عن عُمَرَ بنِ أبي سَلمَة قال: قال لي رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: سَمِّ الله، وَكُلْ بِيَمِينِكَ، وكُلْ مِمَّا يَلِيكَ.
Ömer ibni Ebu Seleme (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana şöyle buyurdu: “Besmele çek, sağ elinle ve önünden ye.” (Buhari, Et’ıme 2; Müslim, Eşribe 108)
Riyazus-Salihin 728
وعن عَائشةَ رضي اللهُ عَنْهَا قالتْ: قال رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: إذا أَكَلَ أَحَدُكُمْ فَلْيَذْكُرِ اسْمَ الله تعالى، فإن نَسِيَ أن يَذْكُرَ اسْمَ الله تَعَالَى في أوَّلِهِ، فَلْيَقُلْ: بِسْمِ الله أَوَّلَهُ وَآخِرَهُ.
Aişe (Allah ondan razı olsun), Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu söyledi: “Biriniz yemek yerken besmele çeksin. Şayet yemeğe başlarken besmeleyi unutursa, ‘Bismillâhi evvelehû ve âhirehû’ desin.” (Ebu Davud, Et’ıme 15; Tirmizi, Et’ıme 47)
Riyazus-Salihin 729
وعن جابرٍ رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: إذا دخل الرجل بيته، فذكر الله عند دخوله وعند طعامه، قال الشيطان لأصحابه: لا مبيت لكم ولا عشاء، وإذا دخل، فلم يذكر الله تعالى عند دخوله، قال الشيطان: أدركتم المبيت، وإذا لم يذكر الله تعالى عند طعامه، قال: أدركتم المبيت والعشاء.
Cabir (Allah ondan razı olsun), Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i şöyle buyururken dinledim, dedi:
“Eve gelen bir kimse eve girerken ve yemek yerken besmele çekerse şeytan tüm yardımcılarına şöyle der: Burada ne geceleyebilir ne de yemek yiyebilirsiniz.
Eğer o kimse eve girerken besmele çekmezse şeytan adamlarına, geceyi geçirecek bir yer buldunuz, der. O kimse ve aile halkı yemek yerken besmele çekmezse şeytan kendi adamlarına, hem barınacak yer hem de yiyecek yemek buldunuz, der.”
Riyazus-Salihin 730
وعن حذيفة رضي الله عنه قال: كنا إذا حضرنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم طعامًا لم نضع أيدينا حتى يبدأ رسول الله صلى الله عليه وسلم فيضع يده. وإنا حضرنا معه مرةً طعامًا، فجاءت جارية كأنها تُدفع، فذهبت لتضع يدها في الطعام، فأخذ رسول الله صلى الله عليه وسلم بيدها، ثم جاء أعرابي كأنما يُدفع، فأخذ بيده، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إن الشيطان يستحل الطعام أن لا يُذكر اسم الله تعالى عليه، وإنه جاء بهذه الجارية ليستحل بها، فأخذت بيدها، فجاء بهذا الأعرابي ليستحل به، فأخذت بيده، والذي نفسي بيده، إن يده في يدي مع يديهما. ثم ذكر اسم الله وأكل.
Huzeyfe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’le beraber bir sofrada bulunduğumuzda Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) başlamadan önce elimizi yemeğe uzatmazdık. Günlerden bir gün Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’le beraber bir sofra başında bulunurken bir kızcağız geldi; sanki itilircesine elini yemeğe uzattı. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun elini tuttu. Sonra bir bedevi geldi. O da arkasından itilirmiş gibi yemeğe elini uzatınca Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun da elini tuttu ve şöyle buyurdu:
“Besmele okunmaksızın başlanan bir yemeğe katılmayı şeytan pek arzu eder. Bu yemeğe katılmak için bu kızcağızı getirdi. Fakat ben elini tuttum. Bu bedevi vasıtasıyla yemeğe katılmak için onu getirdi; onun da elini tuttum. Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki şeytanın eli bunların elleriyle birlikte elimde idi.”
Sonra Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) besmele çekip yemeğe başladı.
Riyazus-Salihin 731
وعن أمية بن مخشيٍّ الصحابي رضي الله عنه قال: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم جالسًا ورجل يأكل، فلم يسمِّ الله حتى لم يبق من طعامه إلا لقمة، فلما رفعها إلى فيه، قال: بسم الله أوله وآخره، فضحك النبي صلى الله عليه وسلم ثم قال: ما زال الشيطان يأكل معه، فلما ذكر اسم الله استقاء ما في بطنه.
Sahabî Ümeyye ibni Mahşî (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanında birisi yemek yiyordu. Adam son lokmaya kadar besmele çekmedi. Son lokmayı ağzına götürürken “Bismillâhi evvelehû ve âhirehû”, yani “Başında da sonunda da Allah’ın adıyla” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) güldü ve şöyle buyurdu: “Şeytan onunla birlikte yemek yiyordu. Adam besmele çekince şeytan yediklerini kustu.”
Riyazus-Salihin 732
وعن عائشةَ رضي اللهُ عَنْهَا قالتْ: كان رسولُ الله ﷺ يَأْكُلُ طَعَاماً في سِتَّةٍ مِنْ أَصْحَابِهِ، فَجَاءَ أَعْرَابي، فَأَكَلَهُ بِلُقْمَتَيْنِ. فقال رسولُ الله ﷺ: أَمَّا إنهُ لَوْ سَمَّى لَكَفَاكُمْ.
Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından altı kişiyle birlikte yemek yiyordu. Bu sırada bir bedevi geldi ve yemeği iki lokmada bitiriverdi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Şayet o bedevi besmele çekseydi yemek hepinize yeterdi.” (Tirmizî, Et‘ıme 47)
Riyazus-Salihin 733
وعن أبي أُمامة رضي الله عنه أن النبي ﷺ كان إذا رَفَعَ مَائِدَتَهُ قال: الحَمْدُ لله كَثِيراً طَيِّباً مُبَارَكاً فِيه، غَيْرَ مَكْفِيٍّ وَلاَ مُوَدَّعٍ، وَلا مُسْتَغْنىً عَنْهُ رَبَّنا.
Ebu Ümame (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sofrasını kaldırdığı zaman şöyle derdi: “Ey Rabbimiz! Sana tertemiz duygularla, eksilmeyip artan, huzurundan geri çevrilmeyip kabul edilen sayısız hamd ile hamd ederiz.” (Buhârî, Et‘ıme 54)
Riyazus-Salihin 734
وعن مُعَاذِ بن أنس رضي الله عنه قال: قال رسولُ الله ﷺ: مَنْ أَكَلَ طَعَاماً فَقال: الحَمْدُ لله الَّذِي أَطْعَمَنِي هذا الطَّعَامَ، وَرَزَقَنِيهِ مِنْ غَيْرِ حَوْلٍ مِنِّي وَلا قُوَّةٍ، غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ.
Muaz ibni Enes (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kimse yemek yedikten sonra ‘Bana bu yemeği yediren, kuvvet ve gücüm olmadığı hâlde bu yemekle beni rızıklandıran Allah’a hamdolsun.’ derse geçmiş günahları bağışlanır.” (Ebû Dâvûd, Libâs 1; Tirmizî, Deavât 56)
Riyazus-Salihin 735