HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

GECE NAMAZININ FAZİLETİ

27 hadis

وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ الله عَنْهَا قَالَتْ: كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَقُومُ مِنَ اللَّيْلِ حَتَّى تَتَفَطَّرَ قَدَمَاهُ. فَقُلْتُ لَهُ: لِمَ تَصْنَعُ هَذَا، يَا رَسُولَ الله، وَقَدْ غُفِرَ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ؟ قَالَ: أَفَلَا أَكُونُ عَبْدًا شَكُورًا!

Aişe (Allah Ondan razı olsun)’dan şöyle aktarılmıştır: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Bunun üzerine kendisine dedim ki: Ey Allah’ın elçisi! Geçmiş ve gelecek tüm hataların bağışlanmış olduğu halde neden kendini böyle yıpratıyorsun? Cevaben buyurdular ki: “Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı?” (Buhari, Tefsir 2, Müslim, Münafikin 81)

Riyazus-Salihin 1161

وَعَنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ طَرَقَهُ وَفَاطِمَةَ لَيْلًا، فَقَالَ: أَلَا تُصَلِّيَانِ؟

Ali (Allah ondan razı olsun)’den şöyle söylediği bize bildirilmiştir: Bir gece Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ali ve Fatıma’nın kapısını çaldı ve onlara “Namaz kılmayacak mısınız?” buyurdu. (Buhari, Teheccüd 5, Müslim, Müsafirin 206)

Riyazus-Salihin 1162

وَعَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللهِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمْ، عَنْ أَبِيهِ: أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: نِعْمَ الرَّجُلُ عَبْدُ اللهِ لَوْ كَانَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ. قَالَ سَالِمٌ: فَكَانَ عَبْدُ اللهِ بَعْدَ ذَلِكَ لَا يَنَامُ مِنَ اللَّيْلِ إِلَّا قَلِيلًا.

Ömer İbnül-Hattab’ın torunu Salim’in babası Abdullah ibni Ömer’den rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Abdullah ne iyi adamdır, bir de geceleyin namaz kılsa” buyurdu. Salim diyor ki: O günden sonra Abdullah geceleri pek az uyurdu. (Buhari, Teheccüd 2, Müslim, Fezailüssahabe 139)

Riyazus-Salihin 1163

وَعَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَا عَبْدَ اللهِ، لَا تَكُنْ مِثْلَ فُلَانٍ، كَانَ يَقُومُ اللَّيْلَ فَتَرَكَ قِيَامَ اللَّيْلِ.

Abdullah ibni Amr ibni As (Allah onlardan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ey Abdullah, falan kimse gibi olma! Çünkü o gece ibadet ederdi, sonra bırakıverdi.” (Buhari, Teheccüd 19, Müslim, Sıyam 185)

Riyazus-Salihin 1164

وعنِ ابنِ مَسْعُودٍ، رضي الله عنه، قالَ: ذُكِرَ عِنْدَ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم، رَجُلٌ نَامَ لَيْلَةً حَتَّى أَصبَحَ قالَ: ذَاكَ رَجُلٌ بَالَ الشَّيْطَانُ في أُذُنَيْهِ أو قال: في أُذُنِهِ.

İbni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in yanında sabaha kadar uyuyan bir adamdan bahsedilince Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdular: “Öyleyse onun kulaklarına veya kulağına şeytan işemiştir.” (Buhari, Teheccüd 13, Müslim, Müsafirin 285)

Riyazus-Salihin 1165

وعَن أبي هُريرَةَ رضي الله عنه: أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم قالَ: يَعْقِد الشَّيْطَانُ عَلى قَافِيَةِ رَأْسِ أَحَدِكُم، إذا هُوَ نَامَ، ثَلاثَ عُقَدٍ، يَضْرِبُ عَلى كُلِّ عُقْدَةٍ: عَلَيْكَ لَيْلٌ طَوِيلٌ فَارْقُد، فإنِ اسْتَيْقَظَ، فَذَكَرَ الله انحَلَّت عُقْدَةٌ، فإن تَوضَّأَ، انحَلَّتْ عُقْدَةٌ، فَإن صَلَّى، انحَلَّتْ عُقَدُهُ، فأَصبحَ نَشِيطاً طَيِّبَ النَّفسِ، وَإلاَّ أَصبَحَ خَبِيثَ النَّفْسِ كَسْلانَ.

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Biriniz uyuduğu zaman şeytan onun boyun köküne üç düğüm atar ve her düğüm üzerine de senin için uzun bir gece vardır, rahat uyu diye eliyle vurur. Eğer bir kimse gece uyanıp Allah'ı anarsa düğümlerden biri çözülür. Abdest alınca ikincisi çözülür. Namaz da kılarsa şeytanın vurduğu tüm düğümler çözülmüş olur. Böylece neşeli ve huzurlu bir şekilde sabaha çıkar. Eğer böyle yapmazsa, yani Allah'ı hatırlayıp, abdest alıp namaz kılmazsa uyuşuk ve bitkin olarak sabaha çıkmış olur.” (Buhari, Teheccüd 12, Müslim, Müsafirin 207)

Riyazus-Salihin 1166

وَعَن عبدِ الله بنِ سلام، رضي الله عنه، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قالَ: أَيُّهَا النَّاسُ أَفْشُوا السَّلامَ، وَأَطعِمُوا الطَّعَامَ، وَصَلُوا باللَّيْلِ وَالنَّاسُ نِيامٌ، تَدْخُلُوا الجَنَّةَ بِسَلامٍ.

Abdullah ibni Selam (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Birbirinize selam veriniz, yemek yediriniz, geceleyin insanlar uyurken namaz kılınız ki selametle cennete giresiniz.” (Tirmizi, Et’ıme 45)

Riyazus-Salihin 1167

وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ: أَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ رَمَضَانَ شَهْرُ اللهِ المُحَرَّمُ، وَأَفْضَلُ الصَّلَاةِ بَعْدَ الفَرِيضَةِ صَلَاةُ اللَّيْلِ.

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ramazandan sonra en kıymetli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en kıymetli namaz, gece kılınan namazdır.” (Müslim, Sıyam 202)

Riyazus-Salihin 1168

وَعَنِ ابْنِ عُمَرَ، رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا، أَنَّ النَّبِيَّ ﷺ قَالَ: صَلَاةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى، فَإِذَا خِفْتَ الصُّبْحَ فَأَوْتِرْ بِوَاحِدَةٍ.

İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)’dan bize aktarıldığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdular: “Gece namazı ikişer ikişer kılınır. Sabah namazının vaktinin girmesinden endişe ettiğin zaman bir rekât daha kılarak vitiri de kılmış ol.” (Buhari, Teheccüd 10, Müslim, Müsafirin 46)

Riyazus-Salihin 1169

وَعَنْهُ قَالَ: كَانَ النَّبِيُّ ﷺ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى، وَيُوتِرُ بِرَكْعَةٍ.

Yine İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)’dan şöyle aktarılmıştır: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) gece namazlarını ikişer rekât kılar ve bir rekât da vitir kılardı. (Buhari, Vitr 2, Müslim, Müsafirin 157)

Riyazus-Salihin 1170

وَعَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللهِ ﷺ يُفْطِرُ مِنَ الشَّهْرِ حَتَّى نَظُنَّ أَنْ لَا يَصُومَ مِنْهُ، وَيَصُومُ حَتَّى نَظُنَّ أَنْ لَا يُفْطِرَ مِنْهُ شَيْئًا، وَكَانَ لَا تَشَاءُ أَنْ تَرَاهُ مِنَ اللَّيْلِ مُصَلِّيًا إِلَّا رَأَيْتَهُ، وَلَا نَائِمًا إِلَّا رَأَيْتَهُ.

Enes (Allah ondan razı olsun)’dan şöyle nakledilmiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in günlerce oruç tutmadığı olurdu da o ay oruç tutmayacak zannederdik. Bazen de hep oruç tutardı da o ay oruca hiç ara vermeyecek zannederdik. Onu gece namazı kılarken görmek istersen mutlaka görürdün, uyuduğunu görmek istersen de yine görebilirdin. (Buhari, Teheccüd 11)

Riyazus-Salihin 1171

وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا: أَنَّ رَسُولَ اللهِ ﷺ كَانَ يُصَلِّي إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً، تَعْنِي فِي اللَّيْلِ، يَسْجُدُ السَّجْدَةَ مِنْ ذَلِكَ قَدْرَ مَا يَقْرَأُ أَحَدُكُمْ خَمْسِينَ آيَةً قَبْلَ أَنْ يَرْفَعَ رَأْسَهُ، وَيَرْكَعُ رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ صَلَاةِ الْفَجْرِ، ثُمَّ يَضْطَجِعُ عَلَى شِقِّهِ الْأَيْمَنِ حَتَّى يَأْتِيَهُ الْمُنَادِي لِلصَّلَاةِ.

Aişe (Allah ondan razı olsun)’dan bize bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) geceleri on bir rekat namaz kılardı ve bu namazların secdelerinde, başını kaldırmaksızın, sizden birinizin elli ayet okuyacağı kadar kalırdı. Sabah namazından önce iki rekat namaz kılar ve müezzin namaz vaktini haber vermeye gelinceye kadar sağ yanı üzerine yaslanırdı. (Buhari, Vitir 1)

Riyazus-Salihin 1172

وَعَنْهَا قَالَتْ: مَا كَانَ رَسُولُ اللهِ ﷺ يَزِيدُ فِي رَمَضَانَ وَلَا فِي غَيْرِهِ عَلَى إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً: يُصَلِّي أَرْبَعًا فَلَا تَسْأَلْ عَنْ حُسْنِهِنَّ وَطُولِهِنَّ، ثُمَّ يُصَلِّي أَرْبَعًا فَلَا تَسْأَلْ عَنْ حُسْنِهِنَّ وَطُولِهِنَّ، ثُمَّ يُصَلِّي ثَلَاثًا. فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ، أَتَنَامُ قَبْلَ أَنْ تُوتِرَ؟ فَقَالَ: يَا عَائِشَةُ، إِنَّ عَيْنَيَّ تَنَامَانِ وَلَا يَنَامُ قَلْبِي.

Yine Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ne Ramazanda ne de başka aylarda gece namazını on bir rekattan fazla kılmazdı. Önce dört rekat kılardı ki bu rekatların uzunluk ve güzelliklerini sorma! Sonra bir dört rekat daha kılardı ki onların da uzunluk ve güzelliği anlatılacak gibi değildi. Sonra da üç rekat vitri kılardı. Bunun üzerine ben dedim ki: Ey Allah'ın Resulü! Vitri kılmadan mı uyuyorsunuz? Bu soruya şöyle cevap verdi: “Ey Aişe, benim gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz.” (Buhari, Teheccüd 16, Teravih 1; Müslim, Müsafirin 125)

Riyazus-Salihin 1173

وَعَنْها أَنَّ النَّبِيَّ ﷺ كانَ يَنَامُ أَوَّلَ اللَّيْلِ، وَيقومُ آخِرَهُ فَيُصَلِّي.

Yine Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) gecenin ilk kısmında yatıp uyur, son kısmında da kalkarak gece namazını ve vitri kılarlardı. (Buhari, Teheccüd 15, Müslim, Müsafirin 129)

Riyazus-Salihin 1174

وَعَنِ ابنِ مَسْعُودٍ، رضي الله عنه، قالَ: صَلَّيْتُ مَعَ النَّبِيِّ ﷺ لَيْلَةً، فَلَمْ يَزَلْ قَائِماً حَتَّى هَمَمْتُ بِأَمْرِ سُوءٍ. قِيلَ: مَا هَمَمْتَ؟ قالَ: هَمَمْتُ أَنْ أَجْلِسَ وَأَدَعَهُ.

İbn Mes’ud (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir gece Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile birlikte gece namazı kıldım. O kadar uzun süre ayakta kaldı ki uygunsuz bir iş yapmayı gönlümden geçirdim. Ne yapmak istedin? diye sordular. - Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’i ayakta yalnız bırakıp oturmayı düşündüm, dedim. (Buhari, Teheccüd 19, Müslim, Müsafirin 204)

Riyazus-Salihin 1175

وَعَنْ حُذَيْفَةَ رضي الله عنه قَالَ: صَلَّيْتُ مَعَ النَّبِيِّ ﷺ ذاتَ لَيْلَةٍ، فَافْتَتَحَ البَقَرَةَ، فَقُلْتُ: يَرْكَعُ عِنْدَ المِائَةِ، ثُمَّ مَضَى، فَقُلْتُ: يُصَلِّي بِهَا فِي رَكْعَةٍ، فَمَضَى، فَقُلْتُ: يَرْكَعُ بِهَا، ثُمَّ افْتَتَحَ النِّسَاءَ فَقَرَأَهَا، ثُمَّ افْتَتَحَ آلَ عِمْرَانَ فَقَرَأَهَا، يَقْرَأُ مُتَرَسِّلاً. إِذَا مَرَّ بِآيَةٍ فِيهَا تَسْبِيحٌ سَبَّحَ، وَإِذَا مَرَّ بِسُؤَالٍ سَأَلَ، وَإِذَا مَرَّ بِتَعَوُّذٍ تَعَوَّذَ، ثُمَّ رَكَعَ فَجَعَلَ يَقُولُ: سُبْحَانَ رَبِّيَ العَظِيمِ، فَكَانَ رُكُوعُهُ نَحْواً مِنْ قِيَامِهِ، ثُمَّ قَالَ: سَمِعَ اللهُ لِمَنْ حَمِدَهُ، رَبَّنَا لَكَ الحَمْدُ، ثُمَّ قَامَ طَوِيلاً قَرِيباً مِمَّا رَكَعَ، ثُمَّ سَجَدَ فَقَالَ: سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى، فَكَانَ سُجُودُهُ قَرِيباً مِنْ قِيَامِهِ.

Huzeyfe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir gece Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in arkasında gece namazı kıldım. Bakara suresini okumaya başladı. Ben kendi kendime yüz ayet okuyunca rükûya gider dedim. Fakat okumaya devam etti. Ben kendi kendime bu sureyi bir rekatta bitirecek dedim. Fakat yine devam etti. Nisa suresine geçti, onu da okuduktan sonra Al-i İmran suresine başladı. Onu da okudu. Hem de ağır ağır. Tesbih ayeti gelince Allah'ı tesbih ediyor, dilek ayeti gelince Allah'tan dilekte bulunuyor, sığınma ayeti gelince de Allah'a sığınıyordu. Sonra rükûya vardı. “Sübhane rabbiyel azim” (Yüce olan Rabbimi her türlü noksanlıklardan uzak bilir ve her türlü mükemmelliğin ona ait olduğunu kabul ederim) demeye başladı. Rükûdaki durması da aşağı yukarı ayakta duruşu gibi uzun oldu. Sonra “Semiallahü limen hamideh, Rabbena lekel hamd” (Allah kendisine hamd edenin hamdini işitir. Eksiksiz övgü ve teşekkürler sadece sanadır ey Rabbimiz) diyerek rükûdan doğruldu ve rükûya yakın bir süre ayakta durdu. Sonra secdeye kapanıp “Sübhane rabbiyel a'la” (Yüce olan Rabbimi her türlü noksanlıklardan uzak bilir, her türlü mükemmelliğin ona ait olduğunu kabul ederim) diyerek secdesini de ayakta durması kadar uzattı. (Müslim, Müsafirin 203)

Riyazus-Salihin 1176

وَعَنْ جَابِرٍ τ قالَ: سُئِلَ رَسُولُ الله ε : أَيُّ الصَّلاةِ أَفْضَلُ ؟ قالَ طُولُ القُنُوتِ .

Cabir (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e hangi namaz daha faziletlidir? diye soruldu da: “Ayakta durması uzun olan namazdır” cevabını verdiler. (Müslim, Müsafirin 165)

Riyazus-Salihin 1177

وَعَنْ عَبدِ الله بنِ عَمْرِو بنِ العَاصِ رَضِيَ الله عَنْهمَا: أَنَّ رَسُولَ الله ε قالَ: أَحَبُّ الصَّلاةِ إلى الله صلاةُ دَاوُدَ υ وَأَحَبُّ الصيامِ إلى الله صِيَامُ دَاوُدَυ ، كانَ يَنَامُ نِصْفَ اللَّيْلِ وَيقُومُ ثُلُثَهُ، وَيَنَامُ سُدُسَهُ، وَيَصُومُ يَوماً، وَيَفطِرُ يَوماً.

Abdullah ibni Amr ibni As (Allah Onlardan razı olsun)'den bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah’ın en çok beğendiği namaz Davud (a.s.)’ın namazıdır ve en çok beğendiği oruç da yine Davud (a.s.)'ın orucudur. Davud (a.s.) gecenin yarısına kadar uyur, üçte birinde namaz kılardı. Sonra gecenin altıda birini yine uyku ile geçirirdi. Orucu da bir gün tutar, bir gün iftar ederek devam ederdi.” (Buhari, Teheccüd, 7; Müslim, Sıyam, 189)

Riyazus-Salihin 1178

وَعَنْ جَابِرٍ τ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ الله ε يَقُولُ: إنَّ في اللَّيْلِ لَسَاعَةً، لا يُوافِقُهَا رَجُلٌ مُسلِمٌ يَسْأَلُ الله خَيْراً مِن أَمْرِ الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ، إلاَّ أَعْطَاهُ إيَّاهُ، وَذلِكَ كُلَّ لَيْلَةٍ .

Cabir (Allah Ondan razı olsun) şöyle dedi: Ben Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'ı, "Gecede duanın kabul olacağı öyle bir saat (bir an) vardır ki müslüman bir kimse o zamana rastlayıp Allah'tan dünya ve ahirete ait hayırlı bir şey dilerse Allah onun dilediğini yerine getirir. Bu hâl her gecede vardır" buyururken işittim. (Müslim, Müsafirin, 166)

Riyazus-Salihin 1179

وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: إِذَا قَامَ أَحَدُكُمْ مِنَ اللَّيْلِ فَلْيَفْتَتِحِ الصَّلَاةَ بِرَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ.

Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)'den bize aktarıldığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Biriniz geceleyin kalkarsa önce gayet hafif iki rekat namaz kılmakla başlasın." (Müslim, Müsafirin, 198)

Riyazus-Salihin 1180

وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا قَالَتْ: كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ لِيُصَلِّيَ افْتَتَحَ صَلَاتَهُ بِرَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ.

Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) geceleyin kalktığında gece namazına fazla uzatmadan kıldığı iki rekatla başlardı. (Müslim, Müsafirin, 197)

Riyazus-Salihin 1181

وَعَنْهَا رَضِيَ اللهُ عَنْهَا قَالَتْ: كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا فَاتَتْهُ الصَّلَاةُ مِنَ اللَّيْلِ مِنْ وَجَعٍ أَوْ غَيْرِهِ، صَلَّى مِنَ النَّهَارِ ثِنْتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً.

Yine Aişe (Allah ondan razı olsun)'dan şöyle aktarılmıştır: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) rahatsızlık veya başka bir sebeple gece namazını kaçırırsa ertesi gün onun yerine on iki rekat namaz kılardı. (Müslim, Müsafirin, 140)

Riyazus-Salihin 1182

وَعَنْ عُمَرَ بنِ الخَطَّابِ، رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ نَامَ عَنْ حِزْبِهِ، أَوْ عَنْ شَيْءٍ مِنْهُ، فَقَرَأَهُ فِيمَا بَيْنَ صَلَاةِ الفَجْرِ وَصَلَاةِ الظُّهْرِ، كُتِبَ لَهُ كَأَنَّمَا قَرَأَهُ مِنَ اللَّيْلِ.

Ömer ibnü'l-Hattab (Allah ondan razı olsun)'dan aktarıldığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Bir kimse geceleri okumaya devam ettiği bir duayı veya ibadeti yapamadan uyursa, sonra onu sabah namazı ile öğle namazı arasında yaparsa gece yapmış gibi sevap kazanır." (Müslim, Müsâfirîn, 142)

Riyazus-Salihin 1183

وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: رَحِمَ اللهُ رَجُلًا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ، فَصَلَّى وَأَيْقَظَ امْرَأَتَهُ، فَإِنْ أَبَتْ نَضَحَ فِي وَجْهِهَا المَاءَ، رَحِمَ اللهُ امْرَأَةً قَامَتْ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّتْ، وَأَيْقَظَتْ زَوْجَهَا، وَإِنْ أَبَى نَضَحَتْ فِي وَجْهِهِ المَاءَ.

Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)'den bize aktarıldığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Geceleyin kalkıp ibadet eden ve hanımını uyandıran, uyanmadığı takdirde yüzüne su serpen kimseye Allah rahmet etsin. Aynı şekilde geceleyin kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran, uyanmazsa yüzüne su serperek uykusunu kaçıran kadına da Allah merhamet etsin." (Ebu Davud, Tatavvu, 18)

Riyazus-Salihin 1184

وَعَنْهُ وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ، رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا، قَالَا: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا أَيْقَظَ الرَّجُلُ أَهْلَهُ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّيَا - أَوْ صَلَّى - رَكْعَتَيْنِ جَمِيعًا، كُتِبَا فِي الذَّاكِرِينَ وَالذَّاكِرَاتِ.

Yine Ebu Hureyre ve Ebu Said el-Hudrî (Allah onlardan razı olsun)'dan aktarıldığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: "Bir kimse geceleyin karısını uyandırır da beraberce veya her biri kendi başına iki rekât namaz kılarlarsa Allah'ı çok anan erkekler ve Allah'ı çok anan kadınlar arasına yazılırlar." (Ebu Davud, Tatavvu, 18)

Riyazus-Salihin 1185

وعَنْ عَائِشةَ، رَضِيَ الله عنْهَا، أنَّ النَّبِيَّ ﷺ قَالَ: إذَا نَعَسَ أَحَدُكُمْ في الصّلاةِ، فَلْيَرْقُدْ حتَّى يَذْهَبَ عَنْهُ النَّومُ، فَإنَّ أَحَدَكُمْ إذا صَلَّى وَهُوَ نَاعِسٌ، لَعَلَّهُ يَذهَبُ يَستَغْفِرُ فَيَسُبَّ نَفْسَهُ .

Aişe (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayete göre peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Biriniz namaz kılarken uyuklayacak olursa, uykusu gidinceye kadar oturup uyusun. Çünkü uyukladığı halde namaz kılarsa olabilir ki Allah'tan bağışlanma dileyeyim, derken belki kendisine söver." (Buhari, Vudu, 53; Müslim, Müsafirin, 222) 147'de geçmişti.

Riyazus-Salihin 1186

وَعَنْ أبي هُرَيرَةَ، رَضِيَ الله عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ الله ﷺ: إذا قَامَ أَحَدُكُمْ مِنَ اللَّيْلِ فَاستعجَمَ القُرآنُ على لِسَانِهِ، فَلَم يَدرِ ما يَقُولُ، فَلْيَضْطَجِعْ .

Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Biriniz geceleyin namaz kılmak üzere kalkar, Kur'an diline dolaşıp ne okuduğunu bilmezse yatıp uyusun." (Müslim, Müsafirin, 223)

Riyazus-Salihin 1187