّهُ. قَالُوا: وَمَا حَقُّ الطَّرِيقِ يَا رَسُولَ اللهِ؟ قَالَ: غَضُّ البَصَرِ، وَكَفُّ الأذَى، وَرَدُّ السَّلامِ، وَالأَمْرُ بِالمَعْروفِ، وَالنَّهْيُ عَنِ المُنكَرِ.

Ebu Said el-Hudri (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Yollarda oturmaktan kaçının.” Bunun üzerine ashab: Ya Rasûlallah! Bundan kaçınmamız mümkün değildir. Meselelerimizi sokaklarda konuşuyor ve sohbet ediyoruz, dediler. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Madem oturmaktan vazgeçmeyeceksiniz, o halde yolun hakkını veriniz” buyurdu. Ashab: Yolun hakkı nedir ya Rasûlallah, dediler. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: “Harama bakmamak, gelip geçenleri rahatsız etmemek, selam almak, iyi olan şeyleri emredip kötülüklerden sakındırmaktır.” (Buhari, Mezalim 22, Müslim, Libas 114)

Riyazus-Salihin 1625

وَعَنْ أبي طَلْحَةَ زَيْدِ بْنِ سَهْلٍ رضي الله عنه قَالَ: كُنَّا قُعُوداً بالأَفْنِيَةِ نَتَحَدَّثُ فيها، فَجَاءَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم فَقَامَ عَلَيْنا فَقَالَ: مَا لَكُمْ وَلِمَجَالِسِ الصُّعُدَاتِ؟ اجْتَنِبُوا مَجَالِسَ الصُّعُدَاتِ. فَقُلْنَا: إنَّمَا قَعَدْنَا لِغَيْرِ مَا بَأْسٍ، قَعَدْنَا نَتَذَاكَرُ وَنَتَحَدَّثُ. قَالَ: إمَّا لا، فَأَدُّوا حَقَّهَا: غَضُّ البَصَرِ، وَرَدُّ السَّلامِ، وَحُسْنُ الكَلامِ.

Ebu Talha Zeyd ibni Sehl (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Biz sokak başlarında evlerin önünde oturur konuşurduk. Bir gün Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) gelip yanımızda durdu ve: - Size ne oluyor da böyle sokaklarda oturuyorsunuz, buralarda oturmaktan sakınınız, buyurdu. Sakıncasız şeyler için oturup faydalı şeyler müzakere ediyoruz, deyince: - Eğer sokaklarda oturmaktan vazgeçmeyecekseniz hiç olmazsa yolun hakkını veriniz, o da haram şeylere bakmamak, gelip geçenlerin selamlarını almak ve güzel sözler söylemektir, buyurdu. (Müslim, Selam 2)

Riyazus-Salihin 1626

وَعَنْ جَرِيرٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: سَأَلْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ نَظَرِ الفَجْأَةِ فَقَالَ: اصْرِفْ بَصَرَكَ.

Cerir (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e kasıtsız ve ansızın bir kadına bakıvermenin hükmünü sordum. “Derhal gözünü başka yöne çevir” buyurdu. (Müslim, Âdâb 45)

Riyazus-Salihin 1627

وَعَنْ أُمِّ سَلَمَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا قَالَتْ: كُنْتُ عِنْدَ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَعِنْدَهُ مَيْمُونَةُ، فَأَقْبَلَ ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ، وَذَلِكَ بَعْدَ أَنْ أُمِرْنَا بِالْحِجَابِ، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: احْتَجِبَا مِنْهُ، فَقُلْنَا: يَا رَسُولَ اللهِ، أَلَيْسَ هُوَ أَعْمَى لَا يُبْصِرُنَا، وَلَا يَعْرِفُنَا؟ فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَفَعَمْيَاوَانِ أَنْتُمَا؟ أَلَسْتُمَا تُبْصِرَانِهِ؟

Ümmü Seleme (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Ben Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanında Meymûne ile birlikte iken İbni Ümmi Mektûm çıkageldi. Bu olay tesettür emri geldikten sonraydı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu kimseden saklanın, örtünün” buyurdu. Biz: “Yâ Rasûlallah, o bizi göremeyen bir âmâ değil mi ve bizi de tanımaz” deyince Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Siz ikiniz de mi âmâsınız, onu görmüyor musunuz?” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Libâs 34; Tirmizî, Edeb 29)

Riyazus-Salihin 1628

وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ: أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: لَا يَنْظُرُ الرَّجُلُ إِلَى عَوْرَةِ الرَّجُلِ، وَلَا الْمَرْأَةُ إِلَى عَوْرَةِ الْمَرْأَةِ، وَلَا يُفْضِي الرَّجُلُ إِلَى الرَّجُلِ فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ، وَلَا تُفْضِي الْمَرْأَةُ إِلَى الْمَرْأَةِ فِي الثَّوْبِ الْوَاحِدِ.

Ebû Saîd el-Hudrî (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir erkek bir erkeğin mahrem olan avret yerine, kadın da kadının avret yerine bakmasın. Bir erkek başka bir erkekle, bir kadın da başka bir kadınla aynı örtü altında yatmasın.” (Müslim, Hayız 74)

Riyazus-Salihin 1629