HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

İLK SAFTA NAMAZ KILMANIN SEVABI VE SAFLARIN TERTİP VE DÜZENİ

15 hadis

عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، رضيَ الله عنهمَا قَالَ: خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم فَقَالَ: أَلاَ تصفونَ كما تُصفُّ المَلائِكَةُ عِنْدَ رَبِّهَا؟ فَقُلْنَا: يَا رَسُولَ الله وَكَيْفَ تصُفُّ المَلائِكةُ عِندَ رَبِّها؟ قال: يُتِمُّونَ الصُّفوفَ الأُوَلَ، وَيَتَرَاصُّونَ في الصفِّ.

Cabir ibni Semüre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanımıza gelerek şöyle buyurdu: “Meleklerin Rableri huzurunda saf tuttukları gibi saf tutsanız ya.” Bunun üzerine biz: “Ya Rasûlallah, melekler Rablerinin huzurunda nasıl saf bağlarlar?” dedik. Şöyle buyurdular: “Ön safları doldururlar ve safları sık tutarlar.” (Müslim, Salat 119)

Riyazus-Salihin 1082

وعن أبي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه: أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا في النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الأَوَّلِ، ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إلاَّ أَنْ يَستَهِمُوا عَلَيْهِ لاسْتَهَمُوا.

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İnsanlar ezan okumak ve ilk safta bulunmanın sevabını bilselerdi ve bunu yapmak için kura çekmek zorunda kalsalardı mutlaka kura çekerlerdi.” (Buhari, Ezan 9; Müslim, Salat 129)

Riyazus-Salihin 1083

وعَنْهُ قالَ: قَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: خَيْرُ صُفُوفِ الرِّجَالِ أَوَّلُهَا، وَشرُّها آخِرُها، وَخَيْرُ صُفوفِ النِّسَاءِ آخِرُها، وَشَرُّها أَوَّلُها.

Yine Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Erkeklerin en çok sevap kazanacakları saf ilk saf, en az sevabı olan ise son saftır. Kadınların saflarının en hayırlısı son saf, en az sevabı olanı ise ön saftır.” (Müslim, Salat 132)

Riyazus-Salihin 1084

وعن أبي سَعِيدٍ الخُدْرِيِّ، رضي الله عنه، أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم، رَأَى في أَصحَابِهِ تَأَخُراً، فَقَالَ لَهُمْ: تَقَدَّمُوا فَأْتَمُّوا بي، وَلْيَأْتَمَّ بِكُمْ مَنْ بَعْدَكُم، لا يَزالُ قَوْمٌ يَتَأَخَّرُونَ حَتَّى يُؤَخِّرَهُمُ الله.

Ebu Said el-Hudri (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ashabının namazda geride kalarak saf tutma eğilimini görünce şöyle buyurmuştur: “Öne doğru gelin ve bana öyle uyun, arkadan gelenler de size uysunlar. Bir topluluk devamlı surette sevap ve ilimden geri kalmayı tercih ettiği sürece, Allah da onları sevap ve her şeyden geri bırakır.” (Müslim, Salat 130)

Riyazus-Salihin 1085

وعن أبي مسعودٍ رضي الله عنه قال: كانَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم يَمْسَحُ مَنَاكِبَنا في الصَّلاةِ، ويَقُولُ: اسْتوُوا وَلا تَختلِفوا فَتَخْتَلِفَ قُلُوبُكُمْ، لِيَلِنِي مِنْكُمْ أُولُو الأَحْلاَمِ وَالنُّهَى، ثمَّ الَّذِينَ يَلُونهمْ، ثمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ.

Ebu Mes’ud (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) namaza başlayacağımız zaman omuzlarımıza dokunarak şöyle buyurdu: “Safları düzgün tutunuz, eğri büğrü yapmayınız. Sonra kalpleriniz de birbirinden ayrılır. Aranıza ayrılık düşer. Ergenlik çağına girmiş, aklı başında ve bilgili olanlarınız benim arkamda, onlardan sonra gelenler daha arkada, daha sonra gelenler de daha arkada dursunlar.” (Müslim, Salat 122)

Riyazus-Salihin 1086

وعن أنسٍ، رضي الله عنه، قالَ: قالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: سَوُّوا صُفُوفَكُمْ، فَإنَّ تَسوِيَةَ الصَّفِّ مِنْ تَمامِ الصّلاةِ. وفي روايةِ البخاري: فَإنَّ تَسْوِيَةَ الصُّفُوفِ مِنْ إقَامَةِ الصَّلاةِ.

Enes (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Saflarınızı düz tutunuz. Zira safların düz olması namazın tamam olmasını sağlayan hususlardan biridir.” Buhari’nin başka bir rivayetinde: “Gerçekten safların düz olması namazın mükemmel olmasını sağlayan hususlardandır.”

Riyazus-Salihin 1087

وعَنْهُ رضي الله عنه قال: أُقِيمَتِ الصَّلاةُ، فأقبَلَ عَلينا رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم بِوَجْهِهِ فقَالَ: أَقِيمُوا صُفُوفَكُمْ وَتَرَاصُّوا، فَإنِّي أَرَاكُم مِنْ وَرَاءِ ظَهْرِي. وفي رِوايةٍ للبُخارِي: وكانَ أَحَدُنَا يُلْزِقُ مَنكِبَهُ بِمَنكِبِ صَاحِبِهِ وَقَدَمَهُ بِقَدَمِهِ.

Yine Enes'ten (Allah ondan razı olsun) rivayet edildiğine göre namaz için kamet getirilmişti. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yüzünü bize döndü ve şöyle buyurdu: “Saflarınızı doğru ve dümdüz tutunuz ve birbirinize sımsıkı yapışınız. Zira ben sizi arkamdan da görüyorum.” Buhari’nin başka bir rivayetinde: “Her birimiz omzunu arkadaşının omzuna, ayağını da arkadaşının ayağına yapıştırırdı.”

Riyazus-Salihin 1088

وعَنِ النُّعْمَانِ بنِ بشيرٍ، رضيَ الله عنهما، قال: سمعتُ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم يقولُ: لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُمْ، أَوْ لَيُخَالِفَنَّ الله بَيْنَ وُجُوهِكُمْ. وفي روايةٍ لمسلِم: أَنَّ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم كانَ يُسَوِّي صُفُوفَنَا، حَتَّى كَأَنَّمَا يُسَوّي بهَا القِدَاحَ، حَتَّى رَأَى أنَّا قَدْ عَقَلْنَا عَنْهُ. ثُمَّ خَرَجَ يَوْماً فَقَامَ حَتَّى كَادَ يُكَبِّرُ، فَرَأَى رَجُلاً بادِياً صَدْرُهُ مِنَ الصَّفِّ، فقالَ: عِبَادَ الله، لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُمْ، أَوْ لَيُخَالِفَنَّ الله بَيْنَ وُجُوهِكُمْ.

Numan ibni Beşîr (Allah onlardan razı olsun), Rasûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittiğini rivayet etmiştir: “Ya saflarınızı düzgün tutarsınız ya da Allah yüzlerinizi başka başka yönlere çevirir.” Müslim’in diğer bir rivayetinde: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), okları düzeltir gibi saflarımızı düzeltirdi. Bizim kendisinden bunu iyice anladığımızı görünceye kadar böyle devam etti. Bir gün namaza çıktı ve tekbir almak üzereyken içimizden birinin göğsünün safın dışına çıktığını gördü ve şöyle buyurdu: ‘Ey Allah'ın kulları! Saflarınızı düzeltiniz, yoksa Allah yüzlerinizi başka başka yönlere çevirir.’”

Riyazus-Salihin 1089

وعَنِ البَرَاءِ بنِ عازِبٍ، رضيَ الله عنهما، قالَ: كانَ رسولُ الله ﷺ يَتَخَلَّلُ الصَّفَّ مِنْ نَاحِيَةٍ إلى ناحِيَةٍ، يَمسَح صُدُورَنَا، وَمَنَاكِبِنَا، ويقولُ: لاَ تَخْتَلِفُوا فَتَخْتَلِفُ قُلُوبُكُمْ. وَكَانَ يَقُولُ: إنَّ الله وَمَلائِكَتَهُ يُصلُّونَ عَلى الصُّفُوفِ الأُوَلِ.

Bera ibni Âzib (Allah onlardan razı olsun)’den şöyle rivayet edilmiştir. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) göğüslerimize ve omuzlarımıza dokunarak baştan başa safların arasında dolaşır ve şöyle buyururdu: “Saflarda karışık durumda ileri geri durmayınız; sonra kalpleriniz de farklılaşır, değişik düşünce ve görüşlere sahip olursunuz.” Ve şöyle söylerdi: “İlk saflarda bulunan kimselere Allah rahmet, melekler de dua ederler.” (Ebu Davut, Salat 93)

Riyazus-Salihin 1090

وعَنِ ابنِ عُمَرَ، رضيَ الله عنهما، أنَّ رسولَ الله ﷺ قالَ: أَقِيمُوا الصُفُوفَ، وَحَاذُوا بَينَ المَنَاكِبِ، وَسُدُّوا الخَلَلَ، وَلِينوا بِأَيْدِي إخْوَانِكُمْ، وَلا تَذَرُوا فُرُجَاتٍ لِلشيْطانِ، ومَنْ وَصَلَ صَفًّا وَصَلَهُ الله، وَمَنْ قَطَعَ صَفًّا قَطَعَهُ الله.

İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Saflarınızı düzgün tutunuz. Omuzlarınız aynı hizada olsun, saf arasındaki boşlukları doldurunuz. Saf düzeni için elinizden tutup çeken kardeşlerinize yumuşak davranınız. Şeytanın sokulabileceği boşluklar bırakmayınız. Kim bir saftaki boşluğu doldurup kopukluğu önlerse Allah ona rahmetini ulaştırır. Kim de boşluk bırakarak bir safı kesintiye uğratırsa Allah da ona rahmetini keser.” (Ebu Davut, Salat 93, 98)

Riyazus-Salihin 1091

وعَنْ أَنسٍ، رضي الله عنه، أَنَّ رسولَ الله ﷺ قالَ: رُصُّوا صُفُوفَكُمْ، وَقَارِبُوا بَيْنَهَا، وَحاذُوا بالأعْنَاقِ، فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيدهِ إنِّي لأَرَى الشَّيْطَانَ يَدْخُلُ مِنْ خَلَلِ الصَّفِّ، كَأَنَّهَا الحَذَفُ.

Enes (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Saflarınızı sık ve birbirinize yakın tutunuz. Boyunlarınızı da bir hizaya getiriniz. Canımı elinde tutan Allah'a yemin olsun ki şüphesiz ben safların açık yerlerinden şeytanın siyah kuzu gibi girdiğini görüyorum.” (Ebu Davut, Salat 93)

Riyazus-Salihin 1092

وعنهُ، أَنَّ رسولَ الله ﷺ قال: أَتِمُّوا الصَّفَّ المقدَّمَ، ثُمَّ الَّذِي يَلِيهِ، فَمَا كَانَ مِنْ نَقْصِ فَلْيَكُنْ في الصَّفِّ المُؤَخَّرِ .

Yine Enes (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ön safı tamamlayınız sonra arkadaki safı oluşturunuz. Boş yer kalırsa son safta kalsın.” (Ebu Davut, Salat 93)

Riyazus-Salihin 1093

وعن عائشةَ، رضيَ الله عنها، قالتْ: قالَ رسولُ الله ﷺ : إنَّ الله ومَلاَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلى مَيَامِنِ الصفوفِ .

Aişe (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Şüphesiz Allah, safların sağ taraflarında bulunan kimselere rahmet eder, melekler de dua ederler.” (Ebu Davut, Salat 94)

Riyazus-Salihin 1094

وعَنِ البَرَاءِ، رضي الله عنه، قالَ: كُنَّا إذا صَلَّيْنَا خَلْفَ رسولِ الله ﷺ، أَحْبَبْنَا أَنْ نكُونَ عَنْ يَمِينِهِ، يُقْبِلُ عَلَيْنَا بِوَجْهِهِ، فَسَمِعْتُهُ يقول: رَبِّ قِنِي عَذَابَكَ يَوْمَ تَبْعَثُ -أَوْ تَجْمَعُ- عِبَادَكَ .

Bera (Allah Ondan razı olsun)'dan şöyle rivayet edilmiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in arkasında namaz kılarken, yüzünü bize dönmesi için onun sağ tarafında olmayı arzu ederdik. Bir kere şöyle buyurduğunu işittim: “Rabbim, kullarını dirilteceğin veya bir araya toplayacağın gün beni azabından koru.” (Müslim, Müsafirin 62)

Riyazus-Salihin 1095

وعَنْ أبي هُريرَةَ، رضي الله عنه، قالَ: قالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: وَسِّطُوا الإمَامَ، وَسُدُّوا الخَلَلَ.

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Safları oluşturmaya başlarken imamı ortaya alarak düzenleyiniz ve tüm saflardaki boşlukları da doldurunuz.” (Ebu Davut, Salat 98)

Riyazus-Salihin 1096