وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ الله عَنْهَا قَالَتْ: كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَقُومُ مِنَ اللَّيْلِ حَتَّى تَتَفَطَّرَ قَدَمَاهُ. فَقُلْتُ لَهُ: لِمَ تَصْنَعُ هَذَا، يَا رَسُولَ الله، وَقَدْ غُفِرَ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ؟ قَالَ: أَفَلَا أَكُونُ عَبْدًا شَكُورًا!
Aişe (Allah Ondan razı olsun)’dan şöyle aktarılmıştır: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Bunun üzerine kendisine dedim ki: Ey Allah’ın elçisi! Geçmiş ve gelecek tüm hataların bağışlanmış olduğu halde neden kendini böyle yıpratıyorsun? Cevaben buyurdular ki: “Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı?” (Buhari, Tefsir 2, Müslim, Münafikin 81)