عن أبي هُريرةَ رضي الله عنه أن النبيَّ صلى الله عليه وسلم قال: إن الله يُحِبُّ العُطَاسَ، وَيَكْرَهُ التَّثَاؤُبَ، فإذا عَطَسَ أَحَدُكُمْ وَحَمِدَ الله تعالى كانَ حَقًّا عَلى كُلِّ مُسْلِم سَمِعَهُ أَن يقولَ لهُ: يَرْحَمُكَ الله، وَأَمَّا التَّثَاؤُبُ فَإنَّمَا هُوَ مِنَ الشَّيْطَانِ، فإذا تَثَاءبَ أَحَدُكُمْ فَلْيَرُدَّهُ ما اسْتَطَاعَ، فَإنَّ أَحَدَكُمْ إذا تَثَاءبَ ضَحِكَ مِنْهُ الشَّيْطَانُ.
Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Şüphesiz Allah aksırmayı sever, fakat esnemeden hoşlanmaz. Sizden biriniz aksırır ve Allah’a hamdederse bunu işiten her Müslümanın ‘Yerhamükellah’ demesi gerekir. Esnemeye gelince, o şeytandandır. Sizden birinin esnemesi geldiği zaman onu gücü yettiği kadar engellemeye çalışsın. Çünkü sizden biri esnediği zaman şeytan ona güler.” (Buhari, Edeb 125)
Riyazus-Salihin 878
وعنه، عن النبيِّ صلى الله عليه وسلم قال: إذَا عَطَسَ أَحَدُكُمْ فَلْيَقُلْ: الحَمْدُ للهِ، وَلْيَقُلْ لَهُ أخُوهُ أَوْ صَاحِبُهُ: يَرْحَمُكَ الله. فإذا قال لهُ: يَرْحَمُكَ الله، فَلْيَقُلْ: يَهدِيكُمُ الله وَيُصْلحُ بَالَكُمْ.
Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz aksırdığı zaman ‘Elhamdülillah’ desin. Kardeşi veya arkadaşı da ona ‘Yerhamükellah’ desin. Aksıran da ‘Yehdîkümullâhü ve yuslihu bâleküm’, yani ‘Allah size hidayet versin ve hâlinizi düzeltsin.’ desin.” (Buhari, Edeb 126)
Riyazus-Salihin 879
وعن أبي موسى رضي الله عنه قال: سمعت رسولَ الله صلى الله عليه وسلم يقولُ: إذا عَطَسَ أَحَدُكُمْ فَحَمِدَ الله فَشَمِّتُوهُ، فَإنْ لَمْ يَحْمَدِ الله فَلا تُشَمِّتُوهُ.
Ebu Musa (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i, “Sizden biriniz aksırdığı zaman elhamdülillah derse ona yerhamükellah deyiniz. Şayet Allah’a hamdetmezse siz de yerhamükellah demeyiniz.” buyururken işittim.
Riyazus-Salihin 880
وعن أنس رضي الله عنه قال: عَطَسَ رَجُلانِ عِنْدَ النبيِّ صلى الله عليه وسلم، فَشَمَّتَ أَحَدَهُمَا وَلَمْ يُشَمِّتِ الآخر، فقال الَّذِي لَمْ يُشَمِّتْهُ: عَطَسَ فُلان فَشَمَّتَّهُ، وَعَطَسْتُ فَلَمْ تُشَمِّتْني؟ فقال: هذا حَمِدَ الله، وَإنَّكَ لَمْ تَحْمَدِ الله.
Enes (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanında iki kişi aksırdı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onlardan birine yerhamükellah dedi. Diğerine ise hiçbir şey söylemedi. Kendisine yerhamükellah denilmeyen kişi, “Filan kişi aksırdı, ona yerhamükellah dediniz. Ben aksırdım, bana ise demediniz.” deyince Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), “O kişi elhamdülillah dedi, sen ise demedin.” buyurdular.
Riyazus-Salihin 881
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا عَطَسَ وَضَعَ يَدَهُ أَوْ ثَوْبَهُ عَلى فِيهِ، وَخَفَضَ – أَوْ غَضَّ – بهَا صَوْتَهُ.
Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) aksırdığı zaman elini veya elbisesini ağzına tutar ve böylelikle sesini kısardı.
Riyazus-Salihin 882
وعن أبي موسى رضي الله عنه قال: كان اليَهودُ يَتَعَاطَسُونَ عِنْدَ رسول الله صلى الله عليه وسلم، يَرْجُونَ أَنْ يَقُولَ لهمْ: يَرْحَمُكُمُ الله، فيقولُ: يَهْدِيكمُ الله وَيُصْلحُ بَالكُمْ.
Ebu Musa (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Yahudiler, kendilerine yerhamükellah denileceğini ümit ederek Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in yanında yapmacıktan aksırırlardı. Peygamberimiz de onlara: “Yehdîkümüllâhü ve yuslihu bâleküm = Allah size hidayet versin ve hâlinizi düzeltsin” buyururlardı. (Ebu Davud, Edeb 93; Tirmizi, Edeb 3)
Riyazus-Salihin 883
وعن أبي سعيدٍ الخُدْرِيِّ رضي الله عنه قال: قال رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: إذا تَثَاءبَ أَحَدُكُمْ فَلْيُمْسِكْ بِيَدِهِ عَلى فِيهِ، فَإنَّ الشَّيْطَانَ يَدْخُلُ فِيهِ.
Ebu Said el-Hudri (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz esnediği zaman eliyle ağzını tutsun; çünkü şeytan onun ağzına girer.” (Müslim, Zühd 57)
Riyazus-Salihin 884