HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

MESCİDLERE GİRMENİN FAZİLETİ

8 hadis

عن أبي هريرةَ رضي الله عنه أنَّ النبيَّ صلى الله عليه وسلم قالَ: مَنْ غَدَا إلى المَسْجِدِ أَوْ رَاحَ، أَعَدَّ الله لَهُ في الجنَّةِ نُزُلًا كُلَّمَا غَدَا أَوْ رَاحَ.

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her kim namaz için camiye gidip gelirse Allah onun her gidiş ve gelişinde kendisi için cennette bir sofra hazırlar.” (Buhârî, Ezan 37; Müslim, Mesâcid 285)

Riyazus-Salihin 1053

وعنهُ أنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: مَنْ تَطَهَّرَ في بَيْتِهِ، ثُمَّ مَضَى إلى بَيْتٍ مِنْ بُيُوتِ الله، لِيَقْضِيَ فَرِيضَةً مِن فَرَائِضِ اللهِ، كَانَتْ خُطْوَاتُهُ، إحْدَاها تَحُطُّ خَطِيئَةً، والأخرى تَرْفَعُ دَرَجَةً.

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Bir kimse evinde güzelce temizlenir (abdest alır) ve Allah'ın farzlarından bir farzı yerine getirmek için Allah'ın evlerinden birine giderse attığı her adımdan biri bir günahını silip yok eder, bir diğeri de derecesini yükseltir.” (Müslim, Mesacid 282)

Riyazus-Salihin 1054

وعن أُبيِّ بن كعْبٍ رضي الله عنه قالَ: كانَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ لا أَعْلَمُ أحَداً أَبْعَدَ مِنَ المَسْجِدِ مِنْهُ، وَكانَتْ لا تُخْطِئُهُ صَلاةٌ. فَقِيلَ له: لو اشتَرَيْتَ حِمَاراً تَركَبُهُ في الظَّلْمَاءِ وَفي الرَّمْضَاءِ قالَ: ما يَسُرُّني أَنَّ مَنْزِلي إلى جَنْبِ المَسْجِد، إني أُرِيدُ أَنْ يُكْتَبَ لي مَمْشَايَ إلى المَسْجِدِ، وَرجُوعي إذا رَجَعْتُ إلى أَهْلي. فقالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: قَدْ جَمَعَ الله لَكَ ذلكَ كُلَّه.

Ubey ibni Ka’b (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Ensardan bir adam vardı. Evi mescide ondan daha uzak bir kişi bilmiyorum. Buna rağmen hiçbir namazı da kaçırmıyordu. Kendisine: “Keşke karanlıkta ve aşırı sıcak günlerde binebileceğin bir eşek satın alsan?” denildi. Adam da: “Evimin mescide yakın oluşu beni sevindirmez. Ben mescide gidişimin ve ailemin yanına dönüşümün sevabının yazılmasını istiyorum.” deyince Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah bütün bunların hepsinin sevabını senin için bir araya topladı.” buyurdu. (Müslim, Mesacid 278)

Riyazus-Salihin 1055

وعن جابرٍ رضي الله عنه قال: خَلَتِ البِقَاعُ حَوْلَ المسْجِد، فَأَرَادَ بَنُو سَلِمَةَ أَنْ يَنْتَقِلُوا قُرْبَ المَسْجِدِ، فَبَلَغَ ذلِكَ النبيَّ صلى الله عليه وسلم فقالَ لهم: بَلَغَنِي أَنَّكُمْ تُرِيدُونَ أَن تَنْتَقِلُوا قُرْبَ المَسْجدِ؟! قالوا: نعم، يا رسولَ الله، قَدْ أَرَدْنَا ذلكَ، فقالَ: يا بَنِي سَلِمَةَ دِيَارَكُمْ تُكْتَبْ آثارُكُمْ، دِيَارَكُمْ تُكْتَبْ آثارُكُمْ. فقالوا: ما يَسُرُّنَا أنّا كُنَّا تَحَوَّلْنَا.

Cabir (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Mescidin çevresindeki arsalar boş kalmıştı. Beni Selime mescidin yakınına taşınıp yerleşmek istediler. Bu arzu Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e ulaşınca onlara: “Bana gelen bilgiye göre mescidin yakınına taşınıp yerleşmek istiyormuşsunuz, öyle mi?” buyurdular. Onlar da: “Evet ey Allah'ın Rasûlü, böyle arzu etmiştik.” dediler. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun üzerine iki defa: “Ey Selime oğulları! Yurtlarınızdan ayrılmayınız ki adımlarınıza sevap yazılsın.” buyurdular. Onlar da: “Artık yerlerimizden göçmek bizi sevindirmeyecektir.” dediler. (Müslim, Mesacid 280)

Riyazus-Salihin 1056

وعن أبي موسى رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إِنَّ أَعْظَمَ النَّاسِ أَجْرًا فِي الصَّلَاةِ أَبْعَدُهُمْ إِلَيْهَا مَمْشًى، فَأَبْعَدُهُمْ، وَالَّذِي يَنْتَظِرُ الصَّلَاةَ حَتَّى يُصَلِّيَهَا مَعَ الْإِمَامِ أَعْظَمُ أَجْرًا مِنَ الَّذِي يُصَلِّي ثُمَّ يَنَامُ.

Ebu Musa (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İnsanların namazdan dolayı sevabı en büyük olanı, namaza en uzaktan yürüyerek gelenidir; sonra da ondan daha uzaktan gelenidir. Namazı imamla birlikte kılmak için bekleyen kimsenin sevabı, namazı kılıp sonra uyuyan kimsenin sevabından daha büyüktür.” (Buhârî, Ezan 31; Müslim, Mesâcid 277)

Riyazus-Salihin 1057

وعن بُرَيْدَةَ رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: بَشِّرُوا الْمَشَّائِينَ فِي الظُّلَمِ إِلَى الْمَسَاجِدِ بِالنُّورِ التَّامِّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ.

Büreyde (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Karanlıklarda mescitlere yürüyerek giden kimselere, kıyamet gününde tam bir nura kavuşacaklarını müjdeleyiniz.” (Ebû Dâvûd, Salât 50; Tirmizî, Salât 116)

Riyazus-Salihin 1058

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: أَلَا أَدُلُّكُمْ عَلَى مَا يَمْحُو اللهُ بِهِ الْخَطَايَا، وَيَرْفَعُ بِهِ الدَّرَجَاتِ؟ قَالُوا: بَلَى يَا رَسُولَ اللهِ. قَالَ: إِسْبَاغُ الْوُضُوءِ عَلَى الْمَكَارِهِ، وَكَثْرَةُ الْخُطَا إِلَى الْمَسَاجِدِ، وَانْتِظَارُ الصَّلَاةِ بَعْدَ الصَّلَاةِ، فَذَلِكُمُ الرِّبَاطُ، فَذَلِكُمُ الرِّبَاطُ.

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Size, Allah'ın kendisiyle günahları sileceği ve dereceleri yükselteceği şeyleri göstereyim mi?” Ashâb: “Evet, yâ Rasûlallah!” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Güçlüklere rağmen abdesti güzelce almak, mescitlere doğru çok adım atmak ve bir namazdan sonra öteki namazı beklemek. İşte ribât budur, işte ribât budur.” (Müslim, Tahâret 41)

Riyazus-Salihin 1059

وعن أبي سعيدٍ الخدريِّ رضي الله عنه، عن النبيِّ صلى الله عليه وسلم قال: «إذا رأيتم الرجل يعتاد المساجد فاشهدوا له بالإيمان»، قال الله عز وجل: {إنما يعمر مساجد الله من آمن بالله واليوم الآخر} الآية.

Ebu Said el-Hudrî (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Mescidlere cemaatle namaz kılmayı alışkanlık hâline getiren bir kimseyi gördüğünüz zaman onun gerçekten iman sahibi olduğuna şahitlik ediniz. Allah şöyle buyurur: ‘Allah'ın mescidlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başka kimseden korkmayanlar şenlendirir ve onarırlar. İşte onlar doğru yolu bulanlardan olabilirler.’” (Tevbe 9/18) (Tirmizî, İman 8)

Riyazus-Salihin 1060