HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

EZANIN FAZİLETİ

9 hadis

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ ما في النِّدَاءِ والصَّفِّ الأَوَّلِ، ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إلاَّ أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لاسْتَهَمُوا عَلَيْهِ، ولَوْ يَعْلَمُونَ ما في التَّهْجِيرِ لاسْتبَقُوا إلَيْهِ، وَلَوْ يَعْلَمُونَ ما في العَتَمَةِ والصُّبْحِ لأَتَوهُمَا وَلَو حَبْواً.

Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “İnsanlar ezan okumanın ve birinci safta bulunmanın ne kadar sevap olduğunu bilselerdi, bu iş için sıra ve yer bulamaz, kur’a çekmek zorunda kalarak kur’a çekerlerdi. Namaza erken gitmekteki sevabı bilselerdi birbirleriyle yarış ederlerdi. Eğer yatsı ve sabah namazını cemaatle kılmanın sevabını bilselerdi emekleyerek ve sürünerek de olsa bu iki namaza giderlerdi.” (Buhari, Ezan 9, 32; Müslim, Salat 129)

Riyazus-Salihin 1033

وَعَنْ مُعَاوِيةَ رضي الله عنه قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: المُؤَذِّنُونَ أَطْوَلُ النَّاسِ أَعْنَاقاً يَوْمَ القِيَامَةِ.

Muaviye (Allah ondan razı olsun)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Kıyamet günü müezzinler insanların en uzun boyunlu olanlarıdır.”

Riyazus-Salihin 1034

وعَنْ عَبْدِ الله بْنِ عَبْدِ الرَّحْمن بْنِ أَبِي صَعْصَعَةَ، أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الخُدْرِيَّ رضي الله عنه قَالَ لَهُ: إنِّي أَرَاكَ تُحبُّ الْغَنَمَ وَالْبَادِيَةَ، فَإذَا كُنْتَ في غَنَمِكَ - أَوْ بَادِيَتِكَ - فَأَذَّنْتَ للصَّلاةِ، فَارْفَعْ صَوْتَكَ بالنِّدَاءِ، فَإنَّهُ لاَ يَسْمَعُ مَدَى صَوْتِ المُؤَذِّنِ جِنٌّ، وَلا إنْسٌ، وَلا شَيْءٌ، إلاَّ شَهِدَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ. قال أبو سعيد رضي الله عنه: سمعته من رسول الله صلى الله عليه وسلم.

Abdullah ibn-i Abdurrahman ibn Ebu Sa’saa’dan rivayet edildiğine göre Ebu Said el-Hudri (Allah ondan razı olsun) kendisine şöyle dedi: “Seni koyunları ve kır hayatını sever görüyorum. Koyunlarınla veya kırda olduğun zaman namaz için ezan okurken sesini iyice yükselt. Çünkü müezzinin sesinin ulaştığı yerde onu işiten cin, insan ve her varlık, kıyamet gününde ezan okuyan kimse için şahitlik eder.” Ebu Saîd: “Ben bunu Rasûlullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittim.” demiştir. (Buhari, Ezan 5)

Riyazus-Salihin 1035

وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: إِذَا نُودِيَ بِالصَّلَاةِ، أَدْبَرَ الشَّيْطَانُ، لَهُ ضُرَاطٌ حَتَّى لَا يَسْمَعَ التَّأْذِينَ، فَإِذَا قُضِيَ النِّدَاءُ أَقْبَلَ، حَتَّى إِذَا ثُوِّبَ لِلصَّلَاةِ أَدْبَرَ، حَتَّى إِذَا قُضِيَ التَّثْوِيبُ أَقْبَلَ، حَتَّى يَخْطِرَ بَيْنَ المَرْءِ وَنَفْسِهِ يَقُولُ: اذْكُرْ كَذَا، وَاذْكُرْ كَذَا، لِمَا لَمْ يَكُنْ يَذْكُرُ مِنْ قَبْلُ، حَتَّى يَظَلَّ الرَّجُلُ مَا يَدْرِي كَمْ صَلَّى.

Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Namaz için ezan okunduğunda, ezanı duymamak için şeytan yellenerek arkasını dönüp kaçar. Ezan bitince geri döner. Namaz için kamet edilince yine arkasını dönüp kaçar. Kamet bitince geri döner ve kişi ile nefsi arasına sokularak ona: ‘Falan şeyi hatırla, falan şeyi hatırla’ der; namazdan önce hiç aklında olmayan şeyleri hatırlatır. Nihayet kişi kaç rekât kıldığını bilmez hâle gelir.” (Buhari, Ezan 4; Müslim, Salat 19)

Riyazus-Salihin 1036

وَعَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ العَاصِ رضي الله عنهما: أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: إِذَا سَمِعْتُمُ النِّدَاءَ فَقُولُوا مِثْلَ مَا يَقُولُ، ثُمَّ صَلُّوا عَلَيَّ، فَإِنَّهُ مَنْ صَلَّى عَلَيَّ صَلَاةً صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ بِهَا عَشْرًا، ثُمَّ سَلُوا اللهَ لِيَ الْوَسِيلَةَ، فَإِنَّهَا مَنْزِلَةٌ فِي الْجَنَّةِ لَا تَنْبَغِي إِلَّا لِعَبْدٍ مِنْ عِبَادِ اللهِ، وَأَرْجُو أَنْ أَكُونَ أَنَا هُوَ، فَمَنْ سَأَلَ لِيَ الْوَسِيلَةَ حَلَّتْ لَهُ الشَّفَاعَةُ.

Abdullah ibni Amr ibni Âs (Allah onlardan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ezanı işittiğiniz zaman müezzinin söylediklerini aynen siz de söyleyin. Sonra bana salavat getirin. Çünkü bir kimse bana bir salavat getirirse Allah ona on kere rahmet eder. Daha sonra benim için Allah’tan vesileyi isteyin. Çünkü vesile, cennette Allah’ın kullarından yalnız bir kuluna layık olan bir makamdır. O kulun ben olacağımı umuyorum. Benim için vesileyi isteyen kimseye şefaatim vacip olur.” (Müslim, Salat 11)

Riyazus-Salihin 1037

وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رضي الله عنه، أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: إِذَا سَمِعْتُمُ النِّدَاءَ، فَقُولُوا كَمَا يَقُولُ الْمُؤَذِّنُ.

Ebu Said el-Hudrî (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ezanı işittiğiniz zaman siz de müezzinin söylediklerini tekrar ediniz.” (Buhari, Ezan 7; Müslim, Salat 10)

Riyazus-Salihin 1038

وَعَنْ جَابِرٍ رضي الله عنه أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ النِّدَاءَ: اللَّهُمَّ رَبَّ هذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ، وَالصَّلاةِ الْقَائِمَةِ، آتِ مُحَمَّداً الوَسِيلَةَ، وَالْفَضِيلَةَ، وَابْعَثْهُ مَقَاماً مَحْمُوداً الَّذِي وَعَدْتَه، حَلَّتْ لَهُ شَفَاعَتي يَوْمَ الْقِيَامَةِ.

Cabir (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim ezanı işittiği zaman, ‘Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın Rabbi olan Allah’ım! Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve sellem) vesileyi ve fazileti ver, onu kendisine vadettiğin Makam-ı Mahmud’a ulaştır’ diye dua ederse kıyamet gününde o kimseye şefaatim vacip olur.” (Buhari, Ezan 8)

Riyazus-Salihin 1039

وَعَنْ سَعْدِ بْنِ أَبي وَقَّاصٍ رضي الله عنه، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ: مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَع المُؤَذِّنَ: أَشْهَدُ أَنْ لا إلهَ إلاَّ الله وحْدَهُ لا شَرِيكَ لَهُ، وَأَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ، رَضِيتُ بالله رباً، وَبِمُحَمَّدٍ رَسُولاً، وَبالإسْلامِ دِيناً، غُفِرَ لَهُ ذَنْبُهُ.

Sa’d ibni Ebi Vakkas (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim müezzini işittiği zaman, ‘Tek ve ortağı olmayan Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) onun kulu ve Rasûlü olduğuna şahitlik ederim. Rab olarak Allah’tan, Rasûl olarak Muhammed’den (sallallahu aleyhi ve sellem), din olarak da İslam’dan razı oldum’ derse o kimsenin günahları bağışlanır.” (Müslim, Salat 13)

Riyazus-Salihin 1040

وَعَنْ أَنسٍ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: الدُّعَاءُ لا يُرَدُّ بَيْنَ الأَذَانِ وَالإقَامَةِ.

Enes (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddolunmaz.” (Ebu Davut, Salat 35; Tirmizi, Salat 158)

Riyazus-Salihin 1041