HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

İDARECİLERİN EMRİ ALTINDAKİLERE ŞEFKATLİ DAVRANMALARI ALDATIP KÖTÜ DAVRANMAKTAN UZAK OLMALARI

6 hadis

وعن ابن عمر رضي الله عنهما قال: سمعت رسولَ الله صلى الله عليه وسلم يقول: كُلكُم رَاعٍ، وكُلُّكُم مَسْؤُولٌ عَنْ رعِيَّتِهِ: الإمَامُ راعٍ وَمَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِه، وَالرَّجُلُ رَاعٍ في أَهْلِهِ وَمَسؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، وَالمَرْأَةُ رَاعِيَةٌ في بَيْتِ زَوجِهَا وَمَسؤُولةٌ عَنْ رَعِيَّتِها، وَالخَادِمُ رَاعٍ في مالِ سَيِّده وَمَسؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، وَكُلكُم رَاعٍ وَمَسؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ.

İbni Ömer'den (Allah onlardan razı olsun) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet başkanı bir çobandır ve yönettiklerinden sorumludur. Erkek, ailesinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve ondan sorumludur. Hizmetçi, efendisinin malının çobanıdır ve ondan sorumludur. Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.” (Buhârî, Cum'a 11; Müslim, İmâre 20)

Riyazus-Salihin 653

وعن أبي يَعْلى مَعْقِل بن يَسَار رضي الله عنه قال: سمعتُ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم يقول: ما مِنْ عَبْدٍ يَستَرعِيهِ الله رَعِيَّةً، يَمُوتُ يَومَ يَمُوتُ وَهُوَ غَاشٌّ لِرَعِيَّتِهِ، إلا حَرَّمَ الله عَلَيهِ الجَنةَ. وفي روايةٍ: فَلَمْ يَحُطْهَا بِنُصْحِهِ لَمْ يَجِدْ رَائِحَةَ الجَنَّةِ. وفي روايةٍ لمسلم: ما مِن أَمِيرٍ يَلِي أُمورَ المُسلِمِينَ، ثُمَّ لا يَجْهَدُ لَهُم، ويَنْصَحُ لَهُم، إلا لَمْ يَدخُلْ مَعَهُمُ الجَنَّةَ.

Ebû Ya'lâ Ma'kıl ibni Yesâr (Allah ondan razı olsun), Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken dinledim, demiştir: “Allah'ın yönetimi altına birtakım kimseler verdiği bir kul, yönettiklerine hıyanet etmiş olarak ölürse Allah ona cenneti haram kılar.” (Buhârî, Ahkâm 8; Müslim, İmâre 21) Başka bir rivayette: “Onları samimiyetle koruyup gözetmezse cennetin kokusunu alamaz.” şeklindedir. (Buhârî, Ahkâm 8) Müslim'in bir başka rivayeti şöyledir: “Müslümanların işlerini üstlenen, sonra da onlar için çalışıp çabalamayan ve kendilerine samimiyetle davranmayan hiçbir yönetici, onlarla birlikte cennete giremez.” (Müslim, Îmân 229)

Riyazus-Salihin 654

وعن عائشة رضي الله عنها قالت: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول في بيتي هذا: اللهم من ولي من أمر أمتي شيئًا فشق عليهم، فاشقق عليه، ومن ولي من أمر أمتي شيئًا فرفق بهم، فارفق به.

Âişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Benim şu evimde Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu işittim: “Allah’ım! Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara zorluk çıkaran kimseye sen de zorluk çıkar. Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara yumuşak davranan kimseye sen de yumuşaklık göster.” (Müslim, İmâre 19)

Riyazus-Salihin 655

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: كانت بنو إسرائيل تسوسهم الأنبياء، كلما هلك نبي خلفه نبي، وإنه لا نبي بعدي، وسيكون خلفاء فيكثرون. قالوا: يا رسول الله، فما تأمرنا؟ قال: أوفوا ببيعة الأول فالأول، أعطوهم حقهم، واسألوا الله الذي لكم، فإن الله سائلهم عما استرعاهم.

Ebû Hüreyre’den (Allah ondan razı olsun) bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İsrailoğullarının devlet işlerini peygamberler yönetirdi. Bir peygamber ölünce başka biri onun yerine geçiyordu. Fakat benden sonra peygamber gelmeyecek, pek çok halife gelecektir.” Bunun üzerine sahâbîler: “Yâ Rasûlallah! Bize bu konuda ne yapmamızı emredersin?” diye sordular. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sırasıyla bunların siyasî otoritesini kabul edip ellerini tutun, onlara karşı vazifelerinizi yerine getiriniz. Onlar size karşı görevlerini yapmazlarsa Allah’tan size yardım etmesini isteyin. Zira size karşı olan vazifelerini yapıp yapmadıklarını Allah onlardan soracaktır.” (Buhârî, Enbiyâ 50; Müslim, İmâre 44)

Riyazus-Salihin 656

وعن عائذ بن عمرو رضي الله عنه أنه دخل على عبيد الله بن زياد، فقال له: أي بني، إني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: إن شر الرعاء الحطمة، فإياك أن تكون منهم.

Âiz ibni Amr’dan (Allah ondan razı olsun) rivayet edildiğine göre kendisi Ubeydullah ibni Ziyad’ın yanına girmiş ve ona şunları söylemiştir: “Oğlum! Ben Rasûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem), ‘Yöneticilerin en kötüsü merhametsiz, zalim ve katı kalpli olanlardır.’ buyururken işittim. Sakın sen o yöneticilerden olma!” (Müslim, İmâre 23)

Riyazus-Salihin 657

وعن أبي مَريمَ الأزدِيِّ رضي الله عنه، أنه قال لِمُعَاوِيَة رضي الله عنه: سَمِعتُ رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: مَنْ وَلاَّهُ الله شَيْئاً مِن أمورِ المُسلِمِينَ، فَاحتَجَبَ دُونَ حَاجَتِهِم وخَلَّتِهِم وفَقرِهِم، احتَجَبَ الله دُونَ حَاجَتِه وخَلَّتِهِ وفَقرِهِ يَومَ القِيامَةِ. فَجَعَلَ مُعَاوِية رجُلاً على حَوَائجِ الناسِ.

Ebu Meryem el Ezdî (Allah ondan razı olsun)’dan rivâyet edildiğine göre kendisi bizzat Muaviye (Allah ondan razı olsun)’a şöyle demiştir: Ben Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’ı şöyle buyururken işittim: “Allah bir kimseyi müslümanların başına idareci yapar da o kimse onların dertlerine, ihtiyaçlarına ve sıkıntılarına karşı sorumluluğunu yerine getirmezse kıyamet günü Allah da onun dertlerine, ihtiyaçlarına ve darlıklarına bakmaz.” Bunun üzerine Muaviye halkın ihtiyaçlarını kendisine duyurmak için bir adam görevlendirdi. (Ebu Davud, İmare 13; Tirmizi, Ahkam 6)

Riyazus-Salihin 658