HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

ÖLÜMÜ DEVAMLI HATIRLAMAK VE NEFSİN ARZULARINI DİZGİNLEMEK

7 hadis

وعن ابن عمر قال: أخذ رسولُ الله ﷺ بِمَنكِبَيَّ فقال: كُنْ في الدُّنْيَا كأنَّكَ غَرِيبٌ أَو عَابِرُ سَبِيلٍ. وكان ابْنُ عُمَرَ رضي اللهُ عَنْهُمَا يقول: إذا أَمسَيتَ، فَلا تَنْتَظِرِ الصَّبَاحَ، وإذا أَصْبَحْتَ، فَلا تَنْتَظِرِ المَسَاءَ، وَخُذْ مِن صِحَّتِكَ لِمَرَضِكَ، ومِن حَياتِكَ لمَوتِكَ.

İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) omuzumdan tutarak şöyle buyurdu: “Dünyada bir garip veya bir yolcu gibi yaşa.” İbni Ömer şöyle derdi: Akşama ulaştığında sabahı bekleme, sabaha çıktığında da akşamı bekleme. Sağlığından hastalığın, hayatından da ölümün için faydalan. (Buhari, Rikak 3)

Riyazus-Salihin 574

وعنه، أن رسولَ الله ﷺ قال: ما حَقُّ امرئٍ مُسلِمٍ، لَهُ شَيْءٌ يُوصِي فِيهِ، يَبِيتُ لَيْلَتَيْنِ إلا وَوَصِيَّتُهُ مَكْتُوبَةٌ عِنْدَهُ. وفي رواية لمسلم: يَبِيتُ ثَلاثَ ليالٍ. قال ابن عمر: مَا مَرَّتْ عَلَيَّ لَيْلَةٌ مُنذُ سَمِعتُ رسولَ الله ﷺ قال ذلِكَ إلا وَعِنْدِي وَصيَّتِي.

Yine İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Vasiyet etmeye değer bir malı bulunan kimsenin vasiyeti yanında yazılı olmadan iki gece geçirmesi doğru değildir.” (Buhari, Vesaya 1; Müslim, Vasiyet 4) Müslim’in diğer bir rivayetinde “üç gece geçirmesi” şeklindedir. İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun) der ki: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’den bu sözü duyduğumdan beri yanımda vasiyetim olmadan bir gece bile geçirmedim. (Müslim, Vasiyet 4)

Riyazus-Salihin 575

وعن أنس رضي الله عنه قال: خَطَّ النَّبيُّ ﷺ خُطُوطًا، فقال: هَذَا الإِنْسَانُ، وَهذَا أَجَلُهُ، فَبَيْنَمَا هُوَ كَذلِكَ إِذْ جَاءَهُ الخَطُّ الأَقْرَبُ.

Enes (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) yere birtakım çizgiler çizdi. Sonra şöyle buyurdu: “Şu insan, şu da onun ecelidir. O bu vaziyetteyken kendisine en yakın çizgi geliverir.” (Buhari, Rikak 4)

Riyazus-Salihin 576

وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال: خَطَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَطًّا مُرَبَّعًا، وَخَطَّ خَطًّا في الوَسَطِ خَارِجًا مِنْهُ، وَخَطَّ خُطَطًا صِغَارًا إلى هذَا الَّذي في الوَسَطِ مِنْ جَانِبِهِ الَّذِي في الوَسَطِ، فَقَالَ: هذَا الإِنْسَانُ، وَهذَا أَجَلُهُ مُحِيطٌ بِهِ، أَوْ قَدْ أَحَاطَ بِهِ، وَهذَا الَّذي هُوَ خَارِجٌ أَمَلُهُ، وَهذِهِ الخُطَطُ الصِّغَارُ الأَعْرَاضُ، فَإِنْ أَخْطَأَهُ هذَا نَهَشَهُ هذَا، وَإِنْ أَخْطَأَهُ هذَا نَهَشَهُ هذَا.

İbni Mes’ud (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) yere bir dörtgen çizdi. Dörtgenin ortasına, onu bir kenarından keserek dışarı çıkan bir çizgi çekti. Ortadaki bu çizginin iki tarafına da birtakım küçük çizgiler çizdi ve çizgileri göstererek şöyle buyurdu: “Şu kalın siyah çizgi insandır. Şu çift çizgiler ise onu her yandan kuşatmış olan eceli, ölümüdür. Dörtgeni keserek dışarı çıkan siyah çizgi ise insanın arzu ve hevesleridir. Ortadaki küçük çizgiler ise dert ve ızdıraplardır. İnsan bu dertlerin birinden kurtulsa öteki gelip çarpar. Birinden kurtulsa bir diğeri gelip yakalar. Bunlardan hiçbiri insanı rahatsız etmezse ecel mutlaka gelip yakalar.”

Riyazus-Salihin 577

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: بَادِرُوا بِالأَعْمَالِ سَبْعًا، هَلْ تَنْتَظِرُونَ إِلَّا فَقْرًا مُنْسِيًا، أَوْ غِنًى مُطْغِيًا، أَوْ مَرَضًا مُفْسِدًا، أَوْ هَرَمًا مُفَنِّدًا، أَوْ مَوْتًا مُجْهِزًا، أَوِ الدَّجَّالَ، فَشَرُّ غَائِبٍ يُنْتَظَرُ، أَوِ السَّاعَةَ، وَالسَّاعَةُ أَدْهَى وَأَمَرُّ؟

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Yedi şey gelip çatmadan hayırlı ameller yapmaya bakın. Yoksa siz iyi ameller işlemek için her şeyi unutturan fakirliği mi, azdıran zenginliği mi, insanın aklını ve bedenini bozan hastalığı mı, bunaklaştıran ihtiyarlığı mı, ansızın ve süratle gelen ölümü mü? Yoksa beklenen şeylerin en kötüsü Deccal’i mi, yoksa bunların hepsinden çok daha zor ve acı olan kıyameti mi bekliyorsunuz da hâlâ hayırlı ameller yapmıyorsunuz?”

Riyazus-Salihin 578

وعنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: أَكْثِرُوا ذِكْرَ هَاذِمِ اللَّذَّاتِ، يَعْنِي المَوْتَ.

Yine Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.”

Riyazus-Salihin 579

وعن أُبَيِّ بنِ كعبٍ رضي الله عنه: كان رسولُ الله ﷺ إذا ذَهَبَ ثُلُثُ اللَّيْلِ، قام فَقال: يا أيها النَّاسُ اذْكُرُوا الله، جاءتِ الرَّاجفَةُ، تَتْبَعُها الرَّادِفَةُ، جاءَ المَوْتُ بما فِيهِ، جاءَ المَوْتُ بما فِيهِ. قلتُ: يا رَسُولَ الله إني أُكْثِرُ الصَّلاةَ عَلَيْكَ، فَكَمْ أَجْعَلُ لكَ مِن صَلاتِي؟ قال: مَا شِئْتَ. قُلْتُ: الربعَ؟ قال: مَا شِئْتَ، فَإن زِدْتَ فَهُوَ خَيْرٌ لكَ. قُلْتُ: فَالنِّصْفَ؟ قال: مَا شِئْتَ، فإن زِدْتَ فهو خَيرٌ لكَ. قُلْتُ: فالثلثَينِ؟ قال: ما شِئْتَ، فَإن زِدْتَ فَهُوَ خَيْرٌ لكَ. قُلْتُ: أَجْعَلُ لكَ صلاتي كُلَّها؟ قال: إذًا تُكْفَى هَمَّكَ، ويُغْفَرُ لكَ ذَنْبُكَ.

Übey İbn-i Ka’b (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir gün Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) gecenin üçte biri geçince kalktı ve şöyle buyurdu: “Ey insanlar, Allah’ı hatırınızdan çıkarmayın, çok anın. Birinci sûra üfleme zamanı hemen hemen geldi çattı. Arkasından ikincisi gelecek. Ölüm, beraberindekilerle geldi; ölüm, beraberindekilerle geldi.” Bunun üzerine ben: “Ey Allah’ın Rasulü, ben sana çok salavat getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmalıyım?” diye sordum. “Dilediğin kadar.” buyurdu. “Dualarımın dörtte birini salavata ayırsam uygun mudur?” diye sordum. “Dilediğin kadarını ayır; ama fazla zaman ayırırsan senin için hayırlı olur.” buyurdu. “Öyleyse duamın yarısını salavat-ı şerifeye ayırayım.” dedim. “Dilediğin kadar yap; ama fazlalaştırırsan senin için hayırlı olur.” buyurdu. Ben yine: “Yaptığım duaların üçte ikisini sana salavat getirmeye ayırsam yeter mi?” diye sordum. “Dilediğin kadar yap; ama artırırsan senin için hayırlı olur.” buyurdu. “Öyleyse ben de duamın hepsini senin için yaparım.” deyince: “O zaman Allah senin bütün sıkıntılarını giderir, dünya ve ahiret işlerinde sana kâfi gelir ve bütün günahlarını da bağışlar.” buyurdu.

Riyazus-Salihin 580